Tüm Haberlere Dön
GÜVENLİ VE GÜVENCELİ ÇALIŞMA HAKKIMIZ!
Haberler İzmir

GÜVENLİ VE GÜVENCELİ ÇALIŞMA HAKKIMIZ!

İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü’nde açıklama yapan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu, şirketlerin kâr odaklı “ne pahasına olursa olsun maliyeti düşürme ve üretimi kesintisiz sürdürme” anlayışının iş cinayetlerine neden olduğu belirtilerek, “Şirketlerin yanı sıra bu sistemi yaratanlar ve denetim sorumluluklarını yerine getirmeyenler de yaşanan iş cinayetlerinden birinci derecede sorumludur” denildi.

EMO 47. Dönem Yönetim Kurulu, 3 Mart 2022 tarihinde "İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü" dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması düzenledi. Yasal haftalık çalışma süresinin Ekonomik Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından en fazla 40 saat olarak belirlenmesine rağmen Türkiye`de ise 45 saat olduğuna yer verilen açıklamada, şöyle denildi: 

"Yasal olarak bile OECD`den fazla olan bu çalışma saatlerinin fiili olarak aşılıp çok daha yukarılara çıktığı ve yüksek çalışma saatlerinin iş kazalarının meydana gelmesindeki en önemli faktörlerden biri olduğu da bilinmektedir. Yaygın biçimde uygulanan taşeronlaşma ise işçilerin haklarını arayabilecekleri örgütlenme önünde bir engel; iş yasaları ve kurallarının uygulanmaması için bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır." 

Şirketlerin kâr odaklı "ne pahasına olursa olsun maliyeti düşürme ve üretimi kesintisiz sürdürme" anlayışının iş cinayetlerine neden olduğu ifade edilerek, "Her iş cinayetinde kazaya ilişkin teknik açıklamalar yapılarak ve çalışanlar suçlanarak, katliamın üstü örtülmeye çalışılmaktadır. Oysa şirketlerin yanı sıra bu sistemi yaratanlar ve denetim sorumluluklarını yerine getirmeyenler de yaşanan iş cinayetlerinden birinci derecede sorumludur" ifadelerine yer verildi. Hendek`te 7 kişinin hayatın kaybettiği, 127 emekçinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada, işyeri sahiplerine olası kasttan ceza verilmediğinin hatırlatıldığı açıklamada, şöyle denildi:  

"İşçi cinayetlerinin durdurulması için öncelikle işçi sağlığı ve iş güvenliğine kaynak ayırmayan, önlem almaktan kaçınan ya da bu önlemlere işgücü ve maliyet hesabıyla yaklaşan işverenlerin yaşanan kazalardan ve meslek hastalıklarından sorumlu tutulacağı bir işleyişe geçilmesi şarttır. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller tüm emekçiler için kaldırılmalıdır.

İş cinayetlerini seyrederek olan biteni kadere, fıtrata bağlayan açıklamalar yapan siyasi iktidar sorumluluğunun bilinciyle hareket ederek, denetleme ve düzenleme görevlerini tam olarak yerine getirmelidir. 

İnsan yaşamı ve emeğe değer veren yaklaşımların iş cinayetleri ve kazalarını büyük ölçüde önleyeceğinin bilinciyle, güvenli ve güvenceli çalışma hakkımız, mesleğimiz için sesimizi yükseltiyoruz. İş cinayetlerinin hesabının sorulmasını, iş kazası adı altında katliamlara son verecek her türlü düzenlemenin yaşama geçirilmesini talep ediyoruz."