Şubemiz üyeleri ve Enerj-Sen üyelerinin katılımıyla başlayan panelin açılışını Enerji-Sen Örgütlenme Uzmanı Ali Duman yaptı. Ali Duman katılımcılara hoşgeldiniz diyerek Şubemiz Y.K. Başkan Yrd. S. Nur Güleçi konuşmasını yapmak üzere davet etti.
Nur Güleç yaptığı konuşmada üyelerimiz ve enerji piyasasının emekçilerinin aynı geminin insanları olduğunu ifade etti. Güleç konuşmasında "Bizim öncelikli yaklaşımımız enerjinin, elektriğin kontrolüdür ve taşeronlaştırma süreci bu kontrol mekanizmasını yok etti. Para kazanmak, iyi işler yapmak, iyi yaşamak herşey bir tarafa kaybettiğimiz canımız. Mücadelemiz için önce yaşamalıyız" diyerek konuşmasına son verdi.
Panelin yürütücülüğünü yapan EMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu eski Başkanı Erol Celepsoy ise 1979da Türkiye Elektrik Kurumu`nda çalışmaya başladığından beri enerji sektöründe çalıştığını söyledi ve İstanbulun Anadolu Yakasında özelleştirilen ve 12 yıl süren AKTAŞ Elektrik sürecinde verilen güçlü bir mücadeleleri anlattı.
Panelde ilk sözü alan EMO Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Karaçay ise içindeki bulundukları süreç nedeniyle 1974-84 yılları arasında çalışma yaşamına başlayanların aynı zamanda örgütlenmeyi de öğrendiklerini ve kadrolu çalışanlar olarak büyük bir dayanışma içinde olduklarını aktardı. Kamu çalışanları sendikasının örgütlenmesi gündeme geldiğinde bunu kabul etmediklerini hatta bunu engellemek için çaba harcadıklarını çünkü bir sektörde memuruyla, kadrolu işçisiyle, geçici işçisiyle aynı sendikada örgütlenmesi gerektiğini ancak böyle güçlü olabileceklerini düşündükleri için tüm çalışanların aynı sendikada örgütlenmesi gerektiği yönünde çalışmalar yaptıklarını aktardı.
Karaçayın ardından söz alan Enerji-Sen Genel Başkanı Kamil Kartal ise enerji sektöründeki örgütlenme sürecini aktararak konuşmasına başladı. Enerji işkolunda 1986-1987 yıllarında, yemek, temizlik işlerinin taşeronlaştırılmaya çalışıldığını, enerji iş kolunda çalışanlar olarak Tes-İş Sendikasında örgütlendiklerini ve yaptıkları boykotlarla, eylemlerle ihaleleri önlediklerini belirtti. Fakat 1990lı yıllarda AKTAŞ özelleştirilmesi sürecinde Tes-İş Sendikasının hisse alarak özelleştirmeye ortak olduklarını ve böylece özelleştirme sürecinin önünü tıkaması gerekenlerin bizzat bunun gerçekleştirilmesini çabuklaştırmış olduklarını aktardı.
Son olarak panelistlerden söz alan Av. Mehmet Ümit Erdem ise taşeron çalışma sistemine, yasal düzenlemelere ilişkin bilgi verdi. 4857 sayılı yasanın ikinci maddesiyle hangi işlerin taşerona verilebileceğinin belirlendiğini hatırlatan Erdem, BEDAŞın taşeron işçilere yaptırdığı okuma, açma-kesme işlemlerinin BEDAŞın esas işlerinden olduğunu dolayısıyla bunun taşeron firmalar yaptırılamayacağını ifade ederek Enerji-Sen tarafından yapılan muvazallı çalışmaya itirazların kabul edildiğini, bu konuda açılmış davaların da bulunduğunu aktardı.
Panel katılımcıların enerji iş koluna ve sendikal çalışmalara ilişkin soruların cevaplandırılmasıyla son buldu.