Cumhuriyet Meydanı`nda gerçekleştirilen ve aralarında TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu`nun (İKK) da yer aldığı meslek örgütü, sendika ve siyasi partilerin katıldığı basın açıklamasında, "Faşizme karşı omuz omuza", "Özgür basın susturulamaz", "Ne OHAL, ne darbe, demokratik Türkiye" sloganları atılarak, birlikte mücadele vurgusu yapıldı. TMMOB İzmir İKK Sekreteri Melih Yalçın tarafından okunan ortak basın açıklamasında OHAL uygulamalarına dikkat çekilerek, "Yıllardır hayalini kurduğu tek adama dayalı faşizan iktidarının inşası için darbe girişimini fırsata çeviren AKP, iktidarına biat etmeyen, demokrasi, barış ve özgürlük talep eden tüm kesimleri hedef alan saldırılarına her gün bir yenisini eklemektedir" denildi. Darbe girişimiyle ilişkilendirilemeyecek KESK üyesi kamu çalışanlarının da ihraç edildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, "İktidarın amacı, muhalif olmak bir yana, AKP`li olmayan hiçbir yurttaşı devlet kademelerinde çalıştırmamak, bir ‘parti devleti` kurmaktır" ifadelerine yer verildi.
OHAL uygulamaları kapsamında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı‘nın tutuklanarak, yerlerine kayyum atandığına yer verilen açıklamada, "Seçim yoluyla ele geçiremediği belediyeleri darbe hukukuyla gasp etme yolunu seçen siyasi iktidar, Kışanak ve Anlı`yı tutuklayarak Kürt sorununda demokratik, barışçıl çözüm seçeneğinden ne kadar uzak olduğunu göstermiştir" denildi.
Açıklamada, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar ise şöyle anlatıldı:
"OHAL fırsatçılığıyla devam eden tüm bu dikta uygulamalarına, yaşananların görülmemesi için basına yönelik baskı ve yasaklamalar eşlik etmekte. 15 Temmuz`dan bu yana, darbeye karışan cemaatle ilgisi olsun ya da olmasın, onlarca televizyon, radyo, haber ajansı ve gazetenin yayınına son verildi. Bu basın-yayın organlarının kapatılmaları için sadece iktidara yakın olmamaları ya da Kürtçe çizgi film yayınlamaları yeterli görüldü. Bu yayınlara, 29 Ekim Cumartesi günü yayımlanan KHK ile 10 gazete, 3 dergi ve 2 haber ajansı eklendi. Son olarak 31 Ekim Pazartesi sabahı Cumhuriyet Gazetesi‘ne yapılan baskınla birçok yazar ve çalışan gözaltına alındı. Gazeteye yönelik suçlama iki ayrı örgütün propagandasını yapmak olsa da biliyoruz ki, cihatçılara silah taşıyan MİT TIR`larını ortaya çıkan haberde olduğu gibi, esas baskın ve gözaltı nedeni iktidarın kirli işlerinin basın yoluyla kitlelere teşhiri ve iktidar yanlısı bir yayın çizgisinin tercih edilmemesidir. Dün IMC TV`yi, Dicle Haber Ajansı`nı ve birçok muhalif haber kaynağını, bugün Cumhuriyet`i hedef alan bu saldırıların yarın Evrensel, Birgün gibi yine emek ve demokrasiden yana bir çizgide gazetecilik yapanları hedef alması hiç de uzak bir olasılık değildir."
Basın özgürlüğüne yönelen saldırılara karşı birlikte "geçit yok" denilememesi durumunda, saldırının dozunun artacağı uyarısında bulunulan açıklamada, şöyle denildi:
"OHAL sürecinde yaşananlar sadece baskı ve yasaklamalarla sınırlı kalmamakta, Milletvekili Bülent Tezcan`ın silahla vurularak yaralanmasında olduğu gibi muhalif siyasetçilere yönelen şiddetle de kaos ve gerilim atmosferine güç kazandırılmaktadır. Bu ve benzeri saldırıların ardından kimin olduğunu tahmin etmek güç değildir.
Bizler emek ve demokrasiden yana kurumlar ve yurttaşlar olarak, buradan bir kez daha ne OHAL yasaklarına, baskılarına ne de ‘Ya başkanlık ya bölünme` gibi en üst makamlardan savrulan tehditlere boyun eğmeyeceğimizi, sivil darbe karşısında diz çökmeden emeğin, barışın ve demokrasinin Türkiye`sini kurma mücadelesini sürdüreceğimizi, OHAL sopasıyla terbiye edilmeye çalışılan kişi ve kurumlarla omuz omuza duracağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz."