Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
24. Dönem 3. Yasama Yılı
135. Birleşim 09 Temmuz 2013 Salı
DÖRDÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati: 19.58
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
-----0-----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 135‘inci Birleşiminin Dördüncü Oturumunu açıyorum.
478 sıra sayılı Kanun Teklifi‘nin görüşmelerine devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
Sayın milletvekilleri, saat 21.30‘a kadar grupların anlaşması sebebiyle ara veriyorum.
Kapanma Saati: 19.59
BEŞİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 21.36
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
-----0-----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 135‘inci Birleşiminin Beşinci Oturumunu açıyorum.
478 sıra sayılı Kanun Teklifi‘nin görüşmelerine devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
73‘üncü maddenin (p) bendinin bir alt bendinde üç adet önerge vardır, okutuyorum:
Sayın milletvekilleri şimdi okutacağım önerge beş yüz kelimeyi geçtiğinden özetini okutacağım, önerge tutanakta tam metin olarak yer alacaktır.(*)
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan 478 sıra sayılı Kanun Teklifinin 73 üncü maddesinin (p) bendinin (1) numaralı alt bendinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
Nurettin Canikli Sermin Balık Nurdan Şanlı
Giresun Elâzığ Ankara
Hakan Çavuşoğlu Osman Kahveci Mustafa Gökhan Gülşen
Bursa Karabük Kastamonu
Değişiklik Önergesi Özeti (Madde 73/p1)
3194 sayılı İmar Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dördüncü cümlesi ile ikinci fıkrasının üçüncü cümlesi yeniden düzenlenmek ve (c) bendinden sonra gelmek üzere 10 adet bent eklenmek suretiyle yapılan düzenlemede;
Onaylanan planların askıya çıkarılmasının yanı sıra, idarelerin internet sayfalarında 30 gün süreyle ilan edilmesi, parsel malikinin, mülkiyetiyle ilgili gelişmeleri zamanında takip edebilmesi sağlanmaktadır.
70
Planlar ve uygulamalarının Bakanlıkça belirlenen tanımlar, genel ve ruhsata ilişkin esaslara uygun olarak gerçekleşmesi, planların Bakanlıkça tesis edilen elektronik ortama aktarılması ve yapı ruhsatının bu sistem üzerinden alınması sağlanmaktadır.
Arazi kullanımı ve yapılaşmada çok başlılık ortadan kaldırılmakta, yapılaşma kararlarının sadece mekânsal planlarla alınabilmesi sağlanmaktadır. İmar Kanununun istisnası olan alanlarda ve korunacak alanlarda; üst kademe planı Bakanlıkça onaylanan alanlarda alt kademe planların da Bakanlıkça onaylanması, üst kademe planları Büyükşehirlerce onaylanan diğer alanlarda ise onay yetkisinin Büyükşehir Belediyelerince kullanılması sağlanmaktadır.
Üst kademe planlar ile alt kademe planlar arasındaki uyumsuzlukların üst kademe plan kararlarına uygun olarak giderilmesi, belirli bir alanla ilgili birbiri ile çelişen farklı düzenlemelerin olmaması sağlanmaktadır.
Plan müellifinin de kamu idareleri gibi, hazırladığı plana ilişkin kurum ve kuruluş görüşü alabilmesi sağlanmaktadır. Kurum kuruluşların plana dair görüşünü en geç 60 gün içinde vermeleri sağlanmakta, bu süre içinde görüş verilmezse, kurum veya kuruluşun olumsuz bir görüşünün bulunmadığı kabul edilerek planlamanın sürüncemede bırakılması engellenmektedir.
Kentsel asgari standartların, Bakanlıkça belirlenen esaslara uygun olarak çevre düzeni planı ile belirlenebilmesi sağlanmaktadır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığına; harita, plan, parselasyon ve yapılaşma süreçlerini denetleme, gerektiğinde mevzuata aykırılığı ortadan kaldırma ve ilgililer hakkında işlem tesis edebilme yetkisi verilmekte, bu işlemleri gerçekleştirmek üzere Bakanlık Merkez ve Taşra denetçilerini yetiştirme görevi verilmektedir.
Büyükşehir belediyesi sınırı il sınırı olarak belirlenen alanlardaki köyler ve kırsal yerleşmelerin, büyükşehir belediyesince aksine bir karar alınmadıkça veya plan yapılmadıkça kırsal alan statüsünü sürdürmeleri ve köy yerleşik alanlarında ruhsatsız ancak denetimli ve belgeli yapı inşa edebilmeleri sağlanmaktadır.
Eskiden yapılanlar da dâhil köylerdeki konutlarda kırsal yapı belgesi verilerek pansiyonculuk yapılabilmesinin önü açılmaktadır. Yola cephesi olmayan parsellere yeni yapı yapılması engellenmektedir.
Mimari dokusu nedeniyle önem arz eden köylerde muhtarlık katılımı ile köy tasarım rehberlerinin hazırlanması ve yapıların bu rehberlere inşa edilmesi sağlanmaktadır.
Köylerde ve kırsal özellik gösteren yerleşmelerde yapılan etüt ve projelerinin idarelerce veya Bakanlıkça yapılabilmesi sağlanmaktadır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığına; pilot olarak yerleşme oluşturma görevi verilmektedir. Bu nitelikli yapı yapmak isteyenlere proje ve uzun vadeli kredi desteği sağlanmaktadır.
Etüt ve projelerin idare dışında farklı kurum ve kuruluşlarca vizelenmemesi sağlanmakta, vize yapılmaması nedeniyle müelliflerin mesleki faaliyetlerinin kısıtlanması engellenmektedir.
Halihazır harita, imar planları ve parselasyon planlarında farklı müelliflerce yapılacak değişikliklerde ilk müellifin görüşünün aranmaması sağlanmaktadır.
İdare bünyesinde mimari estetik komisyonu kurulmakta, bu komisyonca özgün fikir ifade etmediği belirlenen projelerin farklı bir müellifçe değiştirilmesi hâlinde idarece ilk müellifin görüşünün alınmaması sağlanmaktadır.
Özgün fikir ifade etmesine rağmen eser sözleşmesinde farklı bir müellifçe işleme yapılabileceğine ilişkin hüküm bulunan hâller ile eser bütünlüğünü bozmadığına, estetik görünümünü değiştirmediğine, teknik, yönetsel amaçlar ve kullanım amacı nedeniyle zorunlu olduğuna karar verilen değişikliklerin müellifin izni olmadan yapılabilmesi sağlanmakta, ancak mimari proje asgari hizmet bedelinin tamamlanan yapılarda yüzde yirmisini, inşaatı süren yapılarda yüzde on beşini geçmemek üzere talep hâlinde telif ücreti verilmesine dair hüküm getirilmektedir.
71
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, bu okunan önerge toplam 2 sayfalık bir metni kapsıyor, özeti okundu şu anda. 500 kelimeden fazla olan önergenin kendisi okunmuş olsaydı toplam 2 sayfalık bir önerge metni okunmuş olacaktı.
Önerge metnine baktığınızda, bu maddede öngörülen (ı), (i) ve (j) bentlerinin, gerçekte değiştirilmesi öngörülen 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesi kapsamında değişlikler olmadığı görülecektir. Sözü edilen bentlerdeki değişiklikler gerçekte başka yasaların konusu olduğu hâlde, sadece İç Tüzük‘ün çeşitli sınırlayıcı hükümlerini bertaraf etmek için, onun etrafından dolanmak için İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesiyle ilgili imiş gibi bir düzenleme yapılmak suretiyle İç Tüzük‘e uygun hâle getirilmeye çalışılmıştır.
Bu düzenlemelerden (i) bendinde yer alan düzenleme, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘nu ilgilendiren bir değişikliktir. Bu değişikliğin, İç Tüzük‘e göre, orada yapılması gerekir. Buraya alınması, açıkça İç Tüzük‘e aykırılık oluşturuyor.
Yine, (j) bendinde söz edilen değişiklik, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında yapılması gereken bir değişikliktir ama İç Tüzük bunu engellediği için İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesiyle ilgiliymiş gibi bir düzenleme yapılmak suretiyle İç Tüzük‘e uygun hâle getirilmeye çalışılmıştır. (j) bendi, kısmen yine 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu‘yla ilgilidir. O da aynı mantıkla bu önerge metnine dâhil edilmiştir.
Önergenin sözünü ettiğim bentleri çıkarılmadığı sürece bu önergenin işlem görmesi İç Tüzük‘e aykırıdır Sayın Başkan. Lütfen, bu önergenin ilgili bentlerinin çıkarılması için gerekli müdahaleyi yapınız efendim.
BAŞKAN - Birleşime beş dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 21.44
ALTINCI OTURUM
Açılma Saati: 22.43
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
-----0-----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 135‘inci Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.
478 sıra sayılı Kanun Teklifi‘nin görüşmelerine devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Tam bir saat ara verdin, bir saat. Bir saattir Meclisi oyalıyorsunuz.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, aynı mahiyetteki diğer iki önergeyi okutuyorum:
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
Görüşülmekte olan Tasarı‘nın 3114 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde değişiklik öngören 73. maddesinin (p) bendinin (1) nolu alt bendinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.
Mehmet Akif Hamzaçebi Haluk Eyidoğan Sakine Öz
İstanbul İstanbul Manisa
Hülya Güven Aytun Çıray İzmir İzmir
Aynı mahiyetteki...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, efendim, bu ara vermeden önce ayağa kalkıp bir itirazda bulundum. Arkada bir değerlendirme yaptık hep birlikte. Tüm siyasi parti grup başkan vekilleri, Sayın Bakan, Komisyon Başkanı ve ilgili bürokratlar hazır olduğu hâlde oturumu açtınız. Siz tartışma konusu olan, Meclis oturumuna ara vermeye neden olan önergeyi bir kenara bıraktınız, sıradaki önergeleri okumaya devam ettiniz. Bir açıklama yapmadınız.
BAŞKAN - Hayır, o önergeye geleceğiz Sayın Hamzaçebi. O önerge üzerinde tartışacağız, problem yok o konuda.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Peki efendim.
BAŞKAN - O konuda problem yok diyorum. Diğeri aykırı olduğu için işleme alacağız, ondan sonra o önergelere geleceğiz.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Peki.
72
BAŞKAN - Aynı mahiyetteki diğer önergenin imza sahiplerini okutuyorum:
Mustafa Kalaycı Erkan Akçay Mehmet Günal
Konya Manisa Antalya
Alim Işık Oktay Vural Mehmet Şandır
Kütahya İzmir Mersin
BAŞKAN - Komisyon aynı mahiyetteki önergelere katılıyor mu?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Katılamıyoruz Sayın Başkan.
BAŞKAN - Hükûmet katılıyor mu?
ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI ERDOĞAN BAYRAKTAR (Trabzon) - Katılmıyoruz efendim.
BAŞKAN - Aynı mahiyetteki önergeler üzerinde Akif Hamzaçebi, İstanbul Milletvekili; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu maddede okunan iktidar partisi önergesi beşyüz kelimeyi geçtiği için önergenin kendisi okunmadı daha doğrusu, ona ilişkin bir özet okundu. Toplam A4 kâğıdı ebadında iki sayfayı dolduran ve İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesinde değişiklik öngören bir önerge bu, son derece önemli. Asıl konuşulması gereken, teklif metninde yer alan düzenleme değil, iktidar partisinin biraz sonra işleme girip girmeyeceğini bilemediğim ama okunup Genel Kurulun bilgisine sunulmuş olan önergedir.
Bu önergenin özeti şudur: Taksim Gezi Parkı olayları nedeniyle bütün Türkiye‘yi etkisi altına alan bu gelişmelerin faturasını, Hükûmet, Taksim Dayanışması içinde olan Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliğine, onu oluşturan odalara çıkarmaktadır. Başka hiçbir gerekçesi yoktur. Teknik olarak dayandığı hiçbir şey yoktur. Odaların mesleki denetim adına getirmiş oldukları projelerin vize edilmesi yönündeki uygulamayı ortadan kaldırmaya ve bu yolla odalara mali güç oluşturan o ödentilerin kaldırılmasına yönelik bir önergedir bu.
Her şeyden önce ifade edeyim ki, bu değişikliğin yeri İmar Kanunu değildir. İçeriğe katılmıyorum, siyasi bir önergedir ama aynı zamanda İç Tüzük‘e aykırıdır. İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesi gayet açıktır; görüşülmekte olan tasarı veya teklife konu olmayan, başka kanunlarda değişiklik öngören önergeler işleme konulmaz. Sözü edilen önergenin (ı) bendi, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odalar Birliği Kanunu‘nu, orada yer alan ilkeleri altüst eden bir anlayıştır, bir düzenlemedir, yapılması gereken yer 6235 sayılı Kanun‘dur. Orada değişiklik yapılması gerekirken, buraya İç Tüzük‘ün arkasından dolanarak bunun getirilmesi İç Tüzük‘e aykırılıktır.
Yine, onun bir sonraki bendinde, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren bir değişiklik, yine İç Tüzük‘ün 80‘inci maddesindeki kuralı arkadan dolanmak adına, 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesi içerisine dâhil edilmek suretiyle İç Tüzük‘e uygun hâle getirilmek istenmektedir. Bunu kabul etmek mümkün değildir. İç Tüzük tartışmasını ayrıca yaparız ama Taksim Gezi Parkı nedeniyle Türkiye‘de ortaya çıkan tabloyu bir demokrasi gözlüğüyle okumak varken, otoriter bir adam, otoriter bir yönetim gözlüğüyle okuyanların Türkiye demokrasisini kötüye götürmesinden, Türkiye‘yi kötüye götürmesinden endişe ederim. Hükûmet sürekli bu olaylar nedeniyle birilerine fatura çıkarmakla meşgul. Halkın yüzde 50‘sini diğer yüzde 50‘nin karşısına dikmekle, toplumu kutuplaştırmakla meşgul. Bu, kutuplaştırma politikasının uzantısı, onun göstergesi olan bir düzenlemedir. Ben iktidar partisine, Sayın Başbakana, Hükûmete, burada bulunan sayın bakanlara şu tavsiyeyi yapmak istiyorum: Kutuplaştırmaktan vazgeçin. Kutuplaştırma bu ülkeyi bölmeye götürür.
Değerli milletvekilleri, bakın, Taksim‘de palayla dolaşan bir vatandaş polis tarafından gözaltına alınmadı, dükkanına gitti, dükkanından evine gitti, sonra evine telefon edildi, "Lütfen karakola gelir misiniz?" şeklinde bir davet alınca kendisi karakola gitti, ifadesi alındı, savcıya gitti, mahkemeye çıkarıldı, mahkeme serbest bıraktı. Şimdi, iktidar partisi, Hükûmet şununla meşgul: Bu şahıs hangi partiye mensup acaba? Yani "AK PARTİ‘li değil bu vatandaş." demek için bir çaba sarf ediyor. Konu o vatandaşın AK PARTİ‘li olup olmaması değil, o palalı vatandaşa Hükûmetin, güvenlik güçlerinin, yargının kol kanat germesindedir. Aynı anlayışı buraya getiriyorsunuz, ülkeyi, toplumu bölüyorsunuz, yazık ediyorsunuz, yanış yapıyorsunuz.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
73
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Aynı mahiyetteki önerge üzerinde söz isteyen Mehmet Şandır, Mersin Milletvekili. (MHP sıralarından alkışlar)
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; zannediyorum öncelikle şu hususu çözmek lazım: Yani, değişiklik önergelerinin İç Tüzük‘ümüzdeki yeri 87‘nci madde. 87‘nci maddede önergeler ve gerekçeleri ve ikisi birlikte anılıyor. Beş yüz kelimeyi geçmesi hâlinde, önerge sahibi önergesine beş yüz kelimeyi geçmeyen bir özet eklemek zorundadır. Gerekçe için özellikle vurgulanan bu husus doğrudur, bunun birçok defa da örneği vardır, yapılmaktadır. Ama kanun maddesi hâline gelecek olan önergenin özetlenerek sunulmasına -on yıl geçkin bir deneyimimiz oldu- ilk defa rastlıyoruz.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Tarihte yok böyle bir şey.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) - "Örneği var mı?" diye sordum. Divandaki arkadaşlarımız "Var" dediler. Öncelikle bu şeklî konunun çözüme kavuşması, varsa bu örneğin getirilmesi gerekiyor.
Burada -Sayın Başkanın da dikkatini çekmesi lazım- önerge özeti olarak sunduğunuz bir kanun metni değil, metni olmaya uygun değil Sayın Başkan.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Gerekçe...
MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Gerekçe özeti mahiyetinde tanzim edilmiş yani bu değişiklik neden yapılıyor, bunu anlatmış.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Özet de beş yüz kelimeden fazla.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Bunu kanun maddesi olarak siz kanuna yazamazsınız. Böyle olunca bu önergeyi okutmanız ve tutanaklara geçirmeniz yani kanun metni hâlinde, madde metni hâlinde gelen önergeyi okutarak tutanaklara geçirmeniz gerekir. Eğer, kanun madde metni olarak okuduğunuz bu özeti geçirirseniz... Bu kanun maddesi değil, amir hüküm değil. Diyorsunuz ki burada: "...sağlanmaktadır.", "...sağlanmaktadır.", "...sağlanmaktadır.", "...engellenmektedir." Yani, yüklem özneyi tanımlamıyor. Önce bu şeklî yanlışın düzeltilmesi lazım.
Tekrar ifade ediyorum: Madde değişikliğinin, madde metninin, önerge metninin beş yüz kelimeyi geçmesi hâlinde, özetlenerek okunması örneğini kayıtlardan çıkartıp buraya getirmemiz lazım tatmin olmamız açısından.
Diğer hususa gelince, tabii, iktidar, idare görevinin yapabilmek için gereken hukuki düzenlemeyi yapacaktır, bu onun çok tabii hakkıdır, bir şey söylemiyorum ama doğrular doğru zamanda yapılırsa bir anlamı var.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - İktidar da yapmıyor bunu ya, milletvekili veriyor önergeyi.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Hayır, önergeyi iktidar grubu veriyor.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - İktidar Grubu veriyor, Hükûmet vermiyor.
MEHMET ŞANDIR (Devamla) - Evet.
Dolayısıyla, altında iktidar grubunun imzalarının olduğu bu önerge, bir anlamda Hükûmetin önergesi şeklinde, idarenin önergesi şeklinde. Ancak, doğrular doğru zamanda yapıldığı takdirde bir anlam ifade eder, fayda getirir. Şimdi, bir tartışmanın içindeyiz. Taksim Gezi Parkı‘nın olayları da söylenebilir, başka şeyler de söylenebilir. Ama bu tartışmayı körükleyici böyle bir düzenlemenin, bugün bunun yapılmasının, toplamda, sonuçta bir faydası yok. Endişe ederim ki gerginliği artıracaktır, birinci husus bu. Yani, ürküttüğümüz kurbağaya değecek mi bu yaptığımız şey?
İkinci husus şu: Değerli arkadaşlar, demokrasi, tabii ki burada tecelli ediyor ama sivil toplum önemli. Sivil toplumu budayarak, onu güçsüz bırakarak toplumu demokratikleştiremeyiz. Toplumun örgütlü gücü olan sivil toplumun siyasi tavrı, siyasi demokratik tavrı iktidarı ürkütmemeli. Eğer, varsa sektöre bir maliyeti -ki Sayın Bakan bunu ifade ediyor, inanmak durumundayız- buna tedbir geliştirebiliriz ama Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin gücünü ortadan kaldıracak, sahip olduğu güçle siyaset yapmasının önünü kesecek bir gayret siyasi iktidarın kendine olan öz güvenine yakışmaz bana göre. İkinci husus bu. Bir, gerginliği artırmamak; ikinci husus da sivil toplumu budamak doğru bir tavır olmaz. Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak bunu biz de tasvip etmeyiz.
Ama her şeyden önce burada kanun yapıyoruz, hukuk kuruyoruz, bunun şekle uygun olması lazım. Yani, hukuk değiştirebiliriz, hukuk kurabiliriz ama bunu yaparken hukuka uymak mecburiyetindeyiz. Eğer önergenin özeti konusunda geçmişte yaşanan bir
74
örnek yoksa -ben bugüne kadar hatırlamıyorum- bu madde önergesinin, değişiklik önergesinin özetlenmesi doğru olmamıştır. Eğer okunan özet tutanaklara geçecek, kanun maddesi hâline gelecekse bu da kanun yapma tekniğine aykırıdır.
Çok teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Evet, teşekkür ediyorum.
Aynı mahiyetteki önergeleri oylarınıza sunacağım.
Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önergeler kabul edilmemiştir.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Ama bu söylediklerimiz cevap bulmalı Sayın Başkan.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Önergeyi veren arkadaş çok çalışkan bir adam herhâlde ya!
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Söylediklerimiz cevap bulmalı yani burada boşuna konuşup oturup... Bu söylediklerimiz cevap bulmalı.
BAŞKAN - Oylattığımız önergeler o önerge değil Sayın...
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Anladım. Ben "Bizim önergemizi kabul edin." anlamında konuşmadım zaten.
BAŞKAN - Şimdi onu okutuyoruz.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Hükûmetin verdiği önergenin hem şekli hem de anlamı itibarıyla...
BAŞKAN - Şimdi okutacağız.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Ama bir cevap bulmalı. Cevapsız geçiştirerek... Konuş, konuş, gel otur; bunun anlamı yok. Tatmin edilmeliyiz, ikna edilmeliyiz.
BAŞKAN - O önergeyle ilgili düşüncelerimizi söylüyorum...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Ya, şimdi, Başkan, bu milletvekili, bu önergeyi veren milletvekili çok mu çalışkan, bu kadar hassas bir konuyu hazırladı, getirdi? Parlamentonun bütün kurumları, şeyleri baypas ediliyor. Olur mu böyle şey?
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, teklifin 73‘üncü maddesinin (p) bendinin (1) numaralı alt bendinde işleme aldığımız ve önceki oturumda özetini okuttuğumuz değişiklik önergesinin İç Tüzük‘e uygunluğu noktasında bazı itirazlar öne sürülmüştür.
Başkanlığımızın değerlendirmesine göre, 500 kelimeyi geçen önergenin özetinin okutulması İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesinin altıncı fıkrasının amir hükmü olup uygulama İç Tüzük‘e uygundur. Daha önce de çok sayıda özeti okutulan önergenin işleme alındığı malumumuzdur. 7 Kasım 2012 tarihli 17‘nci Birleşimde, 24 Temmuz 2008 tarihli 135‘inci Birleşimde olduğu gibi.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Hep AKP iktidarları. Hep AKP iktidarları, AKP çoğunluğuyla...
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Önergenin mi özeti, maddenin mi Sayın Başkanım? Bize tam bilgi verin.
BAŞKAN - Önergenin özeti Sayın Günal.
İfade ettiğim gibi, önergenin tam metni de gruplara dağıtılmış olup tutanağa da eklenecektir. Gruplara dağıtılmış olup önergede yer alan bentlerin ilgili maddenin konusuyla nitelik olarak açıkça bir örtüşmezlik arz ettiğinin tespiti mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, önergenin işlemden kaldırılmasını gerektiren bir İç Tüzük aykırılığı söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
Evet, şimdi okutuyorum önergeyi.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sorumluluk size ait arkadaşlar.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - İç Tüzük‘te "okunur" diye bir şey var mı Sayın Başkan? O söylediğiniz bir paragrafı bir okuyun, arkadaşlar yazmış ama söylediğiniz paragrafı bir okuyun bakalım, orada "özeti okunur" diyor mu, "özet eklenir" diyor. Bakın, burada "özet eklenir" diyor.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Parlamento 2008‘de falan başlamadı Sayın Başkan, 1800, 1920‘li, 1930‘lu yıllardan falan bir örnek varsa onları getirin ya. Bu, hep 2005, 2009‘da aynı problem... Böyle bir şey yok ya.
BAŞKAN - Sayın Günal, ben göndereyim siz tekrar okuyun isterseniz.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - "Bir özet eklemek zorundadır." diyor Sayın Başkan.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan
BAŞKAN - Bir saniye Sayın Günal, Sayın Hamzaçebi konuşsun, ondan sonra isterseniz.
75
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Şimdi, bakın, ben bir itiraz yönelttim size. Siz münhasıran önerge ve onun özeti konusunda bir değerlendirme yaptınız.
BAŞKAN - Mahiyeti konusunda da söyledim, tekrar edebilirim. Evet.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ben bu önerge metninin sözünü ettiğim bentlerinin İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesine göre burada görüşülemeyeceği değerlendirmesinde bulunmuştum. 87‘nci maddeye göre görüşülemez, siz bu konuda bir açıklama yapmadınız.
BAŞKAN - Evet, yaptım efendim. Tekrar edeyim: Önergede yer alan bentlerin...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Efendim, bakın ama şöyle kapsamlı... Ben şimdi, kanunların isimlerini verdim, birincisi dedim ki: 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesinde planlanan bu değişikliklerin o iki bentle ve devamındaki diğer bendin küçük bir kısmının, İmar Kanunu‘yla, o maddede sözü edilen planlama süreciyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Bunlardan birincisinin amacı, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘nun baypas edilmesidir. Doğrudan doğruya hedef odur ve biraz önce kürsüden yaptığım konuşmada da bunun gerekçesinin teknik değil, siyasi olduğunu ifade ettim.
BAŞKAN - Evet.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Gezi Parkı nedeniyle Hükûmetin cadı avı ope-rasyonunun bir uzantısı, bir parçasıdır bu. İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesi "Diğer kanunlarda görüşülmekte olan tasarı veya teklife konu olmayan ancak diğer kanunlarda değişiklik öngören önergeler işleme konulmaz." hükmünü amir, bu bir.
İki: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamına giren bir husus İmar Kanunu‘nun 8‘nci maddesinde değişiklik yapılarak İç Tüzük‘e aykırılık oluşturulmaktadır. Siz ne 5846 sayılı Kanun‘la ilgili bir açıklama yaptınız ne de 6235 sayılı Kanun‘la ilgili açıklama yaptınız, standart bir iki cümleyi burada okudunuz.
BAŞKAN - Evet, doğru.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, bakın, sizin yönetimlerinizde ben şu çok kısa zaman içerisinde bu ikinci kez İç Tüzük‘e açık aykırılığın arkasında durduğunuzu görüyorum.
BAŞKAN - Evet, o sizin değerlendirmeniz.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Bunu siz şahıs olarak kendinize uygun bulabilirsiniz ama ben, Başkanlık Divanına, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, o makamın saygınlığına yakıştıramıyorum. O makamın saygınlığına gölge düşürüyorsunuz.
Açıkça, 87‘nci maddeye aykırılık vardır. O maddeler, o hükümler çıkmadan bu önergeyi görüştüremezsiniz; aksi takdirde, tarafsızlığınızı yitirmiş olacaksınız, onu tescil etmiş olacaksınız.
BAŞKAN - Bu sizin görüşleriniz, ona saygı duyuyoruz. Ben de önergede yer alan bentlerin ilgili maddenin konusuyla nitelik olarak açıkça örtüşmezlik arz ettiğinin tespit edilmediğinden biraz önceki konuşmamda da bahsettim.
Tekrar ediyorum Sayın Başkan.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, bakın, biraz önce arkada bir saate yakın bir toplantı yaptık.
BAŞKAN - Evet.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Siz bir saat boyunca dinlediniz, dediniz ki en son: "Herhâlde bir uzlaşma yok, içeri geçelim." Yani bir değerlendirme yapmadınız ve görüşünüzü...
BAŞKAN - Bu değerlendirmeyi yapacağımı da söyledim size Sayın Hamzaçebi, orada.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Efendim ama görüşünüzü ben burada öğrenmek istiyorum. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında değil midir (i) bendindeki değişiklik? O değişikliğin orada yapılması gerekmez mi? Hükûmet bu değişiklikleri yapabilir, siyasi tercihi bu şekilde olabilir, görüşlerimiz farklı olabilir ama onun yapılması gereken yer bir başka yasa teklifi veya tasarısıdır. Getirir Hükümet veya teklif sahipleri, konuşuruz; biz muhalefetimizi yaparız, yasalaşabilir ama bu maddeye uygun değil efendim.
76
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, isterseniz Sayın Komisyon Başkanına da söz verelim. İçeride bahsedilen tanımlamayla, yasayla odaların görevlerinin nasıl tarif edildiğini anlatsın.
Buyurun Sayın Başkan.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Sayın Başkan, öncelikle şunu ifade edeyim: Teklifte yer alan (p) bendi, 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesinin (b) bendiyle alakalıdır. Peki, bu nedir, 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesi? 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesi, tamamıyla, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasıyla ilgili hükümleri ortaya koymaktadır. Bölge planlarından başlayarak daha alt ölçekteki planlara varıncaya kadar, bunların yetkilendirilmesi ve bununla ilgili düzenlemelerin neler olduğu bu maddede ortaya konulmaktadır.
Verilen önergeyle ise, tamamıyla, yine, 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesiyle doğrudan ilişkili olan, yine imar mevzuatıyla ilgili hususlar yer almaktadır.
Burada zikredilen maddeye baktığımızda şöyle ifade ediliyor (ı) bendi: Harita, plan, etüt ve projeler yani imar planlarına yönelik haritalar, planlar, etütler ve projeler, idare ve ilgili kanunlarında açıkça belirtilen yetkili kuruluşlar dışında yani herhangi bir kanunda belirtilen hususlar var ise bunlar saklı kalmak kaydıyla, meslek odaları dâhil başka bir kurum veya kuruluşun vize veya onayına tabi tutulamaz, tutulması istenemez. Vize veya onay yaptırılmaması ve benzeri nedenlerle müellifler veya bunlara ait kuruluşların büro tescilleri iptal edilemez veya yenilenmesi hiçbir şekilde geciktirilemez. Müelliflerden bu hükmü ortadan kaldıracak şekilde taahhütname talep edilemez. Dolayısıyla, bu bendin 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesiyle doğrudan ilişkili olduğunu düşünüyoruz.
İkinci husus, yine...
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Bir düğüm attınız, o düğümü de katmerli attınız, muradınıza erdiniz.
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - "Meslek odası" tabirini niye kullanıyorsun Başkan?
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Bundan sonra bayram yaparsınız.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Yok, efendim, ben teknik olarak...
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Hayır, hayır, Başkan, meslek odası...
BAŞKAN - Sayın Demiröz, bir saniye...
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Tamamıyla siyasi bir karardır.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Değerli arkadaşlar, ben tamamıyla teknik olarak bu açıklamaları yapıyorum.
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Teknik falan yok.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Elbette bunun değerlendirilmesi, takdiri sizlere ait.
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Hayır, hayır, şu cümleyi soruyorum Sayın Başkan: "Meslek odaları dâhil" niçin söylüyor?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Onu aktaracağım efendim, meslek odaları...
Şimdi, efendim, burada yer alan ifade, yani bu bent doğrudan doğruya birinci husus 3194 sayılı Kanun‘un 8‘inci maddesiyle ilgilidir. Ben bu konuda bir tereddüt olduğunu düşünmüyorum kendi açımdan, teknik olarak baktığım açıdan söylüyorum.
İkinci husus ise, biraz önce değinmiş olduğunuz "Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘nda yer almalı." şeklinde bir ifade oldu. Bu hususa yönelik, "Yani 6235 sayılı Kanun‘da bu yer almalı mı, almamalı mı?" şeklinde bir husus dile getirildi.
Şimdi, değerli arkadaşlar, 6235 sayılı Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘na baktığımızda, belki 30‘dan fazla mühendis ve mimarlar birliğinin değişik meslek mensuplarının tek bir çatı altında burada toplandığını görüyoruz.
Burada, kanundaki amacı, yani bu odanın, Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin amacı nedir diye baktığımızda, size, müsaade ederseniz okumak istiyorum: "Birliğin kuruluş amacı, bütün mühendis ve mimarları..."
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Bunu okumaya gerek yok Başkan ya.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Okumaya gerek yok.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Şimdi, o zaman son bölümünü okuyayım efendim, son bölümünü...
77
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Bunu önerge sahibi savunsun, niye savunuyorsunuz siz ya? Önerge sahibi çıksın, savunsun ya. Sen mi hazırladın bu önergeyi?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Hayır, ben, efendim...
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, niye müdahale ediyorsunuz? Lütfen bir okusun.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Nasıl bir şey bu Sayın Başkan, olur mu bu böyle bir şey?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Değerli arkadaşlar...
BAŞKAN - Okusun, söz verdik, Sayın Başkan açıklama yapıyor.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Önerge sahibi bunların farkında bile değil. Sahipleri çıksın, savunsun ya.
HALUK EYİDOĞAN (İstanbul) - Okuyarak kendinizi kandıracaksınız, o kadar.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Takdir sizin.
BAŞKAN - Açıklama yapıyor yerinden.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Komisyon ne zaman sahip çıkıyor bir önergeye ya, bir milletvekilinin önergesine?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Değerli arkadaşlar, bana teknik...
BAŞKAN - Açıklama yapıyor, söz verdik.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle bir şey olur mu ya!
BAŞKAN - Ne yapmamız gerekir peki? Böyle bir usul var mı?
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Dürüst olacak ya!
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Şimdi, değerli arkadaşım...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Parlamentonun bir sürü organı baypas ediliyor burada.
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, lütfen yerinize oturun.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Siz de Meclis Başkan Vekili olarak buna onay veriyorsunuz.
BAŞKAN - Açıklama yapıyor. Ne demek "Onay veriyoruz?" Hayır, öyle bir şey söz konusu değil.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle bir şey olur mu? Hani, komisyonlar, şunlar bunlar, niye tartışmıyor? Bu kadar teferruatlı bir madde, hiçbir yerde tartışılmıyor.
BAŞKAN - Önergeyi okuttuk, iddiaların sahiplerini dinledik; şimdi, Komisyon Başkanını dinleyeceğiz
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, Komisyon Başkanının açıklaması bitmedi daha.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Başkan, Komisyon Başkanı ne zaman muttali olmuş bunlara?
BAŞKAN - Lütfen ama, Komisyon Başkanı bir...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Başkan, böyle bir Parlamento olmaz!
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Demiröz, lütfen Komisyon Başkanının bir açıklamasını dinleyelim.
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Hayır bir dakika... Komisyon Başkanı bunu okurken Anayasa‘nın 135‘inci maddesi...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle bir Parlamento olmaz, böyle bir gelenek olmaz!
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Şimdi, müsaade...
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Arkadaşlar, sizde hiç inşaat mühendisi yok mu?
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle bir gelenek olmaz!
BAŞKAN - Lütfen oturun Sayın Uzunırmak.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Niye oturalım?
BAŞKAN - Ayakta durun o zaman, oturmuyorsanız, ne yapalım yani, ayakta durun o zaman. O zaman ayakta durun. Var mı böyle bir şey ya?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Özellikle mühendis ve mimar kökenli milletvekilleriyle iktidar muhalefet bir arada bir on dakika ara verilsin küçük bir toplantı yapılsın.
78
BAŞKAN - Yapıldı, bir buçuk saat yapıldı.
SAKİNE ÖZ (Manisa) - Komisyonda bari görüşülsün.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ne yapıldığının farkında mı iktidar milletvekilleri?
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle bir usul olmaz. Ne usul var, ne usturup var; böyle bir şey olur mu ya?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Böyle bir şey olmaz. Sayın Başkan, lütfen bilgi verilsin mühendis mimar kökenli milletvekillerine.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Böyle bir şey olmaz. Sayın Başkan, bakın, bakın...
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, lütfen oturun. Grup Başkan Vekiliniz ve diğer sayın grup başkan vekilleriyle birlikte toplantı yaptık biz içeride.
SAKİNE ÖZ (Manisa) - Sayın Başkan, Komisyonda bile görüşülmedi bu.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Bakın, bürokratlar, Meclis bürokratları bile 2008‘den, 2005‘ten örnek veriyor. Bu Parlamento 2002‘de kurulmadı. AKP çoğunluğunun olduğu bir Parlamento olarak kurulmadı bu Parlamento.
BAŞKAN - Sayın Uzunırmak, lütfen oturur musunuz?
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Bize örnek versinler. Bu uygulamalarda 1950‘den, 60‘tan, 70‘ten, 80‘den örnek versinler. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - En yakından örnek verdi, tabii ki verecek.
AHMET AYDIN (Adıyaman) - Sayın Başkan, Komisyon Başkanını dinleyecek miyiz?
BAŞKAN - Buyurun.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Sayın Başkan, bitiriyorum, bitiriyorum.
SAKİNE ÖZ (Manisa) - Sizin İmar Komisyonuna saygınız yok mu? Komisyonda bari görüştürün.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Benim burada yaptığım tamamıyla teknik bir değerlendirmedir ve takdirlerinize arz ediyorum.
Son bir cümleyi okuyorum, bu Kanun‘da yer alan Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘nun temel amacı: "Mühendis ve mimarlık mesleği mensuplarının müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak...
SAKİNE ÖZ (Manisa) -Sordunuz mu mimarlar odasına, mühendisler odasına sordunuz mu ki, menfaatlerini değerlendiriyorsunuz?
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - ...üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak."
MEHMET YÜKSEL (Denizli) - Dinleyin!
SAKİNE ÖZ (Manisa) - Anlıyorum ben, dinlemeden de anlıyorum. Sen anlayamadıysan onu bilemem ben.
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU BAŞKANI LÜTFİ ELVAN (Karaman) - Burada, Türk Mühendis ve Mimarlar Odalar Birliği Kanunu‘nun genel amacı ortaya konulmuştur. Dolayısıyla İmar Kanunu‘yla doğrudan ilişkili bir husus söz konusu değildir.
Arz ederim efendim.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan... Sayın Başkan...
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Sayın Başkan, ilk defa bir yeni usul gelişti; milletvekillerinin verdiği önergeyi Komisyon Başkanı savunmak durumunda kaldı. Böyle bir şeye ilk defa rastlıyoruz. Bu doğru bir şey değil.
BAŞKAN - Hayır, Komisyon Başkanından açıklama istedik efendim konuyla ilgili.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Anladım.
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Biz sizden açıklama istedik.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Yani bu Komisyonda görüşülen bir önerge değil, bu önerge burada verilmiştir. Bu önergeye Komisyonun sahip çıkması, kabul etmesi ayrı bir şey...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Ne zaman muttali oldu?
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Komisyon Başkanı her konuda açıklama yapabilir Sayın Başkanım.
79
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - ...ama önergeyi Komisyon Başkanının savunması ilk defa yaşanan bir hadisedir. Önerge sahiplerinin bu konuları anlatması lazım.
BAŞKAN - Sayın Şandır, bilgi sorduk Komisyon Başkanına, teknik olarak bilgi verdi.
SAKİNE ÖZ (Manisa) - Yanlış bilgi veriyor efendim, yanlış bilgi veriyor.
BAŞKAN - Bunun yanlışlık neresinde, anlaşılır gibi değil yani.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi.
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Böyle bir usul yok yani. Mesele, önerge milletvekillerinin değil, Komisyonun önergesi.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Burada milletvekillerinin değil, Bakanın imzası var. Bakın, burada... Önergenin orijinali nerede? Önergenin orijinali nerede?
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, buyurun lütfen.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Burada okunan, Divan Kâtibi tarafından okunanda şöyle bir imza var, bu imza Bakanın imzası. Önergenin orijinalini grup vermiş, Bakan nasıl o önergeyi özetliyor? Nasıl özetliyor, onu bir alıp çıkar mısın.
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, sizi dinliyorum, buyurun.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, birincisi, aynı şeyi söyleyecektim Sayın Genç‘le birlikte. Önerge sahiplerinin sözü edilen ve burada Genel Kurulun bilgisine sunulan özet metinde imzası yok. Önerge burada, önerge burada, imzalar burada, bu özetteki imza şu imzalardan hiçbirisine benzemiyor. Siz açıkça İç Tüzük‘ü ihlal ettiniz. Bu önerge özetiyle işlem yapılamaz.
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, önergenin kendisinde imzaları var.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Efendim, bir saniye, bir saniye...
BAŞKAN - Önergenin bir parçası yani, evet.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Bakın, bakın, Genel Kurulun bilgisine sunulan budur. Burada, bu özette önerge sahiplerinin imzasının olması gerekir; bu şart, bunu ortadan kaldıramazsınız. Bu bir.
İki: "Komisyonun görüşünü aldım." diyorsunuz. Yani bu, eğer Komisyon görüşü alacak iseniz, Plan ve Bütçe Komisyonunun görev alanına giren bir konu değildir, Plan ve Bütçe Komisyonundan geçmiş olan bir önerge değildir. Önerge sahipleri, bu konuda Genel Kurulun bilgisi nedir, açıklama yapabilirler ama öyle anlıyorum ki kendileri bu açıklamayı yapabilecek durumda değiller. Belki de burada değiller kendileri, onu da bilemiyorum.
Efendim, bu şekilde bir işlem yapılması, görüşmelere devam edilmesi mümkün değildir. Sizi İç Tüzük‘e uymaya davet ediyorum.
BAŞKAN - Efendim, İç Tüzük‘e uyuyoruz.
Biraz önceki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, önergenin 3194 sayılı Yasa‘nın 8‘inci maddenin (b) bendindeki değişiklikle ilgili, imar mevzuatıyla ilgili bir konu olduğu anlaşılmıştır.
İkincisi...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Yani bir saniye... Nasıl anlaşıldı Sayın Başkan?
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - İmar mevzuatıyla alakası yok.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Nasıl anlaşıldı? İmar mevzuatıyla ilgili değil bu.
AYTUĞ ATICI (Mersin) - İmarla ne alakası var?
BAŞKAN - Tabii ki görüşümü söyleyeceğim yani.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘yla ilgili bir düzenleme bu.
AYTUĞ ATICI (Mersin) - Yani bu, makine mühendislerini de bağlıyor Sayın Başkan.
BAŞKAN - İkincisi, önergenin 6235 sayılı Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu‘ndaki görev tanımıyla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Hem içerdeki tartışmalardan hem de biraz önce Sayın Komisyon Başkanının 6235 sayılı Yasa‘nın görev tanımını okuduğundan çok net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla bu önergenin İç Tüzük‘e aykırı bir durumu söz konusu değildir.
Buyurun.
80
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ben şu cümlenizden üzüntü duyuyorum: "Komisyon Başkanının yaptığı açıklamadan, okuduğu maddeden çok net bir şekilde ortaya çıkmıştır." Yani bizlerin okuduğu metinden...
BAŞKAN - Birlikte okuduk içeride Sayın Hamzaçebi yani görev tanımını hep birlikte okuduk orada.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, siz içeride bir yorum yapmadınız. Siz iktidara kulak vermeyi bırakın Sayın Başkan, lütfen, rica ediyorum, olmuyor.
BAŞKAN - Ben size de kulak veriyorum, deminden bu tarafa sizi dinliyorum Sayın Hamzaçebi.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - O zaman, ben size bir yorum yapayım, içeride yaptığım yorumu burada yapayım Genel Kurul da dinlesin.
Mikrofonu açar mısınız.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Şu okunan önergedeki tek imza var. Bu kimin imzası?
Sana soru soruyorum Meclis Başkanı. Şurada okudu biraz önce Divan kâtibi...
BAŞKAN - Sayın Genç, lütfen oturun.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Sana ne ben oturacağım, sana ne...
BAŞKAN - Grup başkan vekiliniz konuşuyor, önce ona saygılı olun.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Çok açıkça şu önergeyi soruyorum, şu imza kimin?
BAŞKAN - Grup başkan vekiliniz konuşuyor.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Ya, ben milletvekiliyim, burada milletvekilinin konuşma hakkı var.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Hamzaçebi, sizi dinliyorum efendim.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Milletvekili burada parya değil senin gibi. Tamam mı?
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Kamer Bey... Kamer Bey...
BAŞKAN - Buyurun.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Değerli milletvekilleri, öncelikle Sayın Başkan bu önerge özetindeki imzanın kime ait olduğunu açıklamak zorundadır. Burası Parlamento. Kim, uzman mı attı bu imzayı, bakan mı attı, başka bir milletvekili mi attı, bunu Parlamento bilme hakkına sahiptir, siz bu bilgiyi vermek zorundasınız. Bu, bir.
İki, içeride yaptığım yorumu Genel Kurulun bilgisine sunuyorum. Bir değerlendirme yaptınız, Komisyon Başkasının açıklamasından net bir şekilde anlaşılmıştır. Ben öyle anlamıyorum kanunu. Anayasa‘nın 135‘inci maddesi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenler ve bu kuruluşların amacının mesleki dayanışmayı sağlamak, mesleki standartları yükseltmek yönünde olduğunu hükme bağlar -cümleler böyle değil ama özü, özeti budur- ve bu kuruluşların kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu yine aynı madde hükme bağlar.
Anayasa‘nın 124‘üncü maddesi de "Bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri yönetmelik çıkarma yetkisine sahiptir." hükmünü taşımaktadır yani Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği ve diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları Anayasa‘nın 124‘üncü maddesine göre yönetmelik çıkarabilirler. Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği de bu çerçevede muhtelif yönetmelikler çıkarmıştır. Çıkarmış olduğu yönetmeliklerin ve 6235 sayılı Kuruluş Kanunu‘nun amacı mesleki dayanışmayı, mesleki standartları yükseltmek ve bu şekilde mimarlık, mühendislik mesleğinin yüksek standartlara oturmasını sağlamak suretiyle halkta olan güven duygusunu artırmaktır.
Çıkarılan yönetmeliklerin birinde projelerin mesleki denetimini sağlamak üzere, bir mesleki denetim zorunluluğu getirilmiştir. Yani, mimarlar ve mühendisler hazırlamış oldukları projeyi ilgili odaya sunarlar, oda bunun mesleki açıdan denetimini yapar, mesleki denetim yapılır, bu süzgeçten geçer, buna uygun olduğu anlaşılan projeler tekrar onaylanarak ilgili proje sahibine verilir. Bu sırada oda bir denetim ücreti elde eder. Hükûmetin hedefi, bu denetim ücretini ortadan kaldırmak suretiyle odaları zayıflatmaktır. Ben de bir açıklama yaptım şimdi, Anayasa‘nın vermiş olduğu yetkiyle bu odalar yönetmelik çıkarabilir, yönetmelikle de böyle bir düzenlemeyi yapabilirler. İlgili kanunda, 6235 sayılı Kanun‘da bu konuda açık bir hüküm aramaya gerek yoktur. Anayasanın ve yasaların yasaklamadığı konuda bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri idari her türlü düzenlemeyi yapabilir. Örneğin Anayasanın yasaklamadığı bir konuda, yasaların yasaklamadığı bir konuda Bakanlar Kurulu, bir Bakanlar Kurulu kararı çıkarıp düzenleyici bir tasarrufta bulunabilir, hiçbir engel yoktur buna. Bunun örnekleri çoktur.
81
Lütfen, Kanunlar ve Kararlar Müdürlüğüne talimat verin, bunun örneklerini sizlere getirsinler. Aynı şekilde, Mühendis ve Mimar Odaları Birliği de 6235 sayılı Kanun‘un açıkça yasaklamadığı, tam tersine "mesleki dayanışmayı, mesleki kaliteyi, mesleki standartları yükseltmek" kavramları adı altında izin verdiği bir çerçevede her türlü yönetmeliği yapabilir. Hiç tereddüt etmiyorum, o yönetmeliğin yasaya, Anayasaya uygunluğu konusunda. Benim için de bu konu nettir.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Buyurun Sayın Elitaş.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, İç Tüzük‘ün 87‘inci maddesi...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Yahu, 87‘inci maddeyi herkes biliyor. Önergenin metni burada nasıl okunuyor, tutanaklara geçiyor?
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesi, altıncı fıkrasını aynen okuyorum: "Değişiklik önergeleri gerekçeli olarak verilir. Değişiklik önergeleri ve gerekçeleri beşyüz kelimeden fazla ise..." "Değişiklik önergelerinin gerekçeleri" diye bir ifade yok. Sadece "Değişiklik önergeleri ve gerekçeleri beşyüz kelimeden fazla ise, önerge sahibi önergesine beşyüz kelimeyi geçmeyen bir özet eklemek zorundadır." Başkanlık Divanının, Kanunlar Kararların bizim önergemizin beş yüz kelimeyi geçmesi münasebetiyle İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesi ve şu andaki görüşmekte olduğumuz 91‘inci madde çerçevesindeki temel kanun hükümlerinde de nitekim bu belirtilmiştir. Özetteki imza bana aittir. AK PARTİ Grubu adına verilmiş bir önergedir. Ki, İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesi ve 91‘inci maddesinde...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Önergede ismi yok efendim. "Önerge sahibi" diyorsunuz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, susturursanız konuşacağım.
"Her siyasi parti grubunun önerge verme hakkı saklıdır." diye ifade etmiştir. AK PARTİ Grubu adına verilmiş önergenin özetinin verilmesi de İç Tüzük‘ün 87 ve 91‘inci maddesine göre, yetkilendirilmiş bir Grup Başkan Vekili olarak imza bana aittir.
İkincisi: Şu andaki değiştirmekte olduğumuz 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesi kesinlikle mimarlar, mühendisler odalarının görev ve yetki alanlarıyla ilgili bir konu değildir. Nitekim, 6235 sayılı Kanun‘da da ücret almayla ilgili herhangi bir düzenleme yokken Kanun Hükmünde Kararname‘ye dayandırılarak ve Katma Değer Vergisi Kanunu‘na dayandırılarak ortaya çıkarılmış bir yönetmelikle alınmış bir ücrettir. Kanun‘da bulunmayan bir hükmün yönetmelikle ücret alındığının ifadesi Danıştay tarafından da nitekim ertelenmiştir. Burada, meslek mensuplarının mesleki faaliyetlerini icra etmek, bu manada da gelişmelerini artırmak adına yaptıkları bir gelir artırıcı unsur değil, sadece meslek mensuplarının faaliyetleri konusundaki ortaya çıkacak yaptıkları eylemlerden, işlerden dolayı Mimar, Mühendisler Odaları Birliğinin meslek mensuplarından aldığı parayı yönetmelik çerçevesinde aldığı bir düzenlemedir. Yani, biz burada, 6235 sayılı Kanun‘da herhangi bir değişiklik yapmıyoruz, yapılan iş tamamen İç Tüzük‘ün 87‘nci maddesine uygun, 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 8‘inci maddesini değiştirip ilave bentler ekliyoruz. Bu da İç Tüzük‘e aykırı bir durum oluşturmamaktadır. Başkanlığın görüşleri aynı şekilde doğrudur.
Teşekkür ediyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Önergeyi okutuyorum...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan...
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, konu tamam.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Efendim, bir konu netleşmedi. Bakın, biz sizden bu önerge özetindeki imzanın kime ait olduğunu sorduk, uzun süre muallakta kaldı, şimdi Sayın Grup Başkan Vekili diyor ki: "Bu önerge bana ait." Yani, bilemiyoruz, kendisine mi ait? Elbette inanmak isterim.
BAŞKAN - "Bana ait." diyor, şimdi konuştu, tüm Genel Kurul dinledi Sayın Hamzaçebi.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Önergede imzası yok Mustafa Elitaş‘ın.
82
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ayrıca, önergede imzası yok, İç Tüzük‘ün ilgili maddesi açık, "önerge sahipleri bir özeti ekler." diyor, "önerge sahipleri", kendisi önerge sahibi değil.
BAŞKAN - Önerge sahiplerine imzalatalım.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan, önergeyi kabul ettiğimi ifade ettim Grup Başkan Vekili olarak, şimdi imzalıyorum.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Niye şimdi gidip atıyorsun imzayı o zaman?
MEHMET GÜNAL (Antalya) - Oradan niye konuşuyor, anlamadık, buradan konuşsun.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, bakın, şu ana kadar yapılan tartışmalarda sizin konumunuz gölgelenmiştir.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Korsanlık var.
AYTUĞ ATICI (Mersin) - Okunan önergeye nasıl imza atıyorlar? Önerge okundu, şimdi imza atıyor.
BAŞKAN - Niye gölgelensin? Size göre gölgelendi Sayın Hamzaçebi. Niye gölgelensin? Hiç de öyle değil benim...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Başkan, bikorsanlık var, korsanlık.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Siz hukuk... Efendim, bakın, görüyorsunuz...
BAŞKAN - Biraz önce yine aynı şeyi Sayın Şandır‘da yaptık, konuşmayı yaptıktan sonra imzalattık Sayın Hamzaçebi, her zaman yaptığımız şey.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Başkan, bir korsanlık var, korsanlık.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, lütfen... Bakın, rica ediyorum. Yani, lütfen samimi olalım. Söyleyin ki "Yahu, kusura bakmayın Sayın Genel Kurul, bunu atlamışım." deyin, bari bir özür dileyin, lütfen. Böyle bir şey olabilir mi?
BAŞKAN - Sayın Hamzaçebi, ne yapmamız gerekiyor imza konusunda?
SAKİNE ÖZ (Manisa) - Önergeyi geri çekmeniz gerekiyor.
BAŞKAN - Konuşmasında Sayın Elitaş kendisine ait olduğunu söyledi, geldi, imzaladı.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Ama bakın, şu ana kadar demek ki hukuksuz bir önergeyi görüşüyoruz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Olur mu öyle şey canım?
BAŞKAN - Lütfen Sayın Hamzaçebi...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Bir önerge özeti, hukuken görüşülebilir bir önerge değil.
BAŞKAN - Evet, tartışma bitmiştir.
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa) - Tartışma niye bitiyor Sayın Başkan! Bu bir gece yarısı önergesidir, bunu kabul etmemiz mümkün değil.
BAŞKAN - Önergeyi okutuyorum...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Başkan, usul tartışması açıyorum efendim, usul tartışması... Bu şekilde devam edemeyiz.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Lehte...
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Lehinde...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Aleyhte...
VELİ AĞBABA (Malatya) - Aleyhte...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Aleyhte...
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Aleyhte...
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Lehte...
RECEP ÖZEL (Isparta) - Lehte...
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - İlk başta ben söyledim, lehte.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Aleyhte Özgür Özel.
BAŞKAN - O zaman tutanakları isteyeceğim, kim önce, kim sonra istedi.
Beş dakika ara veriyorum.
Kapanma Saati: 23.24
YEDİNCİ OTURUM
Açılma Saati: 23.41
83
BAŞKAN: Başkan Vekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER: Muharrem IŞIK (Erzincan), Bayram ÖZÇELİK (Burdur)
-----0-----
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 135‘inci Birleşiminin Yedinci Oturumunu açıyorum.
478 sıra sayılı Kanun Teklifi‘nin görüşmelerine devam edeceğiz.
Komisyon ve Hükûmet yerinde.
Evet, tutanakları getirttim, sırasıyla okuyorum:
"Ali Uzunırmak (Aydın) - Lehte...
Mustafa Elitaş (Kayseri) - Lehinde...
Mehmet Akif Hamzaçebi (İstanbul) - Aleyhte...
Veli Ağbaba (Malatya) - Aleyhte..."
Sonra devam etmeme gerek var mı? Özgür Özel aleyhte, Mehmet Akif Hamzaçebi tekrar aleyhte, Osman Aşkın Bak lehte, Recep Özel lehte.
KAMER GENÇ (Tunceli) - Hayır, ben de istedim, niye kuraya dâhil etmediniz?
MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Yahu, kura mı olur Kamer Bey? Kura değil, sıra. Bunu en iyi sen bilirsin.
BAŞKAN - Evet, usul tartışması açıyorum.
Lehte söz isteyen Ali Uzunırmak, Aydın Milletvekili.
Buyurun Sayın Uzunırmak.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Sayın Başkan çok teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, Parlamento gelenekleri çok uzun yıllarda oluşur, teamüller çok uzun yıllarda oluşur. Divan, birtakım konularda görüş alırken sadece 2005‘ten öteye gidememektedir, 2008‘den örnek vermektedir ve aynı iktidar partisinin çoğunlukta olduğu bir Parlamento dönemine hep örnekler rastlamaktadır. Bu, açı bir durumdur. Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu 2002 yılında teşekkül etmedi. Bize, uygulamalarda, teamüllerde 1930‘lardan, 1940‘lardan, 1960‘lardan, 1970‘lerden örneklerle 2005‘deki, 2008‘deki örnekleri destekleyen örneklemeler yapmalıdırlar. Diğer türlü, aynı çoğunluğun yıllarca süren tahakkümü altında çalışmış bir parlamento teamülü oluşmuş izlenimi gelir.
Değerli milletvekilleri, buradaki tartışmada elbette ki önergenin verilmesinden savunulmasına varıncaya kadar arkadaşlarımızın bir telaş içine düştüğü görülmektedir, bu da Başkanlık Divanının gözünden kaçmamalıdır. Yani, verilen önergedeki maddenin uzunluğundan önergenin gerekçesindeki imzasından başka alanlarına varıncaya kadar doğru bir tartışma yapılamamaktadır. Böyle bir Parlamento geleneği olmaz. Burada korsan miting yapar gibi korsan kanun yapılamaz. Yani, bu kadar içerikli bir teklifi, bu kadar içerikli bir kanunlaşma maddesini komisyonlardan, Parlamentonun organlarından tartışmadan kaçırarak gecenin bir vaktinde böyle, bu şekilde kanunlaştırma ne ülkenin ne sizin ne de halkın menfaatine olur; bu, sizlerin de menfaatine olmaz değerli arkadaşlar. Dolayısıyla, bu tartışmayı ben usul olarak Başkanın tercih ve inisiyatif kullanarak İç Tüzük‘teki hükümlerin ve gelinen noktada bu önergenin Başkanlık Divanı tarafından görüşülmemesinin, Başkanlık Divanının lehinde olacağı kanaatini taşıyorum ve son söz olarak bir şey söylüyorum değerli arkadaşlar. Bu ülke hepimizin ülkesi, bu millet bizim milletimiz. Maalesef birtakım uygulamalarda AKP Hükûmetinin geldiği gün, devrin Mescidi Dırârı olmuş gününe gelmiştir.
HÜSEYİN BÜRGE (İstanbul) - Hiç doğru değil.
ALİ UZUNIRMAK (Devamla) - Dolayısıyla bu çok dikkat çekici bir noktadır. Bir an evvel bu zoraki uygulamalardan AKP‘nin kaçınması gerekmektedir.
Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Kot pantolonla gelmişsin.
ALİ UZUNIRMAK (Aydın) - Yasak değil, serbest.
MUHARREM VARLI (Adana) - Sana mı soracak her şeyi. Gel terbiye et, gel.
BAŞKAN - Tutumumun aleyhinde söz isteyen İstanbul Milletvekili, Akif Hamzaçebi.
84
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul) - Sayın Özgür Özel‘e devrediyorum efendim.
BAŞKAN - Özgür Özel...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Konunun İç Tüzük‘e aykırı kısımlarıyla ilgili Sayın Grup Başkan Ve kilimiz detaylı olarak açıklamalarda bulundu. Bunları tekrar etmeden ve burada böyle bir konuşma yapacak olmaktan büyük bir üzüntü duyarak, kendi adıma ve Türkiye demokrasisi adına büyük bir kaygı duyarak sözlerime başlamak istiyorum.
Anayasa‘nın 135‘inci maddesi kamu kurumu niteliğinde meslek örgütlerinin kurulmasını gerektiriyor ve 6235 sayılı Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği de buna göre kurulmuş durumda. Ayrıca 3458‘de Mühendis ve Mimarlar Hakkındaki Kanun. Bu kanunlar Anayasa‘dan güçlerini alıyorlar ve bu odalar kamu kurumu niteliğinde meslek örgütleri. Dünyanın her yerinde, bütün demokrasilerde bu tip meslek örgütleri var.
Bu meslek örgütleri eğer ülkenin demokrasisi gelişmemişse sadece bir çıkar grubu gibi davranıyor ama demokrasi geliştikçe bunlardan birer sivil toplum refleksi göstermesi bekleniyor. Aksi takdirde sivil toplum refleksi göstermeleri de onları ister istemez iktidarın yapmış olduğu icraatlara karşı muhalif bir tavır içine götürüyor. Gelişmiş demokrasilerde ülkeyi yönetenler bunu bir fırsat olarak görüyorlar çünkü kamu eliyle yaptıkları bazı icraatların Parlamento içindeki muhalefetin süzgecinden kaçmış olabilir, Parlamento dışı muhalefetin süzgecinden kaçmış olabilir ama siyaset dışı muhalefet odakları olarak bu sesler son derece önemli ve ülkenin demokrasisine katkı sunan sesler. Ama gelişmemiş ülkelerde sivil toplum kuruluşu refleksi bir yana bu meslek örgütlerine iktidarlar yandaşlık bekliyorlar, kendilerinden taraf olmasını... Orayı ele geçirmeye çalışılıyorlar. Bunu yapamadıkları takdirde, taraf yapamadıklarında bu sefer bertaraf etmeye çalışıyorlar. Taraf olmayanın bertaraf olacağıyla ilgili bir söylem hepimizin kulağının şurasında herhâlde asılıydı. İşte, bu gece o bertaraf etme gecelerinden bir tanesi. (CHP sıralarından alkışlar)
RECEP ÖZEL (Isparta) - "Bitaraf olan" o, "bertaraf olan" değil. "Bitaraf olan bertaraf olur."
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Siz eğer sadece size muhalif ve doğruları söylüyor diye, sıra gazetecilerden, milletvekillerinden, öğrencilerden sonra şimdi meslek örgütü yöneticilerine geldiyse şu anda içeride tutuklu olanlar ve onların örgütlerini nasıl yönettiklerini tarif eden kanunlarına geldiyse işte, bu gece belki de bu Parlamentoda artık gitgide diktatörleşen bir rejimin meslek odaları üzerinden sarı öküzü talep etme gecesidir. Siz bu gece bunu alırsanız, hepimiz bunu biliyoruz ki, Türkiye bunu bilsin ki yarın sıra diğer meslek odalarında, barolarda, ardından sendikalarda ve en nihayetinde herkes şunu bilsin ki siyasi partilerdedir ve bu ülkeyi tek partili rejimden çok partili rejime geçiren CHP‘nin taşıdığı onurun tersine...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...sizler bu ülkeyi tek partili bir rejime götürerek altını çizeceksiniz.
Hepinize saygılar, selamlar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Rahat olun, rahat!
HÜSEYİN BÜRGE (Konya) - Özgür, sen tek partili dönemden gelmişsin.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Lehte söz isteyen Mustafa Elitaş, Kayseri Milletvekili. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz mesele İç Tüzük 87‘ye aykırı olup olmadığıyla ilgili. İç Tüzük 87 de açık ve net ve tasarı metnine baktığımız takdirde, tasarı metninde 3194 sayılı...
KAMER GENÇ (Tunceli) - Tasarı değil teklif, teklif bir defa onu öğren öyle gel. Teklif orası tasarı değil.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla) - ...Kanun‘un 8‘nci maddesinin (b) fıkrasındaki yapılan d