3 Mart Pazartesi akşamı saat 18.30`da TMMOB İstanbul İKK Sekreterliği`nin çağrısıyla Galatasaray Lisesi önünde toplanan içinde Şubemizin üye ve yöneticilerinin de bulunduğu mühendis, mimar ve şehir plancılarının yaptığı basın açıklamasını TMMOB İKK Sekreteri Süleyman Solmaz okudu.
Açıklamada, çalışırken yaşanan ölümlerin kaza değil, cinayet olduğu ifade edilerek TMMOB`nin buna karşın 42. Olağan Genel Kurulu`nda (3 Mart 1992) Kozlu`da 263 madencinin yaşamını yitirdiği iş cinayetinin yıldönümünü "İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü" olarak ilan ettiği belirtildi.
Açıklamanın devamında İstanbul Tuzlada, Davutpaşada, Ankara Ostimde, Zonguldak Karadonda, Maraş Elbistanda, İstanbul Esenyurtta gerçekleşen iş cinayetleri hatırlatılarak bu listenin çok daha fazla uzatılabileceği ifade edilerek iş cinayetlerinin yaygınlığına dikkat çekildi.
Dünyada her 15 saniyede 1 iş cinayeti yaşandığının belirtildiği açıklamada Türkiye`deki iş cinayeti gerçeğinin nedenleri ve boyutu ise şu ifadelerle özetlendi: "Ülkemiz açısından durum oldukça vahimdir. Ülkemizde her gün ortalama 176 iş kazası olmakta, üç emekçi yaşamını kaybetmekte ve beş emekçi iş kazası sonucu iş göremez hale gelmektedir. Bu nedenle ülkemiz iş kazalarında Avrupa ve dünyada ilk sıralarda; ölümlü iş kazalarında ise Avrupada birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Bugün ülkemizde uygulanmakta olan neoliberal ekonomi politikaları sonucunda iş güvencesinin azalması, esnek çalışma biçimleri, çalışma koşullarının ağırlaşması, özelleştirme, sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırmanın yaygınlaşması, sosyal güvenlik ve güvenceden yoksun kayıt dışı işçilik ve çocuk işçi çalıştırma, yasal düzenlemelerdeki yanlışlıklar iş cinayetlerinin nedenleri arasındadır."
İş güvenliği önlemlerinin patronlar tarafından alınması gerektiği, devletin de bunu denetlemekle yükümlü olduğu belirtilerek, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği yasası çıktıktan sonra iş cinayetlerinin arttığı, devletin çıkardığı yasa ve uygulamalarla işçileri her türlü korumadan uzak bıraktığı, yaşanan kazalarda mühendis ve doktorları sorumlu tutarak kendi sorumluluğunun üzerini örtmeye çalıştığı ifade edildi.
Basın açıklaması, siyasi iktidarın TMMOB ve bağlı odaların söylediklerini dinlemesi ve uygulaması gerektiği ifade edilerek şu sözlerle sonlandırıldı: "İş cinayetleri kader değildir! İş cinayetleri engellenebilir, yeter ki bilimin ve tekniğin gereği yapılsın! Yeter ki her çalışmanın öznesi insan ve yaşam olsun!" Eylem sırasında "Çalışırken ölmek istemiyoruz!", "Kaza/kader değil cinayet!", "İşçiler ölüyor sermaye büyüyor!", "Taşeron çalışma ölüm demektir!", "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!" sloganları atıldı.