Uluslararası İşgücü Kanunu ve Suriyelilere Vatandaşlık Durumu Tekrar Gözden Geçirilmelidir
TBMM`ye sunulan "Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı" üzerinde çalışma ve görüşmeler sürmektedir. Tasarı Gerekçesinde her ne kadar "Yabancı sermayenin teşviki ve yabancıların kayıt dışı çalışmalarının önlenmesi" gibi bir görüş belirtiliyorsa da, görülmesi gereken bazı gerçekler de vardır.
Birçok ülke yabancı sermayeye verdiği ihalelerde kendi ülkesinin işgücünün kullanılmasını şart koşarken, bizim böyle bir kanun çıkarmamızı doğru bulmamaktayız.
Burada esas yapılması gereken mevcut eğitim sistemi acilen ıslah edilmeli ve etkin eğitim sağlanmalıdır. Yine acilen sektörel işgücü ihtiyacı göz önüne alınarak eğitim branş planlaması yapılmalı ve Üniversiteler buna göre bölüm açmalıdır.
İşgücü kalitesinden bahsedilecekse, mevcut işsiz Mühendislerin ihtiyaç olan branşlara göre düzenlenecek seminerlerle uzmanlık alanları oluşturulabilir ve oluşturulmalıdır.
Ülkemizde mevcut durumda doktor ihtiyacı olabilir ama 100 bin civarında kendi vatandaşımız Mühendis varken dışarıdan Mühendis ithal etmenin doğru olmadığını düşünüyoruz.
Ayrıca; Türkiyeye göç eden Suriyeli sayısı, Suriye nüfusunun yüzde 10nu oluşturuyor. Ülkemiz tarih sayfalarına geçecek insani sorumluluğunu yapmıştır, yapmaktadır, yapacaktır. Ancak vatandaşlık tartışması, Türkiyenin insani tutumunun ötesinde bir durumdur. Sosyalizasyon, entegrasyon ve demografi sorunu başlamıştır. Pek çok açıdan tartışılması gerekir. Toplumdan onay alınması gereken çok önemli bir konudur.
Uluslararası İşgücü Kanunu ve Suriyelilere Vatandaşlık durumu tekrar gözden geçirilmelidir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
EMO Gaziantep Şubesi
11. Dönem Yönetim Kurulu