Tüm Haberlere Dön
AKP`DEN YURTTAŞLARA KAYIP KAÇAK ÇALIMI
Haberler Samsun

AKP`DEN YURTTAŞLARA KAYIP KAÇAK ÇALIMI

Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi Başkanı Mehmet Özdağ, kayıp ve kaçak bedellerinin yurttaşlardan haksız tahsilatına karşı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun kararının ardından AKP Hükümeti`nin yasa ile kayıp ve kaçak bedel tahsilatına devam edilmesine ilişkin çalışması hakkında basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasının sonunda; yeni düzenlenecek Torba Yasa Taslağı içerisinde TMMOB kanunun değiştirilerek bu ve benzeri kamu yararını ilgilendiren konularda meslek odalarının etkisiz ve yetkisiz hale getirileceğini de hatırlatarak kamu oyuna TMMOB’ye sahip çıkma çağrısında bulundu. Basın açıklaması metnine yazımız devamından ulaşabilirsiniz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI SAMSUN ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI 

AKP`DEN YURTTAŞLARA KAYIP KAÇAK ÇALIMI 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun (17 Aralık 2014 tarihli kara düzeltme talebi üzerine) verdiği karala, kayıp ve kaçak bedellerinin haksız olduğu ve yurttaşlara geri ödenmesine yönelik kararına karşı AKP Hükümeti, kayıp ve kaçak bedellerinin dürüst kullanıcılardan tahsil edilmesi için harekete geçti. Maliyet unsuru olarak kayıp ve kaçak bedellerinin faturalara yansıtılmasını yasa ile düzenlemeye çalışan iktidar, uygulamaya karşı yurttaşların dava açmaları, tüketici hakem heyetlerine başvurmalarını da yasaklamayı planlıyor. 

Hazırlanan yasa taslağıyla, "Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır" düzenlemesi getiriliyor. Bugüne kadar herhangi bir yasal mevzuatta yer almayan kayıp ve kaçak enerji bedellerinin tüketiciye yansıtılmasına yönelik ayrıntılı düzenleme yapılan taslağa göre, kayıp ve kaçak hedeflerinin tespitini ve bu bedelin tüketicilere yansıtılması çalışmalarını EPDK gerçekleştirecek.

Yurttaşlara Hak Arama Yasağı

Yapılmak istenilen yasal düzenleme ile vatandaşların tüketici hakem heyetlerine başvurmaları ve bu yolla maddi hatalar dışında kendilerinden haksız tahsil edilen bedelleri talep etmelerinin önü tıkanıyor. Yasa taslağına eklenen bir geçici madde ile devam eden davalar da geçersiz kılınıyor. 

Hükümet, bu düzenleme ile hem Yargıtay Hukuk Genel Kurulu`nun kararını yok saymakta, hem kararın gerekçesini dahi dikkate almamakta, hem de yurttaşların gelirlerine, şirketlere aktarmak üzere el koymaktadır. EMO olarak söz konusu yasa çalışmasına ilişkin temel saptamalarımızı maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz:

3 Yılda 13 Milyar Liralık Kayıp ve Kaçak Tahsilatı

- Kayıp ve kaçak oranlarını indirecekleri söylemiyle elektrik dağıtım kurumlarını satan AKP Hükümeti, bugüne kadar EPDK ile birlikte yaptığı düzenlemelerle şirketlerin kayıp ve kaçak hedeflerini revize ederek, hedeflerin bile üzerinde yurttaşlardan haksız tahsilat yapmalarına olanak sağlamışlardır. 

Bu kapsamda; 2012 yılında 3.5 milyar lira kayıp ve kaçak bedelinin yurttaşlardan şirketlere aktarıldığı tespit edilmiştir. 2013 yılında 5 milyar TL`ye ulaştığı görülmüştür. 2014 yılında yine tarife gruplarına göre kayıp ve kaçak bedelleri ortalaması dikkate alındığında yüzde 2`lik tüketim artışı tahminiyle kayıp ve kaçak bedelinin bu yıl da 5 milyar TL olacağı belirlenmiştir. 

Söz konusu düzenleme 3 yılda 13 milyar TL`ye ulaşan haksız kayıp ve kaçak bedeli tahsilatını garantilediği gibi, hem de kayıp ve kaçak hedeflerini her seferinde şirketlerle birlikte EPDK`nın yeniden belirlemesine dayanak kazandırmaktadır. Özelleştirmenin "güzelliği" yurttaşlara değil, şirketleredir.

Yasal Olsa da Adaletsiz!

- Öncelikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, "Elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır" saptamasını yapmıştır. Görüldüğü gibi karar; kayıp ve kaçak bedellerinin yasal dayanağı olmamasına değil; hukuka ve adalete uygun olmamasına dayanmaktadır. 

- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mevcut uygulamanın kamu yararına aykırılığını net bir şekilde tespit etmiştir. Parasını her halükarda tahsil eden dağıtım şirketlerinin çağın teknik gelişmelerine ayak uydurmasına engel olunduğu, kendi teknik alt ve üstyapısını yenileme ihtiyacının duyulmayacağı, elektriği hırsızlamak suretiyle kullanan kişilere karşı önlem alma ve takip etmek için gerekli girişimlerde bulunulmasının engelleneceği belirtilmiştir. Yani dağıtım şirketlerine her durumda kar ettirme üzerine kurulu bu sistemde kamu yararı bulunmamaktadır.

Kaçak Kullanım Maliyet Unsuru Kabul Edilemez

- Kayıp ve kaçak bedellerinin özelleştirme öncesinde de tarifelere yansıtıldığı belirtilerek, bu bedelin maliyet unsuru olarak kabul edilmesi düşünülemez. Serbestleştirilmiş bir piyasada hırsızlığın bedelinin dürüst yurttaşlardan tahsilatı söz konusu olamaz. Serbest piyasada hırsızlığa karşı tek sistem olarak "sigorta" uygulaması ya da şirket sahibinin sorumluluğu esastır. Kaldı ki bu uygulamanın devamı Yargıtay kararında belirtildiği gibi özelleştirmelerin temel gerekçelerinden olan kayıp ve kaçakların en aza indirilmesi iddiasıyla çelişmektedir.

Kayıp ve Kaçak Denetimsiz

- Özelleştirmelerle birlikte kayıp-kaçak oranlarının gerçekte ne kadar olduğu da bilinemez hale gelmiştir. Şirketlerin talepleri üzerine önce genel olarak daha sonra bazı bölgeler bazında hedef kayıp-kaçak oranları sürekli olarak yükseltilmiştir. Gerçekleşen kayıp-kaçak oranları ise dağıtım şirketleri tarafından bilinmekte, kamuoyuna net bir bilgi verilmediği gibi, bu alanda sağlıklı bir denetim ortamı da bulunmamaktadır. 2013 yılı için gerçekleştiği ifade edilen yüzde 17.92 oranındaki ortalama kayıp-kaçak miktarının, gerçekte ne kadar olduğunun kamusal bir denetim ve tespitle ortaya konulması zorunludur.

- İletim ve dağıtım altyapısında meydana gelen teknik kayıpların en aza düşürülmesi için teknolojik yatırımların, bakım-onarım çalışmalarının yerinde, zamanında, tekniğine uygun ve ehil personel eliyle yapılması sağlanmalıdır. Vatandaşların kaçak kullanımlarının engellenmesi amacıyla denetim mekanizması geliştirilmesi, kaçak kullanımın ortadan kalkması için dağıtım şirketlerinin gerekli tedbirleri alması sağlanmalıdır. Burada devlete düşen kayıp ve kaçak kullanımın sosyoekonomik boyutunu dikkate alarak "sosyal devlet" kapsamında elektriğin temel bir insani hak olduğu gerçeğinden hareket ederek çözümler üretmektir.

Kamu oyuna hatırlatmak istediğimiz bir husus da içerisinde TMMOB kanununda bulunduğu "TORBA YASA TASLAĞI" ile;

Bugün AKP, yarın iktidarda hangi parti varsa onun önünde, boynu kıldan ince, el pençe divan duran, 500 bin kişilik üniversite mezunu bir meslek örgütü yaratılmak isteniyor. Kamuoyunu TMMOB`nin bağımsız, özerk, halktan yana duruşuna destek olmaya çağırıyoruz.

Elektrik Mühendisleri Odası 

Samsun Şubesi Yönetim Kurulu

2 Ocak 2015