Tüm Haberlere Dön
 26 NİSAN ÇERNOBİL ANMASI:NÜKLEERE İNAT YAŞASIN HAYAT !
Haberler İstanbul

26 NİSAN ÇERNOBİL ANMASI:NÜKLEERE İNAT YAŞASIN HAYAT !

Çernobil faciasının 26. yılında ölenleri anmak ve `Nükleere İnat Yaşasın Hayat` demek için İstanbul Nükleer Karşıtı Platform ve Karadeniz İsyandadır Platformu tarafından 26 Nisan 2012 Perşembe günü Taksim Tramvay Durağı`ndan Galatasaray Meydanı`na yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı. Şubemiz üye ve yöneticilerinin de katıldığı yürüyüş Tramvay Durağı`ndan başladı ve yaklaşık 2 bin kişi `Nükleere İnat Yaşasın Hayat` diyerek Galatasaray Meydanı`na yürüdü.

Burada KİP adına basın açıklamasını Emel Çolak okudu. Çolak konuşmasında; "Çernobil faciasının dünyayı kasıp kavurduğu günlerde zamanın Cumhurbaşkanı darbeci Kenan Evren, ‘Biraz radyasyon kemiklere yararlıdır`, Başbakan Turgut Özal ‘Radyoaktif çay daha lezzetlidir` diyebiliyor; Sanayi Bakanı Cahit Aral ise halkın huzurunda radyasyonlu çay içebiliyordu". "Bu ülkede "Çernobil`in Çocukları" olarak hergün öldüklerini, sevdiklerini, dostlarını, yakınlarını toprağa koyduklarını ifade etti.

İstanbul NKP adına dönem sözcüsü ve Şubemiz Y.K. Yedek üyesi Nurcan Bircan Yayla da bir konuşma yaptı. Yayla konuşmasında; "Doğayı, insanı ve çevreyi yok sayanlar, her türlü kaynak ve zenginliğimizi ticari bir meta haline getirmek isteyenler, halkın, bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin talep ve htiyaçlarını görmezden gelenler; suyumuzu, toprağımızı, ormanlarımızı, yollarımızı,
yaşadığımız mahalleleri, ekmeğimizi, işimizi, yaşamımızı ve hatta geleceğimizi satıp savarak,
ve ipotek koydurarak doymak bilmez kapitalist iştahına pazarlayanlar, iktidar sahipleri,
muktedirler, şimdi de ülkemizi bir nükleer cehenneme çevirmek istiyorlar.

Yıllardır Akkuyu`ya nükleer santral yapılması için her türlü gerçek dışı bilgiyi yaymaya
çalışanlar, ihalelerle nükleer tekelleri topraklarımıza yerleştirmek isteyenler, olmadı İkili
Anlaşmalar, uluslar arası mutabakatlar yoluyla arka kapıdan sicili bozuk enerji şirketlerini
yanı başımıza, bahçemize davet ediyorlar.

Daha dün Akkuyu halkı "bizim burada santral yapılmasına rızamız yok" demişken, ÇED
toplantısını yaptırmamışken, 30 yıldır nükleer karşıtı güçler "Ne Dünyada Ne de Türkiye`de
Nükleer Santral Yaptırmayacağız" diye sokakları aşındırırken, şimdi de Sinop için sessiz
sedasız Kanada ile Çin İle ve bilemediğimiz başka ülkelerle MUTABAKAT`lar imzalanıyor.

Daha 26 yıl önce Çernobil`den yayılan radyasyondan etkilenen, binlercesini kansere,
hastalıklara, kurban veren Karadenizlilerin yaraları kabuk bağlamamışken, sonra bütün
dereleri ne idüğü belirsiz şirketlere satılmışken, şimdi Akkuyu`dan sonra Karadenizin
kalbine Sinop`a da bir radyasyon santralı, bir ölüm santralı, bir yeryüzü cehennemi kurulmak
isteniyor.

Nükleer lobilerin, enerji tekellerinin güdümünde ülkemizi pazarlamaya çalışanlar, her türlü
gerçek dışı bilgi ve belge ile her türlü yalan ve çarpıtmayla halkımızı nükleer santralların
yararlarına ikna etmeye çalışanlar bilmelidir ki:

Bu ülke ve bu halk sizlere rızası yoktur.

40 yıldır hiçbir hükümete, hiçbir iktidara, hiçbir partiye bu topraklar üzerinde nükleer
santral yaptırması için izin vermeyen bizler, nükleer karşıtı yaşam savunucuları sizlerin bu
heveslerini de kursaklarında bırakacaktır.

Ne Akkuyu`da Ne Sinop`ta Ne de Türkiye`de b.u ölüm santralarının kurulmasına izin
vermeyeceğiz.

ÇÜNKÜ HAYAT BİZLERE VERİLMİŞ BİR ARMAĞANDIR. HER NE PAHASINA
OLURSA OLSUN YAŞAMIMIZI SAVUNACAĞIZ" dedi. 

Basın açıklamasına katılan diğer katılımcıların konuşmalarının ardından aynı akşam saat 21:00‘de Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi‘nde "Çernobil Unutulmayacak" belgeselinin gösterimi yapıldı.

Yönetmen Alain de Halleux tarafından Çernobil‘deki nükleer felaketten tam 25 yıl sonra çekilen belgesel, 1986‘dan beri Ukrayna‘da yaşananları ve kazanın günümüzdeki etkilerini inceliyordu. Filmde, nükleer felaket kaynaklı radyoaktif kirlenmeyi önleme çalışmalarının bugünkü durumuna ve sızıntının önlenmesi için yenilenmesi istenen "lahit" adı verilen beton yapıya odaklanılıyordu. Bunu yaparken de uluslararası bağışçıların taahhütleri ve nükleer firmaların devam eden felaketi önlemek için yürütülen teknik çalışmalardaki rolü tartışılıyordu. Filmde en dikkat çekici bölüm bir mühendisin "Oraya gidiyoruz, ölçümler yapıyoruz, fotoğraflar çekiyoruz, çok tehlikeli olduğunu ve 2-3 sene sonra çok hasta olma ihtimalimiz olduğunu biliyoruz ancak tüm bunlardan daha da tehlikelisi insanların Çernobil‘i unutmasıdır." demesiydi. Çünkü insanlar unutur ancak radyoaktif maddeler binyıllarca doğada kalır.

Film gösteriminin ardından NKP adına Özgür Gürbüz nükleer konusunda katılımcıların sorularını cevapladı. Nükleer enerjinin alternatifsiz olmadığını söyleyen Gürbüz, enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji talebinin doğru politikalarla yönlendirilmesi konusunda hükümetin istekli olması gerektiğini vurguladı. Nükleerin kesinlikle ucuz olmadığını belirterek Fukuşima‘da yaşanan felaketin mali boyutunun hala tespit edilemediğini, iş kazalarının bu denli yoğun yaşandığı ülkemizde nükleer enerjinin güvenli olmadığı gibi ekonomik de olamayacağını iletti.