Şehir Kulübü Bahçesi`nde gerçekleştirilen basın açıklamasında, "Sonerin Önerin ve Güneşin yol arkadaşları, nükleer santrallere, HESlere, rüzgar ve termik santrallere, siyanürlü altın ve gümüş işletmelerine, yeşil yola, Gezi parkına yapılmak istenen topçu kışlasına, GDOlu tohumlara, ilaçlı tarıma karşı direnenler...Suyumuzu, toprağımızı satanlara, ağaçlarımız kesenlere, hayvanlarımızı öldürenlere direnenler, hoş geldiniz.Bugün, nükleersiz bir yaşam mücadelesinde, kaybettiğimiz üç yoldaşımızı, üç kardeşimizi, üç karanfilimizi, Soner, Öner ve Güneşi anmak için bir araya geldik.Soner, Öner ve Güneşi, 22 Temmuz 2006da Sinopta Sinop NKP tarafından düzenlenen Nükleersiz Yaşam Şenliğinde Karadenize vermemizin üzerinden 9 yıl geçti. Ama acıları daha dün gibi hala çok taze. Anıları mücadeleleri hep bizimle.
Soner, Öner ve Güneş, AKPnin nükleer santral kurma ısrarına karşı nükleersiz bir yaşamı savunmak için Sinoptaydılar. Onlar, Akkuyuda nükleer santral kurulmasına 35 yıldır direnenler gibi, Türkiyenin dört bir yanında HESlere direnenler gibi, hayatında rüzgar santrallerine direnenler gibi Sinopta nükleer santral kurulmasına karşı direndiler.
Soner, Öner ve Güneş gibi, Suruçtan, kardeş topraklara, Kobaneye, savaşı değil barışı; ölümü değil yaşamı, silahları değil oyuncakları ve fidanları götüren ve bu sebeple katledilen 31 genç de eşit, özgür, adil bir dünyanın sevdalısıydılar. Birer devrimciydiler ve bu yüzden, sokakta, okulda, eylemde doğadan, insandan, kardeşlikten ve barıştan yanaydılar. Kısacık ömürlerine, onlarca hayal, onlarca düşünce, onlarca dost, onlarca şarkı, onlarca şiir sığdırdılar.
Demokratik yaşam alanlarımızın her geçen gün kısıtlandığı, doğa yıkımları ile derelerimizin ve sularımızın kirletildiği, ormanlarımızın ve hayvanlarımızın yok edildiği, savaş ve gerilim politikaları ile hem ülke içinde, hem ülke dışında kalıcı barışın sağlanamadığı ülkemizde, Soner, Öner ve Güneşin ve Daha dün Suruçta yaşamını yitiren 31 devrimcinin hayalleri ve mücadeleleri, mücadelemize ışık tutuyor." denildi.Etkinliğin sonunda ise Akliman Soner, Öner ve Güneş`in boğulduğu yer ziyaret edildi.
SONER, ÖNER VE GÜNEŞ MEZARLARI BAŞINDA ANILDI
22 Temmuz 2006 tarihinde "Nükleersiz Yaşam Şenliği"nde yitirdiğimiz Soner Balta, Öner Balta ve Güneş Korkmaz 22 Temmuz Çarşamba günü mezarları başında anıldı.22 Temmuz 2006 tarihinde "Nükleersiz Yaşam Şenliği"nde yitirdiğimiz Soner Balta, Öner Balta ve Güneş Korkmaz 22 Temmuz Çarşamba günü mezarları başında anıldı. Anmaya, Soner, Öner ve Güneş`in ailesi, arkadaşları ve sevenleri katıldı. Anmada, Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Alan kısa bir konuşma yaptı. Konuşmada "Nükleersiz bir yaşam mücadelesinde kaybedilen Soner, Öner, Güneşi anmak için, ailesi, arkadaşları ve dostları olarak bir araya geldiklerini" belirten Alan, "Onları 22 Temmuz 2006 tarihinde Sinopta düzenlenen "NÜKLEERSİZ YAŞAM ŞENLİĞİ`nde Karadeniz`e vermemizin üzerinden 9 yıl geçti. Ama acıları daha dün gibi hala çok taze. Anıları hep bizimle" dedi.
Soner, Öner ve Güneşin yaşama dair mücadelelerinin herkese örnek oluşturduğunu kaydeden Alan sözlerini şöyle sürdürdü:Dün onların aramızdan ayrılmasına sebep olan nedenler de, bugün Urfa Suruç`ta 32 genç insanımızın katledilmesine yol açan sebepler de hep siyasi iktidarın yanlış politikaları ve tercihleri olmuştur.Soner, Öner ve Güneş AKP`nin nükleer santral kurma inadına karşı nükleersiz bir yaşamı savunmak için Sinop`taydılar. Katledilen 32 gencimiz de İŞİD ve El Kaide çeteleri tarafından yıkılan Kobanenin yeniden inşa çalışmalarına destek vermek amacıyla "Birlikte savunduk, birlikte inşa edeceğiz" şiarıyla Urfa Suruç`taydılar. Soner ve Öner de, Suruç`taki geçlerimiz de insanlık için güzel bir yaşam için mücadele içinde öldüler.
Hepimiz biliyoruz ama onları anarken bir kez daha vurgulamak gerekiyor.Dün Zap`ın üzerine "kardeşlik köprüsü" kuranların çocukları da,Sinop`ta Karadenize verdiğimiz canlarımız da, yıkımdan çıkmış kardeş topraklara Savaş için değil, yaşamı yeniden kurmak için yola çıkanlar da hepsi eşit ve özgür, yaşanası güzel bir dünya sevdalısıydılar. Birer devrimciydiler ve Devrimci sorumluluklarından dolayı alanlardaydılar, örgütlenmenin, okuldaki mücadelenin, kısaca hayatın içindeydiler. Gençtiler, muhaliftiler Kısacık hayatlarına anlamlı bir yaşamı sığdırdılar.
Demokratik yaşam kanallarımızın AKP tarafından kapatıldığı, HES lerle derelerimizin doğamızın yok edildiği, siyanürlü altın ve gümüş işletmeleriyle, nükleer santral kurma inadıyla sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkımızın yok edildiği, kalıcı bir barışın sağlanamadığı ülkemizde Soner Öner Güneş ve yaşamını yitiren 32 devrimcinin, barışa, kardeşliğe, dayanışmaya, yaşama dair mücadeleleri bu gün hepimize daha anlamlı bir örnek oluşturuyor, oluşturmaya da devam edecek.
Onlar verilen mücadelelerde yaşıyorlar yaşamaya devam edecekler."
Alan`ın konuşmasının ardından Soner, Öner ve Güneşin mezarlarına karanfiller bırakıldı.