Tüm Haberlere Dön
EMO’DAN YATAĞAN İŞÇİLERİNE DESTEK
Haberler Genel Merkez

EMO’DAN YATAĞAN İŞÇİLERİNE DESTEK

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Denizli Şubesi, 6 Aralık 2013 tarihinde Yatağan Termik Santrali’nin özelleştirmesine karşı direnen işçilerin direniş çadırını ziyaret etti. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallarına ilişkin ihale ilanı verilmesi üzerine özelleştirmeye karşı direnişe geçen işçilere EMO Denizli Şubesi üyeleri destek ziyaretinde bulundu. Eylemin 82. gününde yapılan ziyarete Denizli’de 22 aydır direnişlerini sürdüren DEBA işçileri de katıldı.

Özelleştirilmelerine yönelik kararın Resmi Gazete`de yayımlanmasının ardından Maden-İş ve Tes-İş sendikalarına bağlı enerji ve maden işçileri, 17 Eylül 2013 tarihinde eylem başlattı. Yatağan Termik Santrali önünde, direniş çadırı kuran işçiler 24 saat nöbet tutuyor. Santral işçilerine destek ziyareti yapan EMO üyelerini ve DEBA işçilerini Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi Başkanı Süleyman Girgin ve Tes-İş Sendikası Yatağan Şubesi Başkanı Fatih Erçelik karşıladı. EMO heyeti, sendika temsilcilerinden ve işçilerden direnişe ilişkin bilgi aldıktan sonra bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

EMO Denizli Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Şavklı tarafından okunan basın açıklamasında şöyle denildi:

"Siyasi iktidar tarafından TBMM`de bir gece operasyonu ile çıkarılan torba yasa ile termik santrallarımıza kömür sağlayan linyit sahalarımız ve termik santrallar yerli-yabancı enerji tekellerine peşkeş çekilmek üzere özelleştirilmek isteniyor. 90`lı yıllardan bu yana süregelen özelleştirmeler; emperyalizmin, küresel sermayenin neoliberal politikalarının bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Amacı daha çok kar, daha çok sömürü, çalışanı, emekçiyi daha da yoksullaştırmaktır."

AKP`nin küresel sermayenin neoliberal politikalarının Türkiye`deki uygulayıcısı konumunda olduğu vurgulanan açıklamada, "İşyerlerimizi, alın terimizi, geleceğimizi yok etmek istiyorlar. Elektrik dağıtım şirketlerinin tümünü özelleştirdiler. Şimdi sıra elektrik üreten santrallarımıza ve madenlerimize geldi. Madenlerimizi parsel parsel satacaklar; yandaşlarına peşkeş çekecekler" denildi.

Özelleştirmelerin hep aynı söylemlerle gerçekleştirildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Kandırmaca hep aynıydı; rekabet ortamı yaratılacak, halk daha ucuz enerji kullanacaktı. Ama tam tersi oldu. Zam üstüne zam geldi, sömürü daha da arttı" tepkisi dile getirildi. Özelleştirmelere tüm toplumun birlikte tepki vermesi gerektiği ifade edilen açıklamada şöyle denildi:

"Bu soygunlara hep birlikte karşı çıkmalıyız. Teslimiyet emekçiye yakışmaz. İşte burada bu direnişiniz o açıdan çok önemli. Biz de sizlerin yanında olmaktan onur duyuyoruz. TMMOB ve onun bağlı örgütü EMO, kamu ve halk yararına olmayan hiçbir girişime izin vermemiştir. Özelleştirmelere başından bu yana karşı çıkmış, bilimden yana olmuş, emeğin emekçinin sesi olmaktan hiç bir zaman ödün vermemiştir. İş, emek, özgürlük mücadelesinin hep yanında olan bir meslek odası olarak bugün de sizlerleyiz, direnişinize destek olmaktan onur duyuyoruz."

Enerji alanında Türkiye`nin dışa bağımlı hale getirildiğine dikkat çekilen açıklamada, "Bu duruma gelinmesinde en büyük etken serbest piyasacı anlayışla yapılan özelleştirmelerdir. Ülkemizde artık enerjide elektrikte arz güvenliği diye bir şey kalmamıştır. Elektriğin yüzde 60`ını dışa bağımlı doğalgazdan sağlıyoruz. Doğalgaz musluklarının kesilmesi halinde enerjisiz kalacağımızı görmek herhalde zor değil. Bir de kamu malı termik santrallarımız ve madenlerimiz, amacı sadece kar olan sermayenin kontrolüne verilirse arz güvenliği diye hiç bir şey kalmayacak" denildi.

Siyasi iktidarın antidemokratik ve hukuk dışı uygulamalarının kınandığı açıklama, şu ifadeler ile tamamlandı:

"TMMOB ve EMO olarak iş, emek, özgürlük mücadelesi veren sizlerle birlikte olmaktan, onurlu direnişinize katkı koymaktan gurur duyuyoruz. Kazanana kadar omuz omuza birlikte olacağız. Bugün sizlerle buluşan tüm arkadaşlarım adına siz emekçi kardeşlerimize saygı ve sevgiler sunuyoruz."