Yapılan ortak açıklamada öfkelerinin ve acılarının çok büyük olduğu, Kobanênin yeniden inşası için gönüllü olan, tatillerinden feragat eden gençlere kıyan katiller sürüsünü yakından tanındığı belirtildi. Açıklamada katillere bu zemini hazırlayanların ve yönlendirenlerin belli olduğu, 5 Haziranda Diyarbakır bombayı meydana koyan, katili kollayan ve koruyanların görmezlikten gelindiği hatırlatıldı.
Yapılan açıklamanın tam metni şu şekilde:
AKPnin etnik, milliyetçi ve hegomonik Ortadoğu politikası can almaya devam ediyor... Kobanênin Yeniden İnşa çalışmalarına katılmak üzere İstanbuldan Urfanın Suruç ilçesine gelen SGDFli 300 gencimizin konakladığı Amara Kültür Merkezinde dün kelimelerle ifade edilemeyecek kadar alçakça bir saldırı sonucu meydana gelen patlamada 30dan fazla gencimiz yaşamını yitirdi, çoğu ağır olmak üzere onlarcası yaralandı. Bu vahşi saldırıyı nefretle ve şiddetle kınıyor, protesto ediyoruz.
Öfkemiz de, acımız da çok büyük! Kobanêli çocuklara oyuncak getirip Kobanênin yeniden inşası için gönüllü olan, tatillerinden feragat eden bu gençlerimize kıyan katiller sürüsünü hepimiz yakından tanıyoruz. Kobanêde daha bir ay önce çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 250den fazla insanı katledenler dün de Suruçta gençlerimizi katlettiler. Aynı katiller 5 Haziranda da Diyarbakırda yüzlerce insanımızı katletmeyi hedeflemişlerdi.
Katiller de, onlara bu zemini hazırlayanlar, yönlendirenler de belli. 5 Haziranda Diyarbakırda bombayı meydana koyan katili kimler kolladı, korudu, görmemezlikten geldiyse Suruçta da aynı odak saldırıyı önlememiş, gerekli tedbirleri almamıştır. Bugün burada kişi başına birkaç polisi dikenler dün neredeydi diye sormadan edemiyoruz!
AKP politikaları nedeniyle Ülkemiz Suriyeye, Iraka, Yemene, Afganistana dönme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Hamasi nutuklarla gizlenemeyecek kadar tehlike büyümüştür. Katiller masum, sivil, çocuk demeden onlarca, yüzlerce insanı katletmeyi hedefliyorlar. Ne yazık ki, bu zemini yaratan ve büyüten AKP hala geldiğimiz noktanın farkında değil ya da zaten istedikleri böylesi bir ortam olduğu için farkında değilmiş gibi davranıyorlar! Oysa AKPnin dış politikasının kamuoyu nezdinde ve vicdanında mahkûm olduğu 7 Haziran seçimlerinde de ortaya çıkmıştır.
AKP ve Cumhurbaşkanına buradan bir kez daha sesleniyoruz; etnik, mezhepçi ve "Yeni-Osmanlıcılık" politikasından vazgeçin! Emperyalizmin ve AKPnin Ortadoğuyu kan gölüne çeviren bu politikaları ülkemizi de aynı tehditle karşı karşıya getirmiştir.
Bilinmelidir ki, katliam, savaş ve kaos zemini hazırlayan politikaları uygulayanlar tarih önünde hesap vermekten kurtulamamışlardır, bundan sonra da kurtulamayacaklardır.
Karanlık hesaplar ve hevesler uğruna insanlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın katledilmesine seyirci kalmak da en az katiller kadar suça ortak olmaktır. İnsani değerlere dair en ufak bir kaygısı olan tüm kesimleri katliamlara ve zemin hazırlayan politikalara karşı seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.
Geldiğimiz nokta vahimdir. Geleceğe dair endişe ve kaygımız büyüktür. IŞİDi Suriyede, Irakta ya da herhangi bir ülkede aramaya gerek yoktur. Ortaya çıkaranlar, büyütenler ve besleyenler şimdi ülkemizde harekete geçirdiler. IŞİD aracılığıyla demokratik eylem ve etkinlik gerçekleştirmemizi engellemek istiyorlar. Kendilerine engel olarak gördükleri demokrasi güçlerini IŞİD üzerinden tehdit ediyor, katlediyorlar. IŞİD kimi zaman bir maşa kimi zaman özlem duydukları bir rejimin adı olarak kullanılıyor.
Halklarımız bu gerçeğin farkında ve bu farkındalık onların tüm kurgularını bozacak en büyük güçtür. Bir arada, özgür ve onurlu yaşama iradesi oynanacak tüm oyunları ve saldırıları bozacak, katilleri açığa çıkaracaktır.
DİSK-KESK-TMMOB-TTB olarak şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da savaş, gerilim ve katliam politikalarına karşı ısrarla barışı örmeye, halkların kardeşliğini savunmaya devam edeceğiz.
En ufak insani değerden nasibini almamış katiller sürüsünün gerçekleştirdiği saldırıyı bir kez daha nefretle kınıyor, yaşamlarını yitirenlere başsağlığı, yakınlarına sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar diliyoruz."