Tüm Haberlere Dön
GÖLTAŞ, HALKEVLERİ GENEL KURULU’NA KATILDI
Haberler Genel Merkez

GÖLTAŞ, HALKEVLERİ GENEL KURULU’NA KATILDI

Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş, Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Kongre Merkezi’nde 16 Haziran 2012 tarihinde yapılan Halkevleri 22. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Konuk konuşmacılar kapsamında kürsüye çıkan Göltaş, “Bizler, Elektrik Mühendisleri Odası olarak kendi alanımızdan yürüttüğümüz her mücadelede Halkevleri’ni hep yanımızda gördük” derken, bundan sonra da bu birlikteliğin devam edeceğinin altını çizdi.

Halkevleri‘nin 22. Olağan Genel Kurulu ilk gün çalışmalarını Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Kongre Merkezi‘nde, ikinci gün çalışmalarını İnşaat Mühendisleri Odası Teoman Öztürk Konferans Salonu‘nda gerçekleştirdi. İlk gün yapılan açılışta konuk konuşmacılara da söz verilirken, EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş da salona hitap etti. Göltaş, Halkevlerine başarılar dileyerek başladığı konuşmasında, Türkiye‘nin siyasal tarihinde yaşanan her kırılma noktasının, mücadele örgütlerinin gündeminin masa başında oluşturulmadığını gösterdiğini ifade etti. Göltaş, "İnsanın ve doğanın sömürülmesine karşı ezilenlerle birlikte olanlar, ABD Emperyalizmine ve AKP Faşizmine karşı boyun eğmeyeceğiz, Hayır, Başka bir Dünya, Başka bir Türkiye Mümkün diyenler yaşamın her alanında buluşuyor, ortaklaşıyor" dedi. EMO‘nun mücadelesinde her zaman Halkevleri‘ni yanında gördüğünü kaydeden Göltaş, ortaklaşan mücadeleyi konuşmasında şöyle anlattı:

"Karadeniz‘de, Munzur‘da, Ege‘de, Orta Anadolu‘da, yani ülkenin her yerinde HES projeleri adı altında doğamızın, kültürümüzün, tarihimizin, yağmalanmasına, derelerimizin, ırmaklarımızın metalaştırılmasına karşı kentlilerin, köylülerin topyekün direnişinde, Metin Lokumcuların yanında Halkevleri ile gündemimiz ortaktı.

Karanlıkta kalacağız yalanları ile ülkenin her yerine bir yandan doğalgaz ve ithal kömür santrali yapanlar, diğer yandan nükleer santral macerası ile ülkemizi geri dönülemeyecek bir batağa sürükleyenlere, elektriğe yapılan fahiş zamlarla halkı canından bezdiren,  Yurttaşı müşteri, ülkeyi pazar gören işbirlikçi liberal sağcı iktidarlara karşı Halkevleri ile gündemimiz söylemimiz ortaktı.

AKP İktidarı‘nda her köşe başında, inşaat çadırında, baraj gölünde, maden ocağında, tersanede, HES inşaatında toplu katliamlara dönüşen işçi cinayetlerine ve meslek hastalıklarına karşı, iş güvencesi ve sağlıklı çalışma koşulları için adalet taleplerimiz ortaktı.

AKP İktidarı‘nda liberal piyasanın daha iyi işlemesi, şirketlerin karlarını arttırması adına gündeme getirilen düzenlemeler ile iş yaşamında esnekleşme, güvencesizleştirme, taşeronlaşma ve sendika düşmanlığı yaratılmasına, emeğin ucuzlatılmasına, yok sayılmasına karşı TEKEL çalışanlarından, Enerji-Sen işçilerine, THY çalışanlarından TOGO emekçilerine mücadelenin ortaklaştırılmasında yan yanaydık.

Sermayenin küresel ihtiyaçları doğrultusunda ucuz emek bölgeleri yaratmak ve enerji kaynaklarına sahip olmak için yapılan emperyalist savaş çığırtkanlıklarına ve işgallere karşı bağımsız Türkiye şiarı ile alanlara çıkarken gündemimiz ortaktı.

Kürt sorununun adil ve onurlu bir barış ekseninde halkların kardeşliği temelinde ekonomik, demokratik, siyasal hak ve özgürlükler geliştirilerek çözümü için taraf olduğumuz yerde yine beraberdik.

Laiklik karşıtlığı güçlendirilerek, 4+4+4 düzenlemesi ile eğitim sisteminin gericileştirilmesi, çocuk işgücünün yaratılması ve Cumhuriyet kazanımlarının sistematik olarak tahrip edilmesine, kadının toplumsal yaşamdaki yeri ve rolünün dinsel kuşatmalarla yok sayılmasına ve her gün artarak devam eden kadına yönelik şiddet ve cinayetlere karşı sesimizi ortaklaştırmada, yine beraberdik."

Mühendislerin, Türkiye‘nin siyasal gündeminde bilimi ve tekniği emekçi halkın ortak talepleri ile buluşturan bir yerden Halkevleri ile dünden bugüne, bugünden de geleceğe hep yan yana olduğunu söyleyen Göltaş, "Bundan böyle de olmaya devam edeceğiz" vurgusunu yaptı. Göltaş, Şair Can Yücel‘in şu dizeleriyle konuşmasını tamamladı:

"Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar
Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar
Mevsim dönüp de yeniden yeşermeğe başlayınca rüzgar
Çıplaklığında o atın yine onlar koşacaklar
O çocuklar
O yapraklar
O şarabi eşkıyalar
Onlar da olmasa benim gayrı kimim var?"