B A S I N A Ç I K L A M A S I
1 Ekim 2012 tarihinden itibaren geçerli olan yeni elektrik tarifeleri ile siyasi iktidarın yanlış enerji politikalarının bedeli yine halkımızın sırtına yüklenmiştir.2012 başından itibaren toplam zam oranı meskenler için %19,6,sanayi tesisleri için %14,6 olmuştur.Keza 1996 yılında meskenler için ortalama vergi ve fonlar hariç 0,24 kuruş olan elektrik tüketim fiatı,01.ekim.2012 itibariyle yani bugün tam 118 kat artarak 28,386 kuruşa ulaşmıştır.
Örneğin,4 kişilik bir ailenin asgari tüketimini aylık 230 kilovat saat olarak kabul edilmesi durumunda, faturası yeni zamla 75,2 liradan 82,6 liraya yükselecektir.Geçen yıl eylül ayında bir ailenin faturası 62,5 liraydı.Yani 1 yıl içinde yapılan elektrik zamlarıyla bir ailenin elektrik faturası,yüzde 32,6 zamlanarak 20,1 lira daha artmıştır.
EMO olarak bu zamlara ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:
•· Son 1 yılda gerçekleşen tüketici fiyatları artışı yüzde 8.8 iken; mesken abonelerinin elektrik faturası ise 1 yılda yüzde 32.16 artarak enflasyon oranını neredeyse 4 kat aşan düzeyde zamlanmıştır.
•· Net asgari ücret son 1 yıl içinde yüzde 12.2 oranında artırılırken, asgari ücretle geçinen ailenin bütçesinde elektrik faturasının payı yüzde 9.48‘den yüzde 11.16‘ya yükselmiştir.Böylece uluslararası literatürde enerji yoksulluğu için belirlenen yüzde 10 sınırı da aşılmıştır.
•· 1 Ekim 2012 tarifede en yüksek zam yüzde 11.12 oranıyla tarımsal sulamaya yapıldı. Çiftçilerin yaz aylarında ödemekte ciddi güçlük çektikleri ortamda,ödeme sorunları göz ardı edilerek tarımsal sulamaya 1 yılda yüzde 34,6 zam yapılmıştır.
•· En son açıklanan 2010 yılı elektrik tüketim verileri üzerinden, önümüzdeki 1 yıl içinde de konutların 41.4 milyar kilovat saat elektrik kullanacakları varsayılarak hesaplama yapıldığında, konut abonelerinden 1 yıl içinde 1.3 milyar lira daha fazla para toplanacaktır.
•· Elektrik fiyatlarına yapılan yüksek zamlar başta su olmak üzere tüm yaşamsal ürünlerin fiyatlarında da artışlar olacaktır.
•· Enerjide gerçekçi fiyat politikaları uygulanmalıdır. Sadaka kültürü yerine elektrik alanında sosyal devlet ilkesinin gereği olan gerçekçi uygulamalara yönelinmelidir. Bu çerçevede kanayan bir yara haline gelen kayıp ve kaçak sorunu da toplumu kamplaştırarak değil, iktidarın yurttaşların refahı için var olduğu bilinci içerisinde çözülmelidir.
•· Elektriği ucuz,kaliteli ve güvenli şekilde tüketiciye ulaştırmak esas olmalıdır.Ancak AKP hükümeti iktidarı boyunca elektrik fiyatını 7,4 kat artırmıştır.
Bugün, elektrik alanının piyasalaştırılması sonucunda oluşan karaborsa sistemi nedeniyle karşı karşıya kaldığımız bu yüksek oranlı elektrik zammına, yarın olası petrol ve doğalgaz krizleri sonucu yeni zam dalgaları ile tekrar maruz kalacağımız kaçınılmazdır.
Rekabetin mümkün olmadığı dağıtım alanında yapılan özelleştirmelerin ucuzluk sağlayacağı iddiası çökmüştür. Piyasalaştırma uygulamalarından vazgeçilmeli; elektrik fiyatlarının ucuzlaması için üretim, iletim, dağıtım ve perakende olarak ayrıştırılan hizmetlerin bütünleşik bir yapı içerisinde sunumunu mümkün kılacak kamusal bir örgütlenmenin yaşama geçirilmesi sağlanmalıdır.Ancak böylesi bir uygulama ile ülkemizin de yerli kaynaklarının değerlendirilmesi, halkımıza ucuz elektrik sunulması mümkün olabilecektir.
Görünen o ki, bu yanlış enerji politikaları ile Elektriğe yapılan zamlar bundan sonra da devam edecek, yakında Türkiye benzinde kırdığı dünya rekorunu elektrikte de kıracaktır. 4 Ekim 2012
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
DENİZLİ ŞÜBESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI
Abdullah ŞAVKLI