Miting için saat 11.00`den itibaren Sinop eski otogarında bulunan Diyojen Heykeli önünde buluşan binlerce kişi "Nükleer santral istemiyoruz" yazılı pankartlar ve "Nükleere inat, yaşasın hayat" sloganı eşliğinde, Uğur Mumcu Meydanına yürüdü. Birçok kişi mitinge çocuklarıyla beraber katıldı. Ellerinde balonlarla yürüyen çocuklar, attıkları sloganlarla alkış aldı. Sinoplu balıkçılar da teknelerine nükleer karşıtı dövizler asarak, mitinge destek verdi.
Nükleer Karşıtı Platform`a (NKP) bağlı demokratik kitle örgütleri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin destek verdiği mitinge yurdun dört bir yanından gelen yurttaşlar katıldı. Mitingde TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, EMO Genel Başkanı Hüseyin Yeşil, KESK Eş Genel Başkanı Şaziye Köse ve CHP Sinop Milletvekili TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Barış Karadeniz konuştu. CHP Mersin Milletvekili ve Mersin NKP Temsilcisi Prof. Dr. Aytuğ Atıcı, CHP Artvin Milletvekili ve Yeşil Artvin Derneği Sözcüsü Uğur Bayraktutan, CHP Balıkesir Milletvekili TBMM Çevre Komisyonu Sözcüsü Mehmet Tüm, CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek ve CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse de kürsüye gelerek, miting katılımcılarını selamladı.
Mitingin açılışını yapan Sinop NKP Yürütme Kurulu Üyesi Murat Şahin, nükleerci lobilerin oyunlarını bozacaklarını belirterek, "Bizler Çernobil`in 30`uncu yılında nükleeri değil doğayı, ölümü değil yaşamı savunanlar olarak yan yana, omuz omuza alanlardayız. Buradan bir kez daha söylüyoruz; ne Sinop`ta ne Akkuyu`da ne de ülkemizin herhangi bir yerinde nükleer santral kurulmasına izin vermeyeceğiz" dedi. "Uluslararası şirketler ve siyasi iktidarların bitmek tükenmek bilmeyen rant hırsları uğruna nükleer santraller, HESler, ve termik santraller yapmak için sahte ÇED raporlarıyla doğayı ve yaşam alanlarımızı katlediyorlar" diye Şahin, Yaşam alanlarının miras değil emanet olduğunu ve bu emanetleri gelecek kuşaklara taşınmak zorunda olduklarını belirtti.
"Sinop`un hayalet şehir olmasına izin verecek miyiz?"
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, Çernobil Felaketi`nde yüksek dozda radyasyona maruz kalan insanların öldüğünü; toprakların kullanılamaz, üzerinde insan barınamaz, bitki yetişmez hale geldiğini anımsatarak, "Belgesellerde görebileceğiniz Pripyat hala hayalet bir şehir. İnsanların içeri girmesi yasak! Bizler güzel Sinopumuzun, hayalet şehir olmasına izin verecek miyiz?" diye sordu.
Yüksek radyasyonun kansere yol açtığını, nükleer felaketin ardından özellikle tiroid kanserlerinin arttığını, genetik bozulmalar, ölü doğumlar, anomaliler ve beyin hastalıkları görüldüğünü anlatan Yeşil, şöyle konuştu:
"Sizler Sinoplular ve Karadeniz halkı, Çernobil Felaketi`nin etkilerini ülkemizde en derinden yaşayanlarsınız. Ceremesini sizlerin ve çocuklarımızın çekeceği nükleer santrallar; sizler, bizler karşı durduğumuz sürece kurulamaz. Bilimin ve tekniğin insanlığın yararına kullanılması gerektiğini savunan biz mühendisler, ülkemizin enerji üretmek için nükleer santrala ihtiyacı olmadığını söylüyoruz. Hele ki tüm dünyada enerji üretimi için yeni yöntemler keşfedilip, insan ve çevre sağlığına duyarlı teknolojiler geliştirilirken; bu eski köhnemiş nükleer santrallara ülkemizin pazar yapılmasına geçit vermeyeceğiz."
Yenilenebilir enerji kaynaklarının maliyetlerinin giderek düştüğünü, gelişmiş ülkelerin her geçen gün bu kaynaklardan elde ettikleri enerji miktarının arttığını belirten Yeşil, "İktidar ise yenilenebilir enerji kaynaklarından esirgediği desteği, alım garantisini; pahalı, tehlikeli nükleer santrallara aktarmakta sakınca görmemektedir. Verilen alım garantisi kapsamında Sinop Nükleer Santralı`ndan üretilecek elektrik için ödenecek para, bugün piyasadaki en yüksek fiyattan yüzde 30-40 daha pahalıdır. Kimi kandırmaktadırlar?" dedi.
"Nükleer santrallarda tam güvenlik olamaz"
Her kazanın ardından güvenlik önlemlerinin artırıldığından söz edilerek, insanların ikna edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Yeşil, nükleer santrallarda tam güvenlik diye bir kavramın olamayacağını kaydetti. Yeşil, şu görüşleri dile getirdi:
"Nükleer felaketler, her türlü kazadan farklı olarak, yaşadığımız anla sınırlı etkiler yaratmakla kalmamaktadır. Tüm canlı varlıkların genetiğini değiştiren, binlerce yıla yayılan olumsuz etkiler zinciri oluşmaktadır. Üstelik nükleer santralların olumsuz etkisi kazalarla da sınırlı değildir. Sızıntılar yaşanmakta, toprağınız, havanız, suyunuz radyoaktif hale gelmektedir. Sevgili Sinoplular, nükleer santralların sizlere sağlayacağı iddia edilen iş olanağına da aldanmayın. Geçici süreyle ve ucuz işgücü olarak istihdam sağlayacak inşaat işleri dışında nükleer santralların iş kapısı yaratması mümkün değildir. Yaratacağı sınırlı sayıdaki iş imkanını da pekala yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sağlayabilirler. Sinop`un doğasını bozmayacak pek çok yatırımla da sağlayabilirler. Ama yok, illa nükleer santral. Niye? Soruyoruz niye? Biliyoruz ki, nükleer lobiler işsiz kaldılar. Gelişmiş ülkeler nükleer santrallardan vazgeçerken, ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkeleri nükleer çöplük olmaya layık görüyorlar. Bunun için kapalı kapılar ardından ihalesiz pazarlıklar yapılıyor.
İktidar, bir de yetmez iki tane, iki de yetmez üç tane şeklinde bir anlayışla neredeyse dünyadaki bir elin 5 parmağını geçmeyen nükleer tekellerin hepsine mavi boncuk dağıtmaktadır. Akkuyu için Rusya`ya, Sinop için Japonya ve Fransa`ya, İğneada için ABD ve Çin`e sözler verilmiştir. İktidar babasının malı gibi ülkemizi parsel parsel dağıtmaktadır. Ama yağma yok. Değil üç nükleer santral yapmak, bir tanesinin bile inşaatına başlayamazlar, başlarlarsa bitiremezler, bitirseler bile çalıştıramazlar, kapattırırız."
"Sömürge mühendis, mimar, şehir plancısı olmayız"
TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, güvenlik ve katı atık sorunu olan nükleer santralların insanlık için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Türkiye`nin ve dünyanın hiçbir yerinde nükleer santral istemediklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan`ın meslek odalarını hedef alan açıklamalarını da eleştiren Soğancı, "Bizler kendi ülkesinde sömürge mühendis, mimar ve şehir plancısı olmaya razı olamayız. Ülkemiz, halkımız, mesleğimiz ve geleceğimiz için büyük bir aşkla çabalıyoruz. Bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil emekçi halkımızın hizmetine sunmakta kararlıyız!" diye konuştu.
TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, Türkiye`nin nükleer santrallara ihtiyacı olmadığını belirtti. Karadeniz, "Geçen hafta Almanya`daydım. Her yerde evlerin üstlerine güneş panelleri yapmışlar. Boş olan yerlere rüzgar tribünleri yapmışlar. Almanya gibi güneşi az olan bir ülkede bunlar yapılıp devlet buradan enerjisini sağlıyorsa bizim Türkiye`de yapılacak daha çok iş var. Nükleer santrala gerçekten ihtiyaç yok" dedi.
Miting yapılan konuşmalar ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.