Tüm Haberlere Dön
SİNOP NGS `ÇED İPTALİ` DURUŞMASI SAMSUN’DA YAPILDI
Haberler Genel Merkez

SİNOP NGS `ÇED İPTALİ` DURUŞMASI SAMSUN’DA YAPILDI

Sinop’ta kurulması planlanan Nükleer Güç Santralı (NGS) Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun iptali istemini içeren davanın karar duruşması Samsun’da yapıldı. Bilirkişi raporunda yer alan eksikliklere dikkat çekilen duruşmada, nükleer santral projesinin yaratacağı riskler anlatıldı; projenin iptal edilmesi yönünde talepte bulunuldu. Mahkeme heyeti, kararın yazılı olarak duruşma yapılmadan 1 ay sonra açıklanacağını belirterek duruşmayı tamamladı.

 

Elektrik Mühendisleri Odası`nın (EMO) sekretaryasını üstlendiği bünyesinde çok sayıda meslek odası, sendika, dernek ve çevre örgütü bulunan Nükleer Karşıtı Platform (NKP) Bileşenleri, Sinop ve Ayancık Belediyeleri ve Sinoplu yurttaşlar ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı`nın 11 Eylül 2020 tarihinde onayladığı;  Sinop İli, Merkez İlçesi Abalı Köyü İnceburun mevkiinde EUAS International ICC Merkezi Jersey Adaları Türkiye Merkez Şubesi tarafından yapılması planlanan Sinop NGS projesi nihai ÇED raporunun iptali istemiyle açılan davanın karar duruşması, 28 Mart 2022 tarihinde Samsun`da gerçekleştirildi.  

Samsun 3. İdare Mahkemesi`nde görülen duruşmaya; CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Kamu Emekçileri Sendikaları (KESK) Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik, EMO 47. Dönem Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şaban Filiz, EMO Yönetim Kurulu Üyesi, NKP Temsilcisi Mehmet Özdağ, EMO Merkez Denetleme Kurulu Başkanı Suat Yılmaz, EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Saadet Nuruilah Güleç, EMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tarhan, TMMOB Nükleer Güç Santrali İzleme Komisyonu ve EMO Üyesi Nedim Bülent Damar, EMO İstanbul Şube Üyesi Erhan Karaçay ve çok sayıda EMO Üyesi ile pek çok ilden yaşam hakkı savunucuları, nükleer karşıtları, akademisyenler, sendika ve meslek odası temsilcileri katıldı.  

ÇED raporunun iptali istemiyle açılan davanın duruşması saat 10.00‘da başladı. Çok sayıda avukatın söz aldığı duruşmada bilirkişilerce hazırlanan ÇED raporunda yer alan tespitlere dikkat çekildi. .

"Dışa Bağımlılık Artacak"

Duruşmada ilk olarak TMMOB Avukatı Ekin Öztürk söz aldı. Öztürk, Sinop`ta kurulması planlanan NGS projesinden Japon Hükümeti`nin çekildiğinin altını çizerek, ortada uluslararası geçerliliği olan bir anlaşma kalmadığına dikkat çekti. Projenin enerji alanında dışa bağımlılığı arttıracağını vurguladı. NGS`ye ilişkin bilirkişi raporunun açıkça çekinceleri ortaya koyduğunu dile getirdi.

"Apartman Yapar Gibi Nükleer Santral Yapacaklar"

NKP Avukatı Mehmet Horuş da bilirkişilerce hazırlanan ÇED raporunda 276 iptal gerekçesi bulunduğunu, Sinop NGS projesini yargı denetiminden kaçırılarak bir nükleer santral kurulmak istendiğini söyledi. Horuş, "Atıklar meselesi konuşulmadan, su konusu konuşulmadan ÇED raporundan bahsedilemez" diyerek rapordaki eksiklikleri ortaya koydu. Nükleerin etki alanın tüm dünya olduğunu belirten Horuş, santraldan sadece Sinop ve çevresinin etkilenmeyeceğinin altını çizdi. Sismik verilerin ÇED raporunda gizlendiğine temas eden Horuş, bu verilerin bilirkişi raporunda yer aldığını işaret etti.  "Apartman yapar gibi nükleer santral yapacaklar. Sizden talebimiz bu bir ÇED raporu değil, buna bir hukukilik kazandırın" beyanında bulundu. Nükleer Düzenleme Kurumu`nun (NKD) kurulmasına da temas eden Horuş, ülkemizin belirsizliğe itildiğini kaydetti.

"Daha Çok Hasta ve Daha Çok Hastalıkla Sağlık Sektörüne Katkı Sunulacak"

TTB Avukatı Verda Ersoy ise nükleer santralın kurulması halinde insan sağlığı üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler konusunda savunma yaptı. Bilirkişi raporundaki risklerin ÇED raporunda dikkate alınmadığını vurgulayan Ersoy, Çernobil`de çıkan yangının 13 günde söndürülemediğini belirtti. Fukuşima bölgesinde arada geçen onca yıla rağmen geri dönüşlere hâlâ izin verilmediğine dikkat çekti. Sağlık ile ilgili sorunların belirtilmesine rağmen dikkate alınmadığını kaydeden Ersoy, "Radyolojik ve radyolojik olmayan zararları fazlasıyla mevcuttur. Kansere kesin neden olan maddeler bilirkişi tarafından rapor edilmiş. Fakat dikkate alınmamış. Sağlık sektörüne katkı sunacak denmiş. Daha çok hasta ve daha çok hastalık ile mi katkı sunulacaktır. Eksik bir rapordur. ÇED raporunun iptalini talep ediyoruz" dedi.

"ÇED Raporu Adeta Bir İnşaata İzin Verir Gibi Hazırlanmış"

Davada söz alan EMO Hukuk Müşaviri Sanem Küçükarzuman da Sinop‘ta koruma alanı olan bölgelerin, bilirkişi raporunda uzun dönemde yapacağı tahribatın belirtilmediğini, ÇED raporunun adeta bir inşaata izin verirmişcesine hazırlandığını kaydetti. Nükleer santralin ülkenin enerji ihtiyacını karşılayacağı yönündeki değerlendirmelere itiraz eden Küçükarzuman, yenilenebilir enerji kaynaklarına işaret ederek, ülkemizde yenilenebilir enerjinin çok düşük bir oranının kullanılmasını eleştirdi. Küçükarzuman kamu yararı doğrultusunda enerji yatırımları yapılması gerektiğini söyledi.

"İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Önlemleri Yetersiz"

KESK Avukatı Pınar Akdemir de ÇED raporunda işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından alınan önlemlerin de yetersizliği olduğuna dikkat çekti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda planlama yapılmadığının altını çizen Akdemir, şantiye alanında çalışacak işçilerin radyasyona maruz kalma ölçümlerinin de nasıl yapılacağına dair raporun eksiklikler barındırdığını söyledi. Akdemir ayrıca yaşanabilecek olan orman yangınlarına dair de önlemlerin ÇED raporunda yer almadığını vurguladı.

"ÇED Raporu Nükleeri Pazarlama Raporu"

Akdemir`in ardından söz alan Arif Ali Cangı ise ÇED raporunda güvenlik analizlerine yer verilmediğini, nükleer atıkların bertarafı konusunda da dünyada henüz bir çözüm üretilmediğini hatırlattı. Cangı, "Bu raporla bırakın nükleeri daha basit bir şey dahi yapılmaz. ÇED raporu nükleer santrali pazarlama raporudur" dedi. Cangı, nükleer santralin gelecek nesillere nükleer atık mirası anlamına geldiğini söyleyerek, Mahkeme heyetinin bu açıdan alacağı kararın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Jeoloji Mühendisleri Odası Avukatı Irmak Bakır söz aldı; nükleer santral projesinin deniz ve karasularına olumsuz etkileri konusunda tespitlerini paylaştı.

Avukat Eşber Yağmurdereli de ülkenin enerji ihtiyaçlarının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanabileceğini vurguladı. "Nükleer santrale yapacağınız maliyeti güneşe, rüzgara, temiz enerjiye yapmıyorsunuz. Siz neden miadı dolmuş bir enerji türüne yatırım yapıyorsunuz?" dedi. Nükleer santralların dünya barışı için de büyük bir tehdit olduğunu ifade eden Yağmurdereli,  "Nükleer silahla elektrik enerji üretim mekanizmaları arasında çok küçük farklar var" diye konuştu.

Avukatların savunmalarının ardından duruşmada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı avukatlarına söz verildi. ÇED raporunu savunan avukatlar, davacı avukatların beyanlarına karşı savunmalarını yaptılar.

"Nükleer Santrallar Halk Sağlığı Sorunudur"

Duruşmada avukatların ardından kurum temsilcilerine söz verildi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, halk sağlığının nükleer santrallardan nasıl etkileneceği konusunda görüşlerini paylaştı.  Nükleer santralların halk sağlığı sorunu olduğunu kaydeden Fincancı, ÇED raporunda nükleer santralların sağlık hizmetine de katkı sunacağı ifadesine tepki gösterdi. "Sağlığımız tüketim nesnesi olarak kaynayıp gidecek. Kamusal sağlık haktır. Halk sağlığı için mücadele ediyoruz. Bu gezegen üzerinde herkesin yaşamını sürdürebilmesi için herkesi sağduyuya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

TMMOB Nükleer Güç Santrali İzleme Komisyonu ve EMO Üyesi Nedim Bülent Damar da dünyada nükleer santralların mevcut durumuna ilişkin bilgiler verdi. Nükleer santral kazalarını hatırlatan Damar, santralların güvenliğinin sağlanmasının tek başına yeterli olmayacağını, santralların ciddi kaza riski barındırdığını kaydetti. Damar, enerji ihtiyacını karşılamak adına kurulması planlanan santralların faaliyete geçmesi halinde halkın ucuz elektrik enerjisinden yararlanamayacağını söyledi. Ucuz olmayan nükleer santrallarda ısrar edilmesini eleştirdi.

"Bakanlık Kendi Verilerine Ters Düşüyor"

Damar`dan sonra söz alan EMO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ ise elektrik enerjisi arzına ilişkin tespitlerini paylaştı. Ülkemizin enerji ihtiyacını karşılamak için nükleer santrala ihtiyacı olmadığını aktaran Özdağ, enerji alanında kamusallık vurgusu yaptı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması halinde enerji talebinin karşılanacağına temas etti. Özdağ, iktidarın "Yenilenebilir enerji pahalıdır" söylemine karşın,  "Bu tespit bakanlığın kendi verileri ile ters düşmektedir. Bunun nedeni ranta dayalı imar planlarıdır" dedi.

KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik de Mahkeme heyetinin vereceği kararın yer altı yer üstü kaynaklarının talana açılmasına karşı tarihi bir anlam ifade edeceğini belirterek, Akkuyu santral inşaatında yaşanan kazaları hatırlattı.  

Şehir Plancıları Odası adına söz alan Orhan Sarıaltun ise Sinop`ta kurulması planlanan nükleer santralın planlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nükleer santralın yerinin bile belli olmadığının altını çizen Sarıaltun, İmar mevzuatında aykırı olarak nükleer santral planlamasında halka söz hakkı verilmediğine dikkat çekti.

Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası`ndan Cemalettin Küçük ise bilimsel ve teknolojik açıdan eksiklikler barındıran ÇED raporunun iptalini istedi. Nükleer santralları "enerji santralı" değil kapitalist ülkelerin "güç santralı" olarak ifade eden Küçük, "Kapitalizmin sömürgeci normları bize dayatılıyor" dedi.

Prof. Dr. Aziz Konukman da nükleer santral projesinin maliyet ve kamu yararı doğrultusunda etkilerinden bahsetti. Enerji ile ilgili tüm yasal düzenlemelerde, olası sonuçlar üzerinden hareket edilmesi gerektiğini söyledi.

Sinop Milletvekili Barış Karadeniz de Sinop halkının Sinop`ta nükleer santral kurulmasını istemediğine dikkat çekti. Yerli ve milli olmayan, çevre düşmanı, son derece pahalı, kirli, dışa bağımlı olan nükleer santral konusunda ısrar edilmesinin anlamsız olduğunu vurguladı. Karadeniz, "Orman Bakanından ormanı, çevre bakanımızdan çevreyi korur hale geldik. Yaşam hakkımızı kimsenin elimizden almaya hakkı yok" diye konuştu. 

Daha sonra söz alan Sinop Belediye Başkanı Barış Ayhan, Çernobil` e giderek kazanın sonuçlarını yerinde görme imkanı bulduğunu belirterek başladığı konuşmasında, Sinop halkının böyle bir sonu kendi geleceği için istemediğini ifade etti.

Duruşmada Sinop halkını temsilen NKP Sinop Dönem Sözcüsü İlker Şahin ve Sinop Çevre Dostları Derneği Başkanı Hale Oğuz da söz alarak nükleer santral istemediklerini dile getirdiler.

Yapılan konuşmaların ardından Mahkeme Heyeti kararın 1 ay sonra yazılı olarak taraflara bildirileceğini belirterek duruşmayı sonlandırdı.

Adliye Önünde Ortak Basın Açıklaması Yapıldı

Duruşma sonrası, "Nükleere inat yaşasın hayat", "Nükleer santral istemiyoruz" sloganları eşliğinde  "Ne Sinop, Ne Akkuyu Nükleer Santrala Geçit Vermeyeceğiz" pankartı açan nükleer karşıtları, ortak bir basın açıklaması yaptı. Tek tek söz alan kurum temsilcileri Sinop NGS ÇED raporunun iptali için Mahkemenin vereceği karardan çok umutlu olduklarını belirterek, dayanışma ve mücadele vurgusu yaptı.