12 Ekim Pazartesi günü, İstanbul`da 4 meslek örgütüne bağlı işyerlerinde iş bırakıldı. Katliamın yaşandığı saat olan 10.04`de ise işyerlerinde, okullarda, alanlarda anma törenleri ve basın açıklamaları gerçekleştirildi.
İstanbul`daki etkinliklerin merkezi Çapa`daki İstanbul Tıp Fakültesi oldu. Sabah erken saatte biraraya gelen kalabalık kitle İstanbul Tıp Fakültesi hastanesi önünde caddeye çıkıp saygı duruşunda bulundu, katliamda hayattan kopartılan canlarımızı andı, basın açıklaması gerçekleştirildi.
Şubemiz üye ve yöneticileriyle birlikte çalışanlarımızın da hazır bulunduğu anmada, kurumlar adına ortak basın açıklamasını TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel yaptı. Yapılan açıklamada; "Ankara`da patlayan bombaların sorumluları bellidir.
O sorumlular diktatörlük hevesleri 7 Haziran seçimlerinde kursaklarında kalanlardır.
O sorumlular 400 vekil hevesi duvara toslayanlardır.
O sorumlular katillere silah ve mühimmat gönderenlerdir.
O sorumlular koltuk sevdasına düşüp ülkeyi kana boğanlardır.
Bizi korkutarak, yıldırarak, sindirerek, yani terörle durdurmayı umuyorlar.
Yılmayız; sinmeyiz.
Ey bombacılar! Koltuk hırsından gözü dönmüşler! Size sesleniyoruz:
Bütün vahşetinize karşın biz eşit, özgür, laik, demokratik bir ülkede, bir arada, barış içinde, emeğimizin karşılığını alarak yaşamanın mücadelesini sürdürmeye kararlıyız.
Bu yolda canını veren arkadaşlarımızı da sizin yaptıklarınızı da unutmayacağız.
11, 12 ve 13 Ekim günleri hep birlikte yasımızı tutuyoruz. Bugün ve yarın bütün Türkiye`de iş bırakıyoruz" denildi.
Açıklamanın ardından DİSK Genel Sekreteri Dr. Arzu Çerkezoğlu ve TMMOB İKK Sekreteri Süleyman Solmaz birer konuşma yaptılar.
Açıklamaların ardından hastane içinde yürüyüş gerçekleştirildi ve katliamda yitirdiğimiz canlardan Dicle Deli`nin cenaze törenine katılmak üzere İstanbul`un değişik noktalarından yola çıkan kitleyle buluşmak üzere Kocamustafapaşa`ya yüründü. Kalabalık kortej "Katili Tanıyoruz" yazılı ortak pankart arkasında Silivrikapı Mezarlığı`na dek yürüyerek Dicle Deli`nin cenazesini gözyaşları içinde karşıladı.
Merkezi etkinliğin yanısıra İstanbul`daki birçok hastane ve sağlık kurumunda da anma törenleri ve basın açıklamaları gerçekleştirildi. Aciller ve kronik hasta takipleri dışında sağlık hizmeti sunulmadı.
İstanbul`daki hekimler, sağlık çalışanları da tüm ülkeden yükselen "Üzgünüz, Öfkeliyiz, Yastayız, İsyandayız! Korkmayacağız, Yılmayacağız, Unutmayacağız" çağrısına ses kattılar.
Yapılan anma etkinliklerinin ardından vatandaşlar katliamda aramızdan kopartılan canları uğurlamak üzere İstanbul`un farklı ilçelerinde yapılan cenaze törenlerine katılmak için yola çıktı.
13 Aralık Salı günü için DİSK ve TMMOB üyeleri Sirkeci Garı önünde, KESK ve TTB üyeleri ise Cerrahpaşa Habtanesi önünde saban saat 10.30`da toplandılar. Buradan yürünerek Beyazıt Meydanı`na gidilecek ve burada saat: 12.00`de basın açıklaması gerçekleştirilecekti. Ancak Sirkeci ve Cerrahpaşa`da toplanan binlerce insana Beyazıt Meydanı`na yürüme ve kayıplarımızı anma izni verilmedi. Sabah saatlerinden itibaren toplanma alanlarını çeviren güvenlik güçleri etkinliğin yapılmasına engel oldular. Bunun üzerine bu alanlarda oturarak protesto yapan katılımcılar saat. 12.30`da dağıldı. Eylemler boyunca, katilleri lanetleyen, hükümeti kınayan ve ölümlerin hesabının sorulacağını ifade eden sloganlar atıldı.