Tüm Haberlere Dön
BASIN AÇIKLAMASI: KAYIP VE KAÇAK OYUNLARININ ARDI ARKASI KESİLMİYOR…
Haberler Antalya

BASIN AÇIKLAMASI: KAYIP VE KAÇAK OYUNLARININ ARDI ARKASI KESİLMİYOR…

EMO Antalya Şubesi’nde 21.02.2015 Cumartesi günü elektrik faturalarında ki vatandaşlardan haksız yere alınan bedellere ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin YEŞİL, EMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İlhan METİN ve EMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim KÜCܒnün birlikte yaptıkları basın açıklamasına, 2015 yılında Antalya’da yapılması planlanan 3.Güneş Sempozyumu`nun Düzenleme Kurulu üyeleri de katıldı.İbrahim KÜCÜ tarafından okunan basın açıklamasının metnine yazımızın devamından ulaşabilirsiniz.

Düzenlenen basın toplantısında, elektrik şirketlerinin bir ayı aşan faturalandırma nedeniyle vatandaşın, yüksek meblağlarla zor durumda bırakıldığı dile getirildi. Elektriğin, özel şirketlere devredilmemesi gerektiğini daha önce de belirttiklerini söyleyen Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin YEŞİL, ‘‘Biz o dönem özelleştirmenin yanlış olduğunu dile getirdik ve karşı çıktık. Ancak ne vatandaş ne de diğer örgütler bunu dikkate almadı. Halkımız, özelleştirmenin yanlış olduğunu yeni yeni fark etti‘‘ diye konuştu. Konuşmasında YEŞİL, son günlerde yaşanan elektrik kesintileri ve vatandaşa gelen faturalar hakkında gerekli çalışmalar yaparak durumu yetkililere ilettikleri ve vatandaşın çektiği sıkıntıların da biran önce giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Hüseyin YEŞİL‘in ardından açıklamalarda bulunan İlhan METİN, Antalya‘da saat okumalar konusunda son günlerde sıkıntılar yaşandığını dile getirerek; "Saat okumalarındaki aksaklık vatandaşın canını yakıyor. Bize gelen şikâyetlerde gecenin saat 1‘inde 2‘sinde 3‘ünde saatlerin okunduğu söyleniyor. Bunlara ek olarak vatandaşımıza 50-60 günlük faturalar geliyor, vatandaş bu faturaları ödemekte zorlanıyor, bunun faizsiz taksitlendirilmesi gerektiğini vurgıladık. Elektrik dağıtım firmalarının bu sorunu biran önce çözmesi vatandaşı bu konuda rahatlatması gerekiyor. Biz EMO olarak bize gelen tüm şikayetleri birebir takip edip gerekli mercilere bu sorunları aktarıyoruz. Bu konuda tüm vatandaşlarımızın yaşadığı sorunları bize getirmesini istiyoruz" dedi. Konuşmasının devamında METİN; "Daha önce de defalarca vurguladığımız üzere elektrik enerjisinin kesintisiz, kaliteli ve kolay erişilebilir bir şekilde vatandaşlarımıza sunulması, bu hizmetlerin kamu hizmeti anlayışı ile yürütülmesi ve özel sektöre gelir aktaracak anlayıştan arındırılması gerekmektedir. Temel ihtiyaçlarımızdan biri olan elektrik enerjisinin kamu güvencesi ile sunulması, sektörde çalışanlara güvenli ve örgütlü bir çalışma ortamının sağlanması esas alınarak özelleştirme değil, pek çok ülkede gerçekleştirildiği gibi yeniden kamusal anlayışa dönülmesi gerekmektedir." dedi.

Kayıp ve kaçak bedelini dağıtım bedeline giydirildiğini söyleyen EMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim KÜCÜ, faturalardan çıkarılması gereken kayıp kaçak bedellerinin ‘dağıtım bedeli‘ içinde gösterme yoluna başvurulduğunu vurguladı. KÜCÜ, ‘‘ Gizli zam yok dediler, ancak faturalara yansıtılan bedellerden bu zammı kamufle ettiler‘‘ dedi. İbrahim KÜCܑ nün okuduğu basın açıklamasının metnine yazımızın devamından ulaşabilirsiniz.

BASIN AÇIKLAMASI

"Gizli Zam Yok" Dediler, Kayıp ve Kaçak Bedelini Dağıtım Bedeline Giydirdiler...

Kayıp ve Kaçak Oyunlarının Ardı Arkası Kesilmiyor...

Elektrik dağıtım şirketlerinin 1 ayı aşan faturalandırmaları nedeniyle yüksek meblağlarla zor durumda bıraktığı yurttaşların, Ocak 2015`den itibaren yürürlüğe sokulan tarife ile de gizli zamma maruz bırakıldığı belirlenmiştir. Dağıtım şirketlerine 2014 yılındaki kadar hedef kayıp ve kaçak bedel aktarımının aynen devam etmesi için; 2015 yılında azaltılması gereken kayıp ve kaçak bedel tutarı faturanın başka kalemine aktarılmıştır. Faturalardan çıkarılması gereken kayıp ve kaçak bedellerinin "dağıtım bedeli" içine giydirme yöntemine başvurulmuştur.

Faturalardaki kayıp ve kaçak bedelini dağıtım bedeline giydirme oyunu sonucunda dağıtım şirketlerinin, mesken kullanıcılarından tahsil ettikleri dağıtım bedeli, Ocak 2015`te Aralık 2014`e göre yüzde 29.6 oranında zamlandırılmıştır. Kullanılan kilovat saat başına 2.86 kuruş olarak mesken kullanıcılarından tahsil edilen dağıtım bedeli 3.71 kuruşa çıkarılmıştır. Böylece 230 kilovat saatlik asgari bir ailenin elektrik tüketimi nedeniyle dağıtım şirketlerine ödenen dağıtım bedeli 6.6 TL`den 8.5 TL`ye çıkmıştır. Bu bedellerin yıllık düzenlendiği düşünülse dahi 2014 enflasyonunun yüzde 10`un altında olduğu dikkate alındığında, dağıtım şirketlerine aktarılan dağıtım bedeli kaleminde enflasyonu da kat kat aşan zam yapıldığı görülmektedir.

Konut Faturalarında 700 Milyonluk Karambol

Dağıtım bedeli zammı nedeniyle elektrik faturaları aracılığıyla 2014 yılı itibarıyla 29 milyon 337 bin 454`e ulaşan mesken abonesinden aylık asgari tüketim gerçekleştirdikleri varsayılsa bile 57.2 milyon lira şirketlere haksız yere yurttaşların parası aktarılacaktır. Sadece mesken abonelerinden yapılan en asgari aktarım tutarı yıllık 687 milyon liraya ulaşacaktır.

Dağıtım şirketlerine kaynak aktarımını öyle bir boyuta taşımıştır ki, yalnızca dağıtım bedeli adı altında yurttaşlardan yapılan aktarımı yüzde 30 zamlandırmakla kalmamıştır. Kamu kurumu olan ve arz güvenliği, elektrik şebekesinin sağlıklı işlemesi bakımından yatırım, bakım-onarım gibi yükümlülükleri olan Türkiye Elektrik İletim A.Ş`nin payını bile dağıtım şirketlerine kaydırmıştır.

Elektrik Ucuzlamış, Haberimiz Yok!

EPDK`nın onayladığı 2015 Ocak tarifesi bir önceki tarife ile karşılaştırıldığında çarpıcı bir diğer sonuç ise aslında dağıtım şirketlerinin satın aldıkları elektrik için ödemek zorunda kaldıkları tutarın azaldığı gerçeğidir. Faturalara yansıtılan çıplak elektrik bedeli kilovat saat başına 21.81 kuruştan 21.67 kuruşa düşmüştür. Küçük de olsa bu indirim de dağıtım bedeli içine giydirilerek abonelere yansıtılmadan buharlaştırılmıştır.

Kağıt üzerinde ayrılmış olsalar da aynı şirketlerin sahip olduğu perakende hizmeti kapsamında, sayaç okuma başına tahsil edilen sayaç okuma bedelleri de yüzde 9.6 zamlandırılmıştır.

Özelleştirmelerin ardından elektrik kullanıcılarına sunulan dünya, hile ve hülleden ibaret kalem oyunlarıdır. Bu oyunlara karşı, elektrik kullanıcılarını koruyacak bir yapı bulunmadığı gibi, hakkını yargıda arayan kullanıcılar bile iktidarın yasa değişiklikleriyle yine mağdur edilmektedirler. Dağıtım kurumları bir an evvel özerk şekilde kamu yararına çalışacak yapılanmalar olarak işletilmek üzere kamuya devredilmelidir.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu`nda görüşülmeye başlanan, bir grup iktidar milletvekili tarafından 23 Ocak tarihinde verilen 2/2616 numaralı yeni bir Torba Yasa Teklifi ile "kayıp ve kaçak oranı yüksek bölgeler için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu`nun (EPDK) diğer bölgelerden farklı düzenlemeler yapması" gibi ucu açık, keyfi bir düzenleme getirilmek istenmektedir. Böylesi muğlak ve geniş yetki verilmesi yasama yetkisinin de devri anlamına gelmektedir.

Ayrıca yine bu yasa teklifiyle, kayıp ve kaçak gerçekleşmeleri dikkate alınarak yeniden kayıp ve kaçak hedef oranlarının belirlenmesinin söz konusu olacağı, buna da yasal dayanak yaratılmak istendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda "Bugüne kadar yapılan kayıp ve kaçak hedef oranlarının değişiklikleri hangi yasal mevzuata dayandırılmıştır?" sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu yasa teklifi, bugüne kadar EPDK`nın kayıp ve kaçak hedef oranlarını revize ederken, yasal dayanağı olmayan keyfi bir süreç işletildiğinin göstergesidir.

2014 yılı kayıp ve kaçak hedeflerini tutturamayan şirketler, Aralık ayına ait kayıp ve kaçak miktarını 2015 yılına sarkıtarak, kasalarından çıkacak olan kayıp ve kaçak cezasından kurtulacaklar mıdır?  Tüm bu girişimlere karşı önlemler alınsa dahi bu muhasebe oyunlarına göz mü yumulacaktır? Yurttaşların mağduriyeti nasıl giderilecektir?

Ne yazık ki enerji alanı yapılan özelleştirmeler ve piyasalaştırma süreciyle şirketlerin muhasebe oyunlarından, manipülasyonlara, spekülasyonlara, şalter indirmelere, elektrik kesmelere kadar uzanan orman kanunlarının geçerli olduğu bir alan haline getirilmiştir ve bunun faturası da halka kesilmektedir. Kar elde etme üzerinden kurulan mantıkla, kayıp ve kaçakla mücadeleden de uzaklaşılmış, şirketlerin karlılığı asıl hedef olmuştur. Sözde özelleştirme sürecinde iddia edilen hedeflenen kayıp ve kaçak oranını tutturamayan şirketlerin aradaki farkı ceza olarak kendi kasasından ödemek zorunda kalmasına dayalı ceza yöntemi "sürekli hedeflerin revize edilmesiyle" ortadan kaldırılmış, şirketlerin cezası yurttaşlara yöneltilmiştir.

Ceza Kullanıcıya Yıkılamaz

Hükümet tarafından Meclis`e 28 Ocak tarihinde gönderilen yeni bir yasa tasarısıyla da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun yurttaşlardan alınmasını hukuksuz bulduğu kayıp ve kaçak bedellerinin "maliyet unsuru" olarak faturalara yansıtılması yasallaştırılmak istenmektedir. Ayrıca EPDK`nın hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin faturalara yansıtılması konusunda yetkilendirilmesi söz konusudur. Tasarıya göre, yargı kararıyla kayıp ve kaçak bedellerini geri alan tüketicilere yapılan ödemeler de mahkeme masrafları dahil olmak üzere yeniden tüm yurttaşlara yansıtılacak. Yurttaşların yargı yoluyla haklarını aramasının önü ise tüketici mahkemelerinin yetkisinin "EPDK düzenleyici işlemlerine uygunluk" kriteriyle sınırlandırılarak kapatılmak isteniyor. Ancak idari kararların da yargı denetimine tabi olduğu unutulmamalıdır. Öncelikle kamu elindeyken kayıp ve kaçağın kullanıcılardan tahsil edilmesi kararı "vergi salma" gibi siyasi bir karar olarak kabul edilebilir. Ancak serbest piyasada hırsızlığın bedelinin dürüst yurttaşlardan tahsilatı ya da "malını koruyamayan basiretsiz tüccarların cezası" kullanıcıya kesilemez.

Sanal Maliyetler Yaratılıyor

Tasarıyla kullanıcılara yeni yükler de getirilmektedir; sanki perakende satış hizmet maliyetinin dışındaymış gibi "faturalama ve müşteri hizmetleri maliyeti" eklenmektedir. Mevcut Tarifeler Yönetmeliği`nde perakende satış hizmeti "Perakende satış lisansına sahip şirketler tarafından, elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında, tüketicilere sağlanan faturalama ve tahsilat gibi diğer hizmetleri" olarak tanımlanmaktadır. Yaratılan sanal maliyetlerle, farklı isimler altında, mükerrer tahsilatlarla elektrik kullanıcılarından dağıtım şirketlerine yeni kaynak aktarımı sağlanmak istenmektedir.

Görüldüğü gibi yargı kararları, EPDK kararları, kanun teklifleri, tasarıları havada uçuşmakta; enerji alanında yurttaşlardan, dağıtım şirketlerine, yargıdan, hükümete varıncaya kadar her kesim için bir kaos ortamı yaşanmaktadır. Bir an evvel dağıtım şirketlerinin kayıp ve kaçak oyunlarına son verilmelidir. İktidarın yurttaşların mağduriyeti pahasına dağıtım şirketlerine el ayak olmasını protesto ediyor ve bu adaletsiz girişimlere karşı her türlü mücadeleyi sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.

Kullanıcıların mağduriyetinin giderilmesinin dağıtım şirketlerinin inisiyatifine bırakılamayacak bir karardır. "Denetimsizliğin büyük karmaşa ortamı yarattığı elektrik hizmetinin kullanıcılara kaliteli ve sürekli verilmesini temin etmek üzere, dağıtım ve perakende satış şirketlerinin yatırım-uygulama ve işletme süreçleri titizlikle denetime tabi tutulmalı; EPDK tarafından elektrik kullanıcılarının mağduriyetini giderecek uygulamaları tesis etmek üzere gerekli kararlar alınarak şirketler nezdinde uygulaması sağlanmalıdır."

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası

21.02.2015