Tüm Haberlere Dön
ANKARA’DA 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLANDI
Haberler Ankara

ANKARA’DA 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLANDI

Ankara Kadın Platformu öncülüğünde gerçekleşen ve TMMOB Ankara İKK üyelerinin de yoğun olarak katıldığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü 8 Mart 2014 Cumartesi günü gerçekleştirildi. Son yılların en katılımlı eyleminde bir araya gelen binlerce kadın saat 13:00’de Kurtuluş Meydanı’nda “ERKEK EĞEMENLİĞİNE, DEVLETE, SERMAYEYE İTAAT ETMİYORUZ! DİRENİYORUZ!” pankartı arkasında yürüdüler.

Yürüyüş kortejiyle hareket eden kadınlar, rengarenk giysileri, talep ve tepkilerini dile getiren çeşitli dövizleriyle, Ziya Gökalp Caddesinin üzerinde bulunan yolun gidiş yönünü kullanarak Kızılay`a yürüdüler. Kadınlar yürüyüşleri boyunca AKP hükümetinin yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet ve zulüm politikasını protesto ettiler.

Bir saatten fazla süren yürüyüşün ardından Çankaya Belediye binası önünde miting yapıldı.

 

Burada okulan yazılı metinde şu sözlere yer verildi;"157 yıl önce bugün, işçi kadınlar, hayatları için, daha iyi çalışma koşulları için mücadele ediyordu. Ve o günden bu güne dünyanın dört bir yanında, her kimlikten, her milletten, her kesimden kadın; bu mücadeleyi başlatan, yaratan kadınları anmak, talep ve isyanlarını haykırmak, bu mücadeleyi yükseltmek için bir arada.

 

O gün, bu gündür işte!

Kapitalizme ve erkek egemenliğine karşı; emeğimiz, hayatlarımız, geleceğimiz özgürlüğümüz için bir aradayız.

Yüz elli yılı aşkın süredir verdiğimiz mücadeleyle kazandığımız haklarımızı gaspetmeye çalışanlara karşı, kazanılmış haklarımıza sahip çıkmak için buradayız!

Bizi esnek, güvencesiz, sendikasız, taşeronlaşmış iş koşullarına mahkum edip, emeğimizi çalmaya çalışanlara karşı buradayız!

Çalışma yaşamında kadın istihdamını artıracağız diyerek reklamı yapılan istihdam paketleri ile bizlere esnek, güvencesiz, sigortasız, sendikasız, kölelik koşullarında, ucuz işgücü olarak çalışmayı dayatanlara karşı buradayız.

Her biri bir katliama dönüşen iş cinayetlerine karşı, ‘emeğimiz bizim` demek için buradayız!

İş yerlerindeki mobing ve taciz karşısında erkek dayanışması gösterenlere karşı, fabrika kapıları üzerine kilitlendiği için yanarak can veren işçi kadınlar, servis yerine kamyonet kasalarında taşındığı için öldürülen tarım işçisi kadınlar, hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı için camdan düşerek can veren ev emekçisi kadınlar için buradayız.

Her biri bir katliama dönüşen iş cinayetlerine karşı, ‘emeğimiz bizim` demek için buradayız!

Bizi evlerde, mutfakla temizlik bezi arasına sıkıştıranlara karşı, görünmeyen emeğin sesini yükseltmek için buradayız! O gün, bu gündür işte!

Hergün erkekler onlarca kadını öldürür, yüzlercesini sakat bırakırken siz şiddet görmenize rağmen barıştırmak adı altında kadınları o cehennemlere geri yolladığınız için alanlardayız. Korumak uğruna kadınların hayatlarını gözden çıkardığınız ‘kutsal aileniz batsın` demek için buradayız.

Kız çocuklarına yönelik taciz, tecavüz karşısında sustuğunuz, evlendirilmeleri karşısında sessizliğinizi koruduğunuz için, gördüğü şiddetten uğradığı tacizden, tecavüzden ‘neden` hayır demedin, neden bağırmadın` diyerek kadınları sorumlu tuttuğunuz için buradayız.

13 yaşındaki kız çocuklarına tecavüz edenleri, ‘çocuğun rızası vardı` diyerek salıverdiğiniz için buradayız.

Kadının sinemaya gitmesini, telefonla konuşmasını, tek başına sokağa çıkmasını tahrik sayıp, haksız tahrik ve iyi hal indirimleriyle erkekleri kolladığınız için buradayız.

Kadına yönelik şiddet karşısında sizin erkek dayanışması ile suçluları görmezden gelen ‘erkek adaletiniz batsın` demek için buradayız!

Kadına yönelik şiddet karşısında sizin erkek dayanışması ile suçluları görmezden gelen ‘erkek adaletiniz batsın` demek için buradayız.

Eşcinsel, biseksüel ve trans kadınların yok sayılmasına, görünmezliğe mahkum edilmesine, zorla evlendirilmelerine, pornografik ve cinsel obje olarak gösterilmesine kabahatlar kanunu kapsamında para cezalarına çarptırılmalarına, nefret cinayetlerine uğramalarına, yargı ihlallerine, çalışma yaşamı, eğitim, barınma, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesine ve hak ihlallerine yaşamın her alanında ayrımcılığa ve şiddete uğramasına karşı buradayız!

O gün, bugündür işte!

HES`lerle suyumuzu, toprağımızı satıp ağaçlarımızı kurutanlara karşı yaşadığımız sokağı, yürüdüğümüz caddeyi, müşterek alanlarımızı gaskpediprant sahası haline getirenlere karşı, ranta dayalı kentsel dönüşümlerle bizleri yaşadığımız evlerden çıkarıp kentlerimizi parsel parsel satanlara karşı, sadece bu kentte yaşamaktan doğan haklarımızı savunmak için buradayız!

Yerel yönetimleri birer ihale kurumu haline dönüştürüp peşkeş çekenlere bu kentler, ‘bu caddeler, bu sokaklar bizim` demek için, ‘sokakları aydınlatacaksınız, kaldırımları yaparken Pazar arabalarını, çocuk arabalarını, topuklu ayakkabılarımızı düşüneceksiniz` demek için buradayız!

‘Kadın sığınakları ve danışma merkezleri açacaksınız, kadın istihdamını desteklemek için politikalar üreteceksiniz, yaşam alanlarımızla ilgili her türlü düzenlemeye bizlerle birlikte karar vereceksiniz` demek için buradayız!

Hem yerel hem de merkezi seçimlerde, belediye meclislerinden parlamentoya tüm karar organlarında eşit temsil istediğimiz, seçilme ihtimali düşük sıra ve bölgelerde kadınları aday yapıp sonra da bu göstermelik kadın adaylarınızla gözümüzü boyayamadığınız için buradayız!

O gün, bugündür işte!

Yeni başımızda hatta topraklarımızda süren ve gönderdiğiniz silahlarla daha da vahşileşmesini sağladığınız savaş politikalarınıza dur demek için,

Emperyalist politikalarınız sonu daha da büyüyen savaştan, katliamlardan kaçmak zorunda kalan Suriyeli göçmen kadınların bedenlerine göz diktiğiniz, taciz, tecavüz ettiğiniz için, evlenmeye mecbur ettiğiniz, yoksulluk ve şiddetle baş başa bıraktığınız için buradayız. Suriyeli göçmen kız kardeşlerimizle dayanışma göstermek için buradayız!

Emperyalist politikalarınıza, uluslararası baskıya, desteklediğiniz cinayet ve katliamlara rağmen, halkın öz gücüyle gerçekleştirdiği Rojava devrimini, Rojava`daki kadın devrimini ve Rojavalı kadınları selamlamak için buradayız!

Kendi topraklarımızda yıllarca süren savaşın ardından, yeşersin diye umut ettiğimiz barışa dair hiçbir somut adım atmayıp, sinsice oyaladığınız için, başta Kürt halhkı olmak üzere bütün halkların demokratik hakları çerçevesinde bir hayat sürmesine engel olmanız karşısında barış kararlılığımızı haykırmak için buradayız!

Kürt halkının barış ve kardeşlikte inadı karşısında Paris`te katledilen Sakine`nin, Fidan`ın ve Leyla`nın katillerini bulup, cezalandırmanın boynunuzun borcu olduğunu bir kez daha hatırlatmak için, dilini yasaklayıp susturduğunuz halkların anadillerini konuşma ve anadillerinde eğitim görmelerini sağlama görevinizi yerine getirmek zorunda olduğunuzu ir kez daha söylemek için buradayız!

Roboski`de elbirliği ile gerçekleştirdiğiniz katliamlarınızı unutmadığımızı, unutmayacağımızı, suçluların peşinde olduğumuzu haykırmak, direnen Roboskili ailelere karşı yürüttüğünüz baskı ve şiddete dur demek için buradayız!

O gün, bugündür işte!

Bizim zaten bildiğimiz, hergün ayrı bir bant kaydıyla ortalığa saçılan yolsuzluklarınıza dur demek için!

Siz hırsızlığın, rüşvetin meyvesi olan paralarınızın miktarını söylemekte bile güçlük çekerken cebinde bir ekmek parası olmayan yoksul kadınlar için!

Sizin yolsuzluklarınız, sosyal adalet yerine geçirmeye çalıştığınız sadaka kültürünün kapatamadığı yoksulluğa karşı, adil sosyal politikaların hayata geçmesi için, sizin hırsızlığınızla daha da büyüttüğünüz yoksulluğa karşı buradayız!

Siz bizi iyi tanıyorsunuz!

31 Mayıs gecesinden, 1 Haziran`dan tanıyorsunuz! Biz gücü karşısında dehşetle irkildiğiniz o çapulculardanız. Bizi o güzel, o uzun Haziran boyunca, biber gazı karşısında duran kırmızılı kadından, tomanın, tazyikli suyu karşısında direnen siyahlı kadından tanırsınız! Onbinlerce Taksim meydanını, Kızılay meydanının zaptedişimizden, Dikmen`den, Tuzluçayır`dan, Kuğulu Park`tan, Kennedy Caddesinden tanırsınız!

Biz, sizin sınırları demokratik teamülleri çoktan aşan nobranlığınız, otoriterliğiniz karşısında, ‘kes sesini` diyenleriz! Müşterek alanlarımızı talan talan etme girişiminiz karşısında, ağaçlarını, parklarını, kent hakkını savunanlarız.Hatırlayın! Bizi duydunuz! Biz her akşam o çok korktuğunuz tencere tava seslerini çıkaranlar, sizin ve medyanızın saldırganlığı en hafifinden suskunluğu karşısında memleketteki bütün kentlerin meydanlarını sloganlarıyla dolduranlardanız!

Hatırlayın! Sizin biber gazının, gaz bombalarınız, tomalarınız, plastik mermileriniz, joplarınız ve gerçek mermileriniz vardı, gerçek mermileriniz! Biz onbinlerceydik, elimizde yoldaşlığımız ve dayanışmamızla, birbirimize uzattığımız maskelerimizle, mendillerimiz, deniz gözlüklerimiz ve solüsyonlarımızla!

Siz gerçek mermilerinizle burada bu meydanda Ethem`i vurdunuz! Biz annesi Sayfı Sarısülük`e selamlarımızla yine bu meydandayız! Siz Ali İsmail`i öldürdünüz! Biz sizin insan yanınızı nasıl kaybettiğinizi mobese kameralarından gördük! Biz Emel Korkmaz`a selamlarımızla yine meydanlardayız! Mehmet Ayvalıtaş`ı, Ahmet Atakan`ı, Abdullah Cömert`i, Medeni Yıldırım`ı, Hasan Ferit Gedik`i öldürdünüz! Biz, Nuray Gedik`e, Emsal Atakan`a, Hatice Cömert`e, Fahriye Yıldırım`a selamlarımızla ve Mehmet`in acısına dayanamayıp yaşamını kaybeden Fadime Ayvalıtaş`ı anarak buradayız! Siz saldırdınız, hapsettiniz, öldürdünüz ama bir kazanacağız! 

Yaşasın Kadın Dayanışması!

Jin Jiyan Azadi – Kadın Yaşam Özgürlük"

Basın açıklaması metninin okunmasının ardından müzik dinletisi ve coşkulu halaylar ile etkinlik sona erdi.