Tüm Haberlere Dön
SUSKUN BİR ÜLKE İSTİYORLAR
Haberler Samsun

SUSKUN BİR ÜLKE İSTİYORLAR

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Samsun İl Koordinasyon Kurulu (İKK) adına Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Başkanı Mehmet Özdağ tarafından çıkarılan son KHK`lar ve ülkedeki gelişmeler üzerine 2 Kasım 2016 tarihinde “Suskun Bir Ülke İstiyorlar!” konu bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması metnine yazımızın devamından ulaşabilirsiniz.

SUSKUN BİR ÜLKE İSTİYORLAR!

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Samsun İl Koordinasyon Kurulu (İKK) adına Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Başkanı Mehmet Özdağ tarafından çıkarılan son KHK‘lar ve ülkedeki gelişmeler üzerine 2 Kasım 2016 tarihinde "Suskun Bir Ülke İstiyorlar!" konu bir basın açıklaması yapıldı.

Değerli Basın Emekçileri;

Basının, halkın dertleri ile uğraşması gerekirken, 

Basının, demokratik-sivil toplum örgütlenmelerinin dertleri ile uğraşması gerekirken,  

Basının, toplumdaki hak ihlalleri, hukuksuzluklar, kamusal alanların talanı ile uğraşması gerekirken

Bu gün meslek odaları, sendikalar başta olmak üzere, demokratik sivil toplum örgütlerinin yanı sıra örgütsüz halk yığınları bile basının dertleri ile ilgilenmek zorunda kalıyorlar.

Çünkü söz konusu olan sadece basının sorunları değil, bizzat halkın haber alma özgürlüğünün kendisidir! Çünkü susturulmak istenen sadece özgür basın değil, susturulmak istenen bizzat bizleriz.

Türkiye`nin ileri demokrasisinin durumu budur! Suskun bir ülke, suskun bir halk istiyorlar.

TMMOB Samsun İKK olarak, özgür basının susturulmasına yönelik demokrasi dışı tüm adımları protesto ediyoruz ve kınıyoruz.

Değerli Basın Emekçileri;

Aydınlanmacı cumhuriyetimizin 93. Yıldönümünde, Saltanatın-Padişahlığın kaldırılmasının 94. Yıldönümünde haftalardır bekleyen ve açıklanmayan iki yeni KHK yayınlandı ve uygulamaya konuldu. Bu kararnamelerle;

• Aralarında üyelerimizin de bulunduğu 10 binin üzerinde kamu emekçisi görevden ihraç edildi, 

• Bilimin ve demokratik eğitimin beşiği olması gereken üniversitelerde akademisyenlerin eksik, gedik de olsa rektör seçme hakkı tümden kaldırıldı. 

• İki haber ajansı, on gazete ve üç dergi kapatıldı.

• Aynı günün akşamında cumhuriyeti kuran partinin genel başkan yardımcısına gözdağı amaçlı silahlı saldırı düzenlendi. 

• Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları tutuklandı.

• Ve pazartesi; 

Cumhuriyet Bayramı`nı izleyen ilk mesai gününün sabahında Cumhuriyet gazetesine ve yazarlarına operasyon düzenlendi. Yazarlar gözaltına alındı. 

Adil yargılama süreçleri tamamen ortadan kaldırıldı.

Bunlara ilave olarak; "Darbe" veya "terör" gibi suçlardan gözaltına alınan şüphelilerin avukatlarıyla görüşmelerinin uzun süreli engellenmesi, 

Gözaltında avukatlarıyla yapacakları görüşmelerin 3 ay süreyle teknik cihazlarla kaydedilebilmesi, 

Bu şüphelileri savunacak avukatlar hakkında aynı suçlarla soruşturma açılması halinde bile avukatlık görevinin yasaklanması gibi hükümlerle adil yargılama süreçleri tamamen ortadan kaldırıldı. 

Ülkemizde hak, hukuk ve can güvenliği kalmamıştır!

AKP İktidarının çoğunlukçu anlayışı baskıcı bir rejime dönüşmüştür. 

Unutulmamalı ki; demokrasi, hak, hukuk ve adalet gibi kavramlar insanlığın asırlar boyu süren mücadelesinin ürünleridir. Ve Bu mücadelenin içinde vücut bulmuş, meşruiyet kazanmış ve bugüne taşınmışlardır.

Bugün, bütün bu kavramların ağırlığını taşımakla yükümlü, ya da kendilerinden bunu beklediğimiz kurumlar yok artık. Kavramlar bağlamlarından koparılmış, tarifsizleştirilmiş, içleri boşaltılmıştır.

Bu durum, geniş halk kitlelerinin neyin doğru, haklı, meşru ve hukuka uygun olduğu konusunda gerçeğe ulaşmasını da olanaksız hale getirmiştir.

Yaratılan bu kaos ortamında tüm insanları ve zamanları kapsayan evrensel haklar ve talepler yerlerini iktidarın amaç ve istemine bırakarak sahneden çekilir hale gelmiştir.

İktidarın "çoğunlukçu anlayışı"; çoğunluğun desteğini arkasına alanın, bunu bir kez sağladıktan sonra hak ve taleplerin sınırını da kendisinin çizmeye başladığı baskıcı bir rejime gelip dayanmıştır.

Parlamento görevde iken, ortada zorunlu bir durum yokken, parlamento dışlanarak kararname ile temel hakların, kurumların ve toplu insan tasfiyesinin demokratik usul ve yöntemlerle bağdaşmadığı açıktır.

Askeri darbeleri eleştirerek, "ileri demokrasiyi" savunan bir iktidarın, 12 Mart darbesi ve 12 Eylül hukukundan da geriye düşmesi ortalama bir değerlendirme ile izah edilebilecek bir durum değildir. 

İktidarın kendi siyasal çıkarları ve başkanlık sistemini getirmek için ülkemizin laik ve demokratik yapısını yok etmeye yönelik adımlarına karşı güç birliği oluşturulması gerekmektedir. AKP darbesine dur denilmelidir.

Bakanlar Kurulu, derhal ama derhal Anayasal sınırlar içine çekilmeli, temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayı bırakmalı ve yayınladığı KHK`ları geri almalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu 

2 Kasım 2016