NÜKLEER MASALLAR YALANLARLA SÜRÜYOR...
Bundan 29 yıl önce bugün 26 Nisan 1986 da Çernobil Nükleer Enerji Santralinde yaşanan kaza, yıkıcı sonuçları ile tarihe en büyük nükleer kazalardan biri olarak geçti. Kaza sonrası yayılan radyasyona, ilk etapta santral görevlileri başta olmak üzere bölge sakinleri maruz kaldı. Çernobil`den tüm dünyaya yayılan radyasyondan ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi olmak üzere ülkemiz de etkilendi. Türk Tabipleri Birliğinin çalışmalarına göre Karadeniz Bölgesinde kanser görünme sıklığı kazadan 20 yıl sonra dahi diğer bölgelere kıyasla çok daha yüksek.
Çernobil sonrası nükleer santrallara ilişkin alınması gereken güvenlik önlemleri konusunda yoğun çalışmalar yapıldı. Yeni nesil nükleer santralların kurulum ve işletme maliyetleri oldukça yüksek düzeylere çıktı. Teknolojik gelişmeler ve nükleer sanayi için sık sık ifade edilen "Nükleer Rönesans" kavramı da kaza riskini ortadan kaldıramadı. Çernobil`den 25 yıl sonra en güvenli santrallardan biri olarak kabul edilen Fukuşima`da yaşanan kaza, riskin ne kadar büyük olduğunu tüm dünyaya bir kez daha hatırlattı.
Atıkların yok edilmesine ilişkin çözülemeyen sorunlar ve yüksek kurulum-söküm maliyetleri nedeniyle tüm dünyada nükleerden uzaklaşıp, yenilenebilir enerji kaynaklarına doğru bir yönelim varken AKP iktidarı 1950`lerden kalma bir anlayış ile nükleer santrallar kurdurmak istemektedir. Bugün ne yazık ki Çernobil ile kötü bir sicile sahip olan Rus nükleer sanayisi Akkuyu`da çalışma yürütmektedir. Sinop için ise Fukuşima`ya rağmen Japonya devrededir.
31 Mart 2015 tarihinde Türkiye`yi karanlığa sürükleyen ulusal elektrik iletim sisteminin çökmesinin yarattığı sıkıntılar nükleer santral kurulması için pusuda bekleyen nükleer santral sevicilerini bir kez daha harekete geçirdi.
Mersin Akkuyu`da ve Sinop`ta nükleer santral kurulması yönünde yoğun çaba sarfeden ve Akkuyu`da inşaata başlanılan nükleer santrale bir de üçüncü nükleer santral çığırtkanları eklendi. Bütün eleştirilere ve karşı çıkmalara, ÇED süreçlerindeki hukuksuzluklara karşı Akkuyu`da nükleer santral inşaatı devam ediyor. Türkiye`nin karanlığa büründüğü günün sabahında vatandaş elektriksizlikle boğuşurken Meclis boş durmayıp hızlıca Sinop`ta nükleer santral kurulmasına yönelik Japonya ile anlaşma yapmış ve ardından Cumhurbaşkanı başta olmak üzere nükleer santral yandaşları 3. Nükleer santralin de İğneada`ya kurulacağını açıklamışlardır. Fukuşima nükleer santral felaketinden sonra ülkelerindeki nükleer santralleri birer birer susturan Japonya ile böyle bir anlaşma yapmak, Türkiye`de de Fukuşima benzeri nükleer felaketlerin önünün açılması anlamına gelmektedir.
Benzer şekilde ülkemizde 31 Mart tarihinde yaşanan sıkıntının tekrarlaması halinde kurulması plânlanan nükleer santrallerde nükleer kaza olma ihtimali artabilecek ve tehlikeleri de beraberinde getirmesi kaçınılmaz olacaktır.
ÇED raporu halen yargı aşamasında değerlendirilen, hatta sahte imzalı olduğu iddia edilen bir tesis için "Türkiye`nin geleceği güvenli ellerde" diyen iktidar, nükleer masallarına devam ediyor. Masallarını halka anlatırken kullandıkları reklamlarla kamuoyunu yanlış yönlendiren Akkuyu Nükleer A.Ş.; nükleer enerji konusunda toplumun eksik bilgi düzeyini kullanarak haksız menfaat temin ederek eksik ve yanıltıcı bilgilerle ülkemiz insanlarını yanlış yönlendiriyor. İşte bu nedenlerle geçtiğimiz günlerde Elektrik Mühendisleri Odası tarafından söz konusu firma için "Yanıltıcı içerikte reklam verilmesi, Türk Bayrağı Kanununa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna ve Ticari Reklam Ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğine aykırı davranış, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu" işlediği yönünde suç duyurusunda bulunulmuştur.
Bugün Akkuya`da anlattıkları masalın temelini atıyorlar. Attığınız o temel geleceğimizin dinamitidir. Nükleer masallara karşı, söylediklerimizin gerçekler olduğunu bir kez daha vurguluyor, yargının kamu yararını, toplumun ve çevrenin sağlığını göz önüne alarak en doğru kararı vereceğini umuyoruz. Çernobil`in yıldönümünde, en riskli ve pahalı enerji üretme yöntemi olan nükleer santrallar yerine, Sinop`ta rüzgar, Akkuyu`da ise güneş santralları kurulmasını istiyoruz ve NÜKLEERE İNAT YAŞASIN HAYAT diyoruz.
MUĞLA Nükleer Karşıtı Platform
26.04.2015