Tüm Haberlere Dön
ORTADOĞU, ENERJİ SAVAŞLARI VE SURİYE PANELİ
Haberler İstanbul

ORTADOĞU, ENERJİ SAVAŞLARI VE SURİYE PANELİ

Şubemiz Enerji Komisyonu’nun düzenlediği Ortadoğu, Enerji Savaşları ve Suriye Paneli 2 Şubat 2013 günü İstanbul Barosu Orhan Apaydın Konferans Salonu’nda yapıldı. Kolaylaştırıcılığını EMO Yönetim Kurulu üyesi Erhan Karaçay’ın yaptığı panele 100 aşkın üyemiz katıldı. Panelin açılışını enerji komisyonundan sorumlu Y.K. Yedek üyesi Nihal Türüt yaptı.

Enerji Komisyonumuz adına konuşan Türüt, şunları söyledi.

"Ülkemizin Jeopolitik açıdan, yer kürenin petrol ve gaz kaynaklarının % 73‘ne sahip olan ORTADOĞU VE KAFKASYA‘nın  yanı başında olması, geçen yüzyıldan bu yana paylaşım savaşlarının, körfez ve bölge savaşlarının hedefinde ve ortasında kalmasına neden olmuştur.

‘Yurtta Barış ,Dünyada Barış‘ idealinden uzaklaşarak, jeostratejik hesaplar nedeniyle uygulanan politikalar,ülkemizi bugünde böyle bir tehlikeyle karşı karşıya getirmiştir.

Ulusal ve uluslararası enerji politikaları bölgesel ve küresel güç denkleminde, belirleyici role sahiptir.

İngiltere`nin eski başbakanı  Churcill, 1936 yılında, Avam Kamarası`nda yaptığı: "Bir damla petrol, bir damla kandan daha kıymetlidir." Açıklaması, emperyallerin, küresel güçlerin bu bölgeye bakışlarının, niyetlerinin, neler yaptıklarının ve  neler yapabileceklerinin  itirafıdır.

Şimdi  değerli panelistlerimizden,Suriye krizinin derinleşmesi durumunda, enerji arzı,ekonomik istikrar,sosyal barış ve güvenlik açısından,dünyayı,bölgemizi ve ülkemizi,nasıl etkileyebileceğini öğreneceğiz.

Panelin hazırlanmasında  çok emeği geçen,şu anda Almanya da katılmak zorunda  olduğu fuar nedeniyle , aramızda olamayan Enerj. kom.Bşk.arkadaşım Cemil Ünal‘a, Şube çalışanı arkadaşlarıma, Komisyon ve YK üyesi arkadaşlarıma, Şube Müdürü Kemal Bey‘e ve  bizi izlemeye gelen siz değerli konuklara teşekkürlerimi sunuyor, konuşmalarını yapmak üzere,önce Şb.Bşk.mız Beyza Metin‘i kürsüye davet ediyorum."

***

"Yaşlı yerkürenin en eski uygarlıklarına, dinlerine ve kardeşçe bir arada yaşama kültürüne kucak açan Kadim Ortadoğu ve Mezopotamya coğrafyası yüzyılı aşkın bir zamandır savaşlarla, kanlı çatışmalarla çalkalanıyor. Toprak paylaşımı üzerinden süren çatışmalar, günümüzde yerini petrol ve doğal gaz kaynaklarına hükmedilmesi üzerinden bölgesel savaşlara ulaştı" diye konuşmasına başlayan Metin, "Enerji komisyonumuzun düzenlediği bu panelin, bu insani sorumluluğumuzun mütevazi bir göstergesi olarak kabul edilmesini diliyor ve barış için, halkların kardeşliği için çabalarımızın durmaksınız devam edeceğine söz veriyoruz." diyerek tamamladı.  

Beyza Metin`in konuşmasının tamamı için bakınız.

Daha sonra kürsüye çıkan EMO Merkez Yönetim Kurulu üyesi Erhan Karaçay, panelistleri davet etti.

Panelistler:

BOTAŞ eski Genel Müdürü Mete Göknel, İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez,Araştırmacı-Yazar- Faik Bulut ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakır Özer.

İlk sözü alan BOTAŞ eski Genel Müdürü Mete Göknel, dünya petrolünün yüzde 27`sinin, doğal gazının ise yüzde 57`sinin Ortadoğu`da bulunmasının bugün Irak ve Suriye üzerinden yaşanan krizin temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Enerji kaynakları kadar enerji koridorlarının da büyük bir çatışma alanı haline geldiğini ifade eden Göknel, "Erbil ve Bağdat arasında petrol antlaşması yok, bunun anayasası da belirlenmedi. Bu nedenle petrolün dışarı hangi yoldan çıkacağı bir çatışma nedeni haline geldi. Filistin, İsrail ve Lübnan deniz sahası da gaz ve benzin kaynakları açısından önem kazandı. İsrail`in Gazze`ye dönük saldırılarının altında bu sorun da var" dedi. Türkiye`nin dış odaklı politikaları terk etmesi gerektiğini söyleyen Göknel, dışa dönük askeri bir müdahalenin içerde etnik ve mezhep çatışmalarını körükleyeceği öngörüsünde bulundu.

Faik Bulut, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin dünyadaki temel güçlerin çatışma alanı olduğunu belirterek konuşmasına başladığı konuşmasında, Libya işgali ve Fransa`nın Mali`ye yönelik operasyonunun sömürge alanlarının paylaşılması kavgası olduğu tespitini ileri sürdü. "Asya`da ‘Kuzey Amerika ve Asya Paktı` kurulmaya çalışılıyor. Suriye bölgenin anahtarı olur, Asya`nın anahtarı olur. Bu anahtarı ele geçiren Rusya`nın anahtarını da alır. Erdoğan hükümeti, emmioğlu ve kanka Esad`la arayı bunun için bozdu. Bugün, Hatay Erzin`de 17 termik santral kuruluyor. Peki, bunlar nereye satılacak? Bu sorunun cevabı Ortadoğu ve Suriye`dedir" dedi.


"İsrail`in Gazze`ye saldırısının nedeni de buydu. Bakın ABD stratejisti Henry Barkey ne diyordu? ‘Kürdistan`daki petrol Doğu Akdeniz`e akıtılmalı, bu proje İsrail ve batıya kazandırır. BOP projesi ve etnik çatışmalarla bölge yeniden yapılandırılmalıdır,` sözünü anımsatan Bulut,  "Bölge "Boruistan`a dönüştü. Enerji koridoru savaşları kapıyı çalmaya başladı" fikrini ileri sürdü.

Mustafa Sönmez: "Dünya pazarının yüzde 22`sini kontrol eden ABD, enerji ihtiyacının yüzde 50`sini dışarıdan alıyor. AB ülkeleri ise tamamen dışa bağımlı, Japonya da öyle… Bu nedenle ABD`nin Ortadoğu`ya müdahalesi kendi enerji ihtiyacından çok karşı güçlerin alanını daraltmaya dönüktür. ABD`de, Arap devrimleri kendi kaynaklarına sahip çıkarsa durum değişir mi korkusu var. Bu durum silah pazarının da tehlike altına girmesi demek!"


"Suriye ve Irak`ta nelerin olacağı, Türkiye`nin bu alanda nasıl bir tutum alacağı, iç politikayı da belirleyecek. Koç grubu Tüpraş`tan sonra şimdi de petrol alanına el attı. Kuzey Irak ile Türkiye arasındaki antlaşmaya ABD onay vermedi. Türkiye`deki müzakere sürecinde bu tablonun etkisi var. Birden barış havası esmesinde bunun da etkisi var. Türkiye`nin ithal etmek zorunda kaldığı enerji açığı 60 milyar dolar civarında ve bu rakam cari açığa denk. Bu nedenle AKP iktidarı enerji alanında sıkışmış durumda. Bu arada PKK meselesi de belki böyle çözülür diye düşünülüyor" biçiminde görüşlerini ifade etti.

Suriye Devlet Başkanı Esad`la yaptığı röportajla adından söz ettiren Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakır Özer, "Suriye`de devam eden çatışmalar için ‘tarafı olmamamız gereken bir savaş` diye aşladığı konuşmasında, "Suriye`deki çözümün ABD ve Rusya`nın elinde olduğunu ancak bunun mümkün olması halinde yumuşak bir geçiş olabileceğini söyledi.

Panele katılan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da söz alarak kısa bir konuşma yaptı. Tanal konuşmasında,  Enerji Piyasası Yasa Tasarısı ve dereleri HES yapılması için özel şirkete satılan köylülerin, artık parayla su kullanmak zorunda kaldığından sözetti.

Panelin tamamının videosu hazır hale getirildikten sonra internet sitemizden yayınlanacaktır.