Tüm Haberlere Dön
“SÜRGÜNLER BAŞLADI – OHAL GERİ Mİ GELDİ?”
Haberler Ankara

“SÜRGÜNLER BAŞLADI – OHAL GERİ Mİ GELDİ?”

Diyarbakır Şube Başkanı, Şube Başkan Yardımcısı ve iki üyesi ile ESM Diyarbakır Şube Başkanı ve TES-İş Diyarbakır Şube Sekreterinin Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş`den gerekçesiz olarak sürgün edilmeleri nedeniyle TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, Türk-İş 7. Bölge Temsilciliği tarafından 22 Ekim 2012 Pazartesi TEDAŞ Diyarbakır İl Müdürlüğü önünde Basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması metnine yazının devamından ulaşabilirsiniz.

 

"SÜRGÜNLER BAŞLADI - OHAL GERİ Mİ GELDİ?"

 

BASINA VE KAMUOYUNA

Değerli Basın Emekçileri,

EMO Diyarbakır Şube Başkanı İdris EKMEN, Başkan Yardımcısı Murat ÇELİK, ESM Diyarbakır Şube Başkanı Alican ÇETİNKAYA, TES-İş Diyarbakır 1 Nolu Şube Yöneticisi Hüseyin PINAR,  EMO ve aynı zamanda ESM üyeleri Uğur YAKA ile Onursal TURGUT çalıştıkları Dicle EDAŞ‘tan, 18 Ekim 2012 tarihinde gerekçesiz olarak tayinleri çıkarılarak sürgün edilmişlerdir. Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmazsa olmaz olduğu günümüz dünyasında, ülkemizde düşüncelerini ifade eden insanların cezalandırılmasına devam ediliyor.

Biliyoruz ki, sürgünlerin esas gerekçesi, 25.07.2012 tarihinde EMO Diyarbakır Şubesi, ESM Diyarbakır Şubesi, TES-İŞ 1 nolu Şube ve İHD Diyarbakır Şubesi tarafından; başta Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa olmak üzere bölge illerinde yaşanan ve halkı canından bezdiren elektrik kesintilerine ve gerilim dalgalanmalarına dikkat çekmek, asli görevleri halka kaliteli bir hizmet sunmak olan kurumlara görevlerini hatırlatmak amacıyla düzenlenen "Bölgede Yaşanan Elektrik Kesintileri Ve Gerilim Dalgalanmaları" konulu basın açıklamasıdır.

Sıkıyönetim ve OHAL uygulamalarını aratmayan bu çağdışı ve antidemokratik uygulamaların son örneği olan sürgün politikasıyla ifade suçunun yanına dinleme suçu da eklenmiş, basın açıklamasına katılan ve dinleyenler de cezalandırılmışlardır. AKP‘nin ileri demokrasisinin geldiği boyutu gözler önüne seren bu uygulama, kentteki demokratik kitle örgütlerine ve demokratik anlayışa yapılmış bir saldırı olarak tarihe geçecektir. Eleştiriye tahammülü olmayanlar, bu yolla her kesime ve kuruma ayar verileceğini, kendi ekseninin dışına çıkanların cezalandıracağını göstermeye çalışmaktadır. Saldırı kişilere değil kurumlara yapılmış bir saldırıdır, bu saldırıyı kabul etmek ve sessiz kalmak mümkün değildir. Çok ciddi enerji problemlerinin yaşandığı kentimizde, sürgün edilenlerin tamamının DEDAŞ Diyarbakır İl Müdürlüğü personeli olması, sürgünlerin; gerçekleri dile getirenlerden kurtulma operasyonu olduğu çok açıktır. Enerji sorununu ortaya koyanlarla, bu sorunun çözüm önerilerini tartışmak yerine seslerini kesmek amaçlanmaktadır. Bu sürgünlerle beraber, DEDAŞ‘ın teknik kapasitesi oldukça zayıflatılmış olup, zaten sorunlu olan bölge elektrik sistemi daha büyük darbe alacaktır. Yine uyarıyor ve iddia ediyoruz; bu kış halkımız karanlıkta bırakılacaktır.

Değerli Basın Emekçileri;

Sürgün edilenler, hırsızlık, yolsuzluk veya yüz kızartıcı bir gerekçe ile sürgün edilmemişlerdir. Diyarbakır gibi önemli bir kentin en stratejik ve halka yararlılık durumu tartışmasız olan Dedaş Diyarbakır İl Müdürlüğü‘nde onlarca Mühendis / Yüksek Mühendis ve Teknik Kadroya rağmen, daha birkaç yıl önce Açık Öğretim Fakültesi‘nden, diğer bir ifadeyle TV Okulundan mezun olmuş birinin bu makamda tutulması bu kente ve bu kentin insanlarına yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Daha da önemlisi, bu göreve gelir gelmez basına yaptığı açıklamada halkımızı hırsızlıkla, hatta utanmadan fatura silme karşılığı fuhuş ile suçlayan ve yaptığı usulsüz faaliyetleri müfettiş raporlarına giren, hakkında TEDAŞ Genel Müdürlüğünce suç duyurularında bulunulan kişilerin hala koltuğunda oturmaya devam etmesi; buna karşın demokratik kitle örgütü yöneticiliği sıfatına sahip insanların, yaptıkları basın açıklamasıyla enerji sorunlarını ortaya koydukları için sürgün edilmeleri manidardır. Bugün, arkadaşlarımızı tayin yoluyla sürgüne gönderen TEDAŞ Genel Müdürlüğünün, İl Müdürünü her seferinde süresiz geçici görev adı altında görevden alarak, göreve tekrar dönmesine bilinçli bir şekilde imkan sağlaması dikkat çekicidir. Hakkında Müfettiş Raporları bulunan Tedaş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Savcılığa suç duyurusu yapılması istenen ve suç duyurusu yapılmış olan birinin bu denli koruma altına alınmasının nedenleri Kamuoyuna açıklanmalıdır.

Sorumluluğu, halkımızın elektriğe sağlıklı bir şekilde ulaşmasını sağlamak olması gereken kurumların, rant ilişkilerinin ortasında çürümesine bu kentin ve bizlerin tahammülü yoktur. Kentin STK başkan, Yönetici ve üyelerinin sürülmesine tahammülümüz yoktur. Bu sürgünler, kentteki bütün Sivil Toplum örgütlerine yapılmış bir saldırıdır. Diyarbakır‘da faaliyet yürüten bütün kurumlarla beraber bu politikanın ve uygulamanın karşısında kararlılıkla mücadele edeceğimizi buradan paylaşıyoruz. Bugün dürüst insanların da dürüst olmayanlar kadar cesur olduğu gündür. Temiz, dürüst siyasetçi ve bürokratları iddia ve belgeleri incelemeye, hesap sormaya davet ediyoruz. Sürgüne gönderilen arkadaşlarımız derhal görevlerine iade edilmeli, halkımızı karanlığa mahkûm edenler için ise gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. Bu iki talebimiz karşılanmadığı, beklediğimiz sonuçlar ortaya çıkmadığı sürece bu konuyu gündemimizden düşürmeyeceğimizi, takipçisi olacağımızı, hukuki ve meşru mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi herkesin, özellikle de bu keyfi, usulsüz ve antidemokratik uygulamaların altına imza atanların bilmesini istiyoruz. 22.10.2012

 

TMMOB

DİYARBAKIR

İL KOORDİNASYON KURULU

(13 BİLEŞEN)

           

KESK

DİYARBAKIR ŞUBELER PLATFORMU

(11 BİLEŞEN)

           

 

TÜRK-İŞ

7. BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ

(8 BİLEŞEN)