Tüm Haberlere Dön
HUKUKSUZ IHRAÇLARA TEPKILER SÜRÜYOR
Haberler Samsun

HUKUKSUZ IHRAÇLARA TEPKILER SÜRÜYOR

Resmi Gazete’de 22 Kasım 2016 tarihinde yayımlanan yeni bir KHK ile çok sayıda basın kuruluşu ve dernek kapatılmış, yine çok sayıda çalışan kamu görevinden çıkartılmıştır. Her yayımlanan KHK ile yeni hak gaspları yaratılmaktadır. 677 sayılı yeni KHK ile Odamız üyesi, demokrat iki akademisyen Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özgür Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Melda Yaman görevinden uzaklaştırılmıştır. KESK, TMMOB, Tabip Odası ve DİSK üyeleri 23 Kasım 2016 tarihinde Uğur Mumcu Parkı’nda bir eylem ve basın açıklaması düzenleyerek hukuksuz ihraçlara tepki gösterdi.

Çok sayıda katılımın olduğu eylemde platform adına basın açıklaması yapan KESK Dönem Sözcüsü Müşfik Veysel Erdoğan, 

"OHAL kapsamında 22 Kasım 2016 tarihinde yayımlanan 677 sayılı KHK ile yine binlerce kamu çalışanı sorgusuz sualsiz ihraç edildi. Darbe girişimini adeta fırsata çeviren iktidar yalnızca darbe girişimi içerisinde yer alanları değil, bu durumu bahane ederek tüm toplumsal muhalefeti tasfiye etme ve sindirme çabası içerisindedir.

Yapılan darbe girişimi bastırılmış, ancak bu kez iktidar kendi darbesini hayata geçirmeye başlamıştır. Siyasal iktidar OHAL‘i olağan bir durummuş gibi sürdürme gayreti içerisindedirler. Her türlü hak arama ve her türlü düşünce açıklama özgürlüğü suç kapsamında değerlendirilmektedir. " dedi.

TÜRKİYE HER GEÇEN GÜN HUKUKTAN VE DEMOKRASİDEN UZAKLAŞIYOR

OHAL kapsamında meclisin askıya alındığını, yasama, yürütme, yargı erklerinin ayrılığı ilkesinin terk edildiğini belirten Erdoğan, " Türkiye her geçen gün hukuktan ve demokrasiden hızla uzaklaşan bir ülke haline gelmiştir. KHK ile İhraç edilen kamu çalışanlarına savunma hakkı bile verilmemektedir. Masumiyet karinesi hiçe sayılmakta, evrensel hukuk ilkeleri göz ardı edilmekte, her insanın en temel hakkı olan adil yargılanma hakkı tümüyle ortadan kaldırılmaktadır.

FETÖ yapılanması ile yıllar yılı iktidar ortağı olup işin içerisinden kandırıldık diyerek çıkanlar, bu konuda kendi sorumluluklarını örtbas etmek amacıyla tüm muhalif yapıları susturmak istemekte ve teslim almaya çalışmaktadır. " diye konuştu.

YAŞAMLARI BOYUNCA CEMAATLERE VE BUNLARI DEVLETİN KUŞATMASINA KARŞI MÜCADELE ETTİLER

Hayatlarının her alanında çağdaşlıktan, demokrasiden, hukuktan, laiklikten ve emekten yana olmuş ilerici kamu çalışanı arkadaşlarının da bu süreçte cadı avının bir parçası haline getirildiğini ifade eden Erdoğan açıklamasını şöyle tamamladı: " Yaşamları boyunca cemaatlere ve bunların devleti kuşatmasına karşı mücadele etmiş bu arkadaşlarımız, şimdi bu yapılarla ilişkilendirilerek kamudan ihraç edilmiş ve bu insanların hem hayatlarıyla hem de toplumsal itibarlarıyla oynanmıştır. 

Cadı avı kendileri dışındaki her unsuru kapsamaktadır. Ama yargıdan orduya, emniyetten üniversitelere kadar tüm devleti 14 yıldır kuşatan bu cemaat çetesinin maddi manevi önünü açan, bunların atamalarını gerçekleştiren ve sonuç olarak ülkeyi bu felaketin eşiğine getirmekte asıl sorumlu olan siyaset mekanizmanı bir türlü kapsamamaktadır. Bu kuşatmadan birinci derecede sorumlu olan başbakanlar, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları ısrarla bu sürecin dışında tutulmaktadır."

HUKUKSUZ GÖREVDEN ALINANLARA DESTEK OLACAĞIZ 

Erdoğan, Kamudan KHK ile hukuksuz bir biçimde, savunma yapma hakkı dahi verilmeden, adil yargılanma hakkı ihlal edilerek açığa alınan ve ihraç edilen üyeleri ile her türlü maddi ve manevi dayanışma içerisinde olacaklarını, adil yargılanma hakkının sonuna kadar kullanacaklarını da sözlerine ekledi.