TMOB Antalya İKK Sekreteri, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Başkanı Vahap TUNCER moderatörlüğünde gerçekleşen ve Şube Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız İbrahim KÜCÜnün de yer aldığı bilgilendirme toplantısında İmar Kanunu, Yapı Denetimi Kanunu, İskan Kanunu, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Çevre Kanunu, Tapu Kanunu vb. kanunların bazı maddelerinde değişikliklere ilişkin değerlendirmede bulunuldu.
EMO Antalya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İlhan METİN konuşmasında; "Taslaklar, mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin icra koşullarını tümden değiştiren, bir mühendis ve mimarın bir sermaye şirketi dışında serbest olarak çalışma olanağını neredeyse tümden ortadan kaldıran, sistemde görev alacak mimar, mühendis ve plancıların özlük ve mesleki haklarını göz önünde bulundurmayan, yapı üretim ve denetim sürecindeki mühendislik ve mimarlık projeleri arasındaki bağı koparan bir niteliğe sahiptir. Yasalar, toplumsal ihtiyaç haline gelen sorunlara yanıt vermek üzere objektif tespitler üzerine gerekçelendirilir. Oysa söz konusu taslaklar objektif tespitler üzerine kurgulanmamış, ancak proje ve kamusal denetim hizmetinin sermaye şirketlerine pazar olarak sunumuna yönelik olarak düzenlenmiştir.Yasaların çıkarılma amacının kamu ihtiyacı ve kamu yararı olduğu aşikârken, bu taslağın yasalaşması halinde, sermaye şirketlerinin kâr taleplerine hizmet edeceği açıkça anlaşılmaktadır.Yapı üretim ve denetim sürecinde mimar ve mühendisleri etkisizleştirerek, her ölçekte plan, proje - yapı üretim ve denetimini sermaye şirketi olan müşavirlik firmalarına bırakan; mühendis, mimar, şehir plancıları teknik müşavirlik kuruluşlarının taşeronu şeklinde çalıştıracak, ücretli çalışanları ise tüm özlük ve sosyal haklardan yoksun bırakacak bir yaklaşımla hazırlanan taslak; aynı zamanda yerel yönetimler ve meslek odalarını sürecin dışında tutarak, tüm yetkileri merkezde toplayan bir yaklaşım sergilemektedir.Bu değişikliklere bakıldığında bilimsel ve teknik bir bakış açısından uzaklaşılarak, hukuk dışı bir yaklaşımla kalan son doğal alanlar, kıyı alanları, meralar, tarım alanları da koruma kapsamı sınırlarından çıkarılarak ya da yapılaşmaya açılarak talan edilmektedir. Taslakta öngörülen değişiklikler ile, anılan düzenlemeler eliyle yerel yönetimlerin elinden alınan imar yetkilerine bir müdahale daha yapılarak planlama kademeleri, planlama ilkeleri göz ardı edilmektedir. Yine tarım alanlarının tarım dışı kullanıma açılması kolaylaştırılmakta, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri göz ardı edilmektedir.Bütün tarihsel geçmişe, dünyadaki gelişmelere, evrensel meslek kuram ve kurallarına aykırı olarak; ülke mühendis ve mimarlarını yok sayıp, mühendislik ve mimarlık hizmetlerini sermaye şirketlerine teslim eden, mimar, mühendis ve plancıların telif haklarını yok eden, ülke kaynaklarını kamu yararını göz ardı edilip denetimsiz şekilde insan unsuru ile ilişkilendirilmeyecek "marka şehir"lere heba eden, kamusal hizmet kavramını yok eden, insana, doğaya, tarihe, kültüre ait ne kadar değer var ise bunları ranta araç eden, yerinden yönetim kuruluşlarını demokratik esaslara aykırı olarak merkezi idarenin emrine amade eden bu taslakların yasalaşmaması için; Mesleğimize, ülkemize ve örgütümüze sahip çıkacağız!" dedi.Toplantı soru-cevap ile sona erdi.