Tüm Haberlere Dön
EMO KADIN BÜLTENİ YAYINLANDI
Haberler Denizli

EMO KADIN BÜLTENİ YAYINLANDI

Toplumsal cinsiyet rollerini tartıştığımız EMO Kadın Üye Toplantısı`nın ardından hazırladığımız örgütlü mücadelemizi bir adım ileriye taşıyacağını umduğumuz `EMO Kadın` Bülteni ile karşınızdayız. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan `birey` olarak kendini ifade edemeyen insanların, gün geçtikçe söz söyleme alanları da bir bir ellerinden alınmaktadır. Sözün hem birey olarak hem örgütlü bir topluluk içinde tek vücut olarak söylendiği bir mecra yaratma ihtiyacı duyduk. Sözümüzü örgütlü biçimde söylemenin bizi daha da güçlendireceğini ve bize anlam katacağını düşündük. Düşünenler bu sefer EMO`nun kadın üyeleriydi…

Kadınlar olarak birbirimizi birbirimize anlatabiliyorduk da diğer üyelerimize paylaşımlarımızın sonuçlarını aktaramıyor, birbirimize dokunamıyorduk. "EMO Kadın" sayesinde Oda içinde kadın mühendisler olarak neler yaptığımızı, neleri dert edindiğimizi süreli olarak tüm üyelerimiz ile paylaşmaya çalışacağız.

Bültene hazırlık yaparken Odamızın geçmişine doğru bir göz atalım, Oda hayatında kadınların aldığı yere bakalım dedik ve karşımıza çıkan tablo hiç de iç açıcı değildi. Bundan sonraki amacımız gelecekteki tabloyu "geçmişi analiz edecekler" için güzelleştirmek olacak.

Bu geçmişi tek çırpıda burada özetleyerek; kadınların Oda içinde varlığını rtırmayı ve her şeyden önce "erkek mesleği" olarak görülen "Elektrik, Elektronik, v Biyomedikal Mühendisliği"nin kadınlar arasında da yaygınlaşmasını, tercih sebebi olmasını hedefliyoruz. 1954 yılında kurulan EMO`nun, Merkez Yönetim Kurulu`na ilk olarak 1964 yılında yani kurulduktan tam 10 yıl sonra bir kadın üye girebiliyor. 1964 yılında Yönetim`e giren Selma Kenevir aynı zamanda saymanlık görevi yaparak Yürütme`de de yer alan ilk kadın üye oluyor. 1965 yılında Nevvar Sünnetçioğlu ve 1980 yılında ise Hatice Şermin Mengüç, Merkez Yönetim Kurulu`nda üye olarak görev alıyorlar.

80`li yıllarda ülkede yaşanan hareketli günlerin etkisiyle 1982 yılında Emel İnal, başkan yardımcısı ve 1984 yılında Necla Aka, sayman olarak Yönetim Kurulu`nda görev alıyorlar. 1988 yılında Nagehan Abacılar, Merkez YönetimKurulu`nda görev alarak bu dönemi kapatıyor. Ta ki 2012 yılına kadar EMO

Merkez Yönetim Kurulu`nda tam 24 yıl boyunca kadın üyeler görev almıyor. EMO için 2012 yılı, kadınların dönüş yılı oldu. Çünkü 24 yıl aradan sonra Merkez Yönetim Kurulu`na seçilen Neriman Usta`nın 28 yıl aradan sonra Yürütme`de görev alıp başkan yardımcısı olmasıyla bu dönem kadınlar EMO`da temsil ediliyor.

2012`nin kadınların dönüş yılı olarak nitelenmesinin bir diğer sebebi ise Odamızın en büyük iki şubesi olan Ankara ve İstanbul`un Yönetim Kurulu başkanlıklarına da kadın üyelerin gelmiş olması.

En ilginç veriyi en sona sakladık; Odamızın kuruluşundan itibaren yani 58 yıldır merkez ya da şubesinde hiçbir zaman kadın bir başkan olmadı. 58 yıldır erkek başkanların yönettiği Odamızda aynı anda birden fazla kadın ise hiçbir zaman Merkez Yönetim Kurulu`nda yer lmadı.

Kadınların söz hakkına sahip olduğu mesleki alanda örgütlü mücadele yürüten da ve sendikalarda var olması salt nitelik veya salt nicelikten herhangi birinin öne çıktığı bir olgu değildir. Nicelik ve niteliğin bir arada olduğu, olabileceği bir örgütlülük tahayyül ediyoruz.

Kadınların hedefi iktidar olmak veya iktidarın el değiştirmesi değil, aksine adının, erkeğin ve normatif toplumsal cinsiyet ideallerine yani toplumsal cinsiyeti idare eden kabullere karşı çıkan tüm bireylerin özgünlükleriyle birlikte eşit, demokratik ve adil bir düzen içinde birlikte çalışıp yönetebildiği bir Oda hayatıdır. Birlikte çalışma kültürünü yeşertmeye çalıştığımız bu dönem içerisinde, anti demokratik uygulamalara karşı da hep beraber omuz omuza mücadele tmek istiyoruz.

Bu çerçevede; EMO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Neriman Usta, İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Metin ve Ankara Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akgün ile yaptığımız röportajı sizlerle paylaşırken, biz biliyoruz ki son söz aslında ilk sözdür:

Ben her sabah uyandığımda
Her yeni doğan güne merhaba derim
Bakarım penceremden ne güzel dünya
Henüz varmadı tren o son istasyona...