İzmir‘de sendikaların ve meslek örgütlerin çağrısıyla yurttaşlar, saat 12:00‘de Konak`ta eski Sümerbank binası önünde toplandı. DİSK, KESK ve TMMOB`nun öncülüğünde yapılan iş bırakma eylemlerinde örgütler adına ortak basın açıklamaları okunarak, "barış" çağrısı yenilendi. Ortak basın açıklaması metni, Ankara‘da meslek örgütleri adına KESK Eş Başkanı Lami Özgen, İstanbul‘da TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Süleyman Solmaz tarafından okunurken, İzmir‘de ise açıklamayı DİSK Genel Başkanı Kani Beko gerçekleştirdi.
Memleketin bir bölgesinde yurttaşların aylardır "sokağa çıkma yasakları" adı altında sıkıyönetim koşullarında yaşadığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:
"Yoksullaştırılmış halk çocukları mahallerden ilçelere, kentlere yayılan, adı konmamış bu savaşta bir kez daha karşı karşıya getiriliyor. Tam 7 il, 17 ilçede yaşayan halkı günlerce evlerine kapatanlar, öğretmenleri gönderip eğitimi tatil ettikleri okullara keskin nişancıları yerleştirenler, hastaneleri karargah olarak kullanıp sokakları zırhlı araçlarla dolduranlar, halkları karşı karşıya getirmek için ellerinden geleni yapıyor. Okullar, hastaneler ve devlet daireleri karargâhlara dönüştürülüyor. İlçeler, şehirler abluka altına alınıp boşaltılırken yüzlerce insan evlerinden alınarak kapalı spor salonlarına hapsediliyor. On bin kişilik ordularla ilçelerin kuşatıldığı, mahalleri tank ve topla döven operasyonlarda hayatını kaybedenler resmi kayıtlara, haber bültenlerine ‘etkisiz hale getirilen terörist sayısı‘ olarak yansıtılıyor."
Bölgede Kamu Hizmetleri Durdu
Bir kişinin başkanlık hayallerinin bedelini asker, polis, genç, yaşlı, çocuk demeden tüm yurttaşların ödetildiğine vurgu yapılan açıklamada, "Son beş ayda 45`i çocuk, yüzlerce sivil yurttaşın hayatını kaybettiği, cenazelerin sokak ortasında çürümeye, yaralıların kan kaybından ölüme terk edildiği vahşet tablosuna sessiz kalmamızı istiyorlar" denildi.
Bölgede 3 bin 800 öğretmenin ilçelerden çıkarılarak, 40 bin öğrencinin kaderlerine terk edildiğine ve sağlık emekçilerini hastanelerden çıkamadığına dikkat çekilen açıklamada, tüm kamu hizmetlerinin savaş düzenine göre yeniden dizayn edildiği vurgulandı.
"Vahşet Yalanlarla Sürdürülüyor"
Evleri kurşunlanan, bombalanan, keskin nişancıların hedefi olan insanların çığlığını duymamanın mümkün olmadığına vurgu yapılan açıklamada, şöyle denildi:
"Yaşanan vahşet tablosu karşısında susmayanları, barış ve kardeşlik için sesini yükseltenleri ‘Beyaz Toros‘larının yerini alan‘Siyah-Beyaz Ranger‘ları ile tüm illere yayılan gözaltı ve tutuklama operasyonlarıyla dize getirmeye, baskı ve zora dayalı iktidarlarına biat ettirmeye çalışıyorlar. Tüm bu vahşet halkın diğer kesimlerinin zihinlerinde açılan, yalanlarla, düşmanlaştırma politikaları ile doldurulan hendeklere sığınılarak sürdürülüyor."
Kenetlenme Çağrısı
"Gençlerin, yoksulların kanının aktığı, analarımızın gözyaşının kurumadığı, halklarımızı geri dönülmez biçimde kaosa sürükleyen bu gelişmelere seyirci kalmadığımızı göstermek için bugün üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz" ifadeleriyle iş bırakma eyleminin gerekçesinin özetlendiği açıklamada, şöyle denildi:
"Türkiye`de savaşa tapanlar, barış düşmanları birleşmiş durumdalar. Bizler savaştan hiçbir çıkarı olmayan, aksine savaşların bedelini canları ile işsizlikle, yoksullukla ödeyen ezici çoğunluk olarak birleşmediğimiz, yaşanan katliamların hesabı sormadığımız sürece barış olmayacaktır."
Barış ve kardeşlik çağrısına AKP Hükümeti‘nin olumlu karşılık vermesini beklenmediği vurgulananı açıklamada, "Zira onlar savaş istiyor. Çağrımız iktidarın, sermayenin, ırkçı milliyetçilerin çıkar sağladığı bu savaşa evlatlarını feda etmek zorunda bırakılanlaradır" denildi.
AKP‘nin iktidarını tahkim etmek ve otoriter bir rejim kurmak için çatışmalardan medet umarak, içeride ve dışarıda savaş konseptini tırmandırdığına yer verilen açıklamada, "İktidarın gücüne biat ederek onların suç ortaklığını yapanlar da en az onlar kadar suçludur" denildi.
Birlikte yaşama umudunu kırmaya çalışanlara inat ortak geleceği kurmak için yurttaşlara kenetlenme çağrısı yapılan açıklamada, "Emek ve demokrasi güçleri başta olmak üzere bütün halkları bir kez daha savaşa karşı kardeşliği ve barışı inşa etmeye davet ediyoruz" denildi.