Tüm Haberlere Dön
Haberler Ankara

TMMOB VE EMO`DAN REYHANLI KATLİAMI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, Hatay Reyhanlı`daki patlamalar üzerine açıklama yaparak “Reyhanlı’da kaybettiğimiz canlarla sarsıldık. Kahrolsun emperyalizm, yaşasın halkların kardeşliği” derken Elektrik Mühendisleri Odası 43. Dönem Yönetim Kurulu, Reyhanlı`da yaşanan gelişmeler üzerine yazılı bir açıklama yaparak, ülkemizin savaş bataklığına sokulmak istenmesine tepki gösterdi. Açıklamada, Reyhanlı`daki gelişmelere ilişkin yayın yasağı getirilmesi de protesto edilirken, savaş politikalarına son verilmesi istendi. Her iki açıklamaya haberin devamından ulaşabilirsiniz.

 

 

REYHANLI‘DA KAYBETTİĞİMİZ CANLARLA SARSILDIK.

KAHROLSUN EMPERYALİZM! YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ!

Hatay Reyhanlı`daki patlamalarla onlarca canımızı kaybettik. Onlarca insanımız yaralandı. Kaybettiğimiz canlarımız için hepimizin başı sağolsun. Yaralanan insanlarımıza acil şifa diliyoruz.

2 Aralık 2012‘de Antakya‘da gerçekleştirdiğimiz TMMOB Hatay Kent Sempozyumumuzda söylediklerimizin ne kadar gerçekçi olduğu ne yazık ki, kaybettiğimiz canlarımız ile bir kez daha ortaya çıktı.

Biz demiştik:

"TMMOB, kent sempozyumları aracılığı ile kentlerimize aklın ve bilimin gözünden mercek tutar, mevcut durumu analiz eder ve sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunar. TMMOB, bu anlayışla Hatay‘a mercek tutarsa, Suriye‘de başlatılan iç savaş ve işgal sürecinin bu kentin temel sorunu haline geldiğini de asla görmezlikten gelmez. Yani TMMOB, emperyalizmin yönelimleri doğrultusunda aktif taşeronluk rolünün pervasızca yürütülmesinin sonuçlarının Hatay‘ı ne hale getirdiğini ve bu gidişatın özellikle Hataylılara neye mal olacağını cesurca, tereddüt etmeden ortaya koyar.

Tarihe baktığımız zaman Hatay`ın medeniyetlerin köprüsü, buluşma ve etkileşim noktası olduğunu görürüz. Kentin bu özelliği Hatay`ın bugünkü yapısının oluşmasında en büyük etkendir. Hatay‘a bu bakımdan Ortadoğu`yu büyük oranda yansıtan bir minyatür de diyebiliriz. Özellikle bu yapı, Suriye‘de yaşanan parçalanma ve iç savaşın kırılma noktalarını bünyesinde taşıdığı için bölgedeki gerilimlerin günlük yaşama doğrudan yansımasına yol açıyor. Suriye‘deki iç savaşın doğrudan parçası haline gelinmişken hele de Hatay işgal sürecinin lojistik bir üssü haline getirilmişken bu risk Hataylıların hayatını cehenneme çevirmeye yeter de artar bile. Bu durum esnafından doktoruna, öğrencisinden köylüsüne kadar Hatay halkı tarafından birçok alanda yoğun bir biçimde hissediliyor. Hatay`daki herhangi bir vatandaşımızın bu fiili savaş süresince gündelik hayatında yaşadığı sıkıntıları sıralaması tek başına birçok şeyi anlatmaya yeter.

TMMOB, Suriye‘ye örtülü savaş şeklinde süren müdahaleye en başından "Suriye‘ye emperyalist müdahaleye hayır" diyerek karşı çıktı. Şimdi de bu tavrı, en anlamlı yerde yani Hatay‘da gösteriyoruz."

Evet daha altı ay önce bunları ifade etmiştik.

TMMOB yine söylüyor:

Şimdi kaybettiğimiz canlarımızın anısına en azından daha yüksek sesle; "Kahrolsun emperyalizm, Yaşasın halkların kardeşliği" deme zamanıdır. Şimdi bu sözün gereklerini yerine getirme zamanıdır.

Mehmet Soğancı

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

SAVAŞA HAYIR!

Suriye‘de yaşanan iç savaşın neredeyse dışarıdan paydaşı olan ve savaş çığırtkanlığının dozajını giderek artıran AKP iktidarının yarattığı bataklıkta insanlarımızın ölümüne tanıklık etmenin derin acısını duyuyoruz.

Söylem-eylem zıtlığını politik çizgisinin temeli yaparak, mirasçısı olduğu ideolojinin takiyeciliğini, otoriter iktidar arayışında bir aşama öteye taşıyan AKP‘nin barış ve mazlumların hakları derken, savaşa koştuğu ve yeni mazlumlar yarattığı açıktır. "Komşularla sıfır sorun"dan tüm komşularla kavgaya varan dış politikası aracılığıyla sürdürdüğü savaş çığırtkanlığı ülkemizi bir bataklığın içine doğru çekmektedir ve bu bataklık sonunda canlarımızı yutmaya başlamıştır. Bir taraftan "büyük güç" hamaseti, diğer taraftan "büyük Osmanlı" pazarlamasıyla ülkemiz emperyalizmin taşeronluğuna soyundurulmaktadır. Adeta bir cephede savaşabilmek için diğer cephede barış ilan edilmeye çalışmaktadır.

Yaşanan dehşet verici patlamalarla ilgili kafa karıştırıcı açıklamalar yapılmakta, siyasal iktidar peşinen saldırının sorumluluğunu "Suriye rejimine" atmış, Özgür Suriye Ordusu‘nu aklama görevini üstlenmiştir. Ancak iktidar önce kendisinin hesap vermesi gerektiğini fark etmeli, sorumluluğu başka yerlerde arama kandırmacasından bir an evvel uzaklaşmalıdır. Saldırının tetikçileri değil, mimarlarıdır asıl sorumlu olanlar. Bu saldırılara neden olacak ortamı adım adım hazırlayan siyasal iktidar hesap vermek zorundadır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın, Obama‘nın Suriye‘ye yönelik kırmızı çizgisinin çoktan aşıldığı, karadan operasyon yapılırsa Türkiye‘nin destekleyeceğine (NBC Televizyonu sonradan sadece uçuş yasağına destek olarak düzeltti) yönelik açıklamalarından 2 gün sonra ve ABD‘ye yapılacak ziyaret öncesinde saldırının gerçekleşmesi elbette anlamlıdır.

Basın ve fikir özgürlüğü üzerinde her geçen gün baskı ortamını artıran, darbe dönemlerini aratan uygulamalara başvuran iktidar, hiçbir demokratik ülkede olmayacak bir uygulamaya daha başvurarak, haber alma özgürlüğünü engellemiştir. Bölgeden bir haber almak üzere tüm yurttaşlarımızın gözlerinin çevrildiği Reyhanlı‘dan yapılacak yayınlara yasak koydurmuştur. Bu durum da ülkemizde yeşeren ileri demokrasi yalanında geldiğimiz noktayı göstermesi açısından iyi değerlendirilmelidir.

AKP iktidarı Özgür Suriye Ordusu‘na kucak açıp, kanatları altında koruma-kollama görevini üstlenirken, kendi insanlarının canını hiçe saymaktadır. Bölgede Suriyeli sığınmacılarla yurttaşlar arasındaki gerilim had safhaya varmıştır. Medeniyetlerin beşiği olarak görülen Hatay‘da Suriye iç savaşıyla birlikte yaratılmaya çalışılan dini yapılanma ve mezhep ayrımcılığı da tehlikenin diğer boyutunu göstermektedir.

Tarihin karanlık sayfalarına gömülmesi gereken din savaşlarının yeniden hortlatılmasına, din-mezhep-tarikat ayrımlarıyla insanlar arasında eşitsizlik ve ayrılıklar yaratılmasına karşı çıkıyor; kan ve gözyaşından başka hiçbir olumlu sonucu olmayacak içeride ve dışarıda uygulanan "savaş" politikalarına derhal son verilmesi çağrısında bulunuyoruz. Hatay‘ın Reyhanlı İlçesi‘nde yaşanan patlamalarda yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralananların bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını umut ediyor, Reyhanlı ve tüm Türkiye‘ye geçmiş olsun diyoruz.

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

 

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

43. DÖNEM YÖNETİM KURULU

14.05.2013