TMMOB İzmir İKK, KESK İzmir Şubeler Platformu ve DİSK Ege Bölge Temsilciliğinin 12 Aralık 2017 tarihinde gerçekleştirdiği ortak basın açıklamasında, bombalı saldırıda 40ın üzerinde yurttaşın katledildiğine dikkat çekilerek, şöyle denildi:
"Öncelikle, kutsallığı sorgulanamayacak belki de yegâne değer olan insan yaşamını hedef alan bu saldırıyı kınıyoruz. Ancak bunu, kınama ve lanetlemelerin yaşanan sorunun çözümü için yeterli olmadığının bilinciyle yapıyoruz. Ölümleri durdurmak için hep birlikte artık yeter diyerek inisiyatif almak, elimizi taşın altına koymak zorundayız."
Henüz cenazeler kaldırılmamışken intikam söylemlerinin yükseldiğine dikkat çekilerek, çözümün şiddetten geçmediğine vurgu yapılan açıklamada, şöyle denildi:
"Demokrasiyle, demokratik değerlerle sorunu olduğu açık bir şekilde bilinen iktidar, OHAL aracılığıyla demokratik alanı daraltma, ifade özgürlüğünü kısıtlama konusunda sınır tanımamaktadır. Oysa şiddet eylemlerinin, terörün araç olarak görülmesini engellemenin yolu daha fazla demokrasi ve özgürlükten geçmektedir."
"Ya başkanlık ya kaos" diyenlerin sorumluklarının üstünü hamasetle örtmeye çalıştıklarına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:
"Saldırıda yaşamını yitiren Berkay Akbaş`ın, Ben istemiyorum oğlum şehit olsun diyen babası, bu saldırıların mağdurlarının hislerine tercüman olmuştur. İnsanlar dostlarının, eşlerinin, çocuklarının şehit unvanı kazanmasını değil, mutlu, sağlıklı yaşamalarını istemektedirler. Durum böyleyken, hepimizin şahit olduğu üzere ölümü en çok kutsayanlar, ölümlerin sona ermesi için gerekli adımları atmayan iktidar sahipleridir.
Şiddete, ölümlere, bombalara ve bunlara karşı çözüm olmayan OHAL`e teslim olmayacağız. Çatışmalara, saldırılara, ölümlere karşı formül basittir. Kürt sorununda çözümün yolu diyalogdan ve demokratikleşmeden geçmektedir. Ülkemizde on binlerce insanın yaşamına mal olan çatışma sürecinin kazananı yoktur, şiddet sürdükçe de olmayacaktır. Yurttaşlarımızı hedef alan, son 1 yılda yüzlerce insanımızın yaşam hakkını elinden alan bombalı saldırılar bir daha tekrar olmamalı, her bireyin yaşam hakkına saygı duyulmalıdır. Yasal siyasetin önü açılmalı, tüm toplumsal kesimlerin temsilcilerinin dahil olacağı müzakere arayışları başlamalı, herkes üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir."
Emek ve meslek örgütlerinin, failinin kim olduğuna bakmaksızın insan yaşamını hedef alan her türlü şiddet eylemine karşı sesini yükseltmeye devam edeceğine vurgu yapılan açıklamada, yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralananlara acil şifa dilendi.