Tüm Haberlere Dön
EMO ANKARA ŞUBESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI EBRU AKGÜN YALÇIN, DİCLE HABER AJANSI’NA SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRDİ
Haberler Ankara

EMO ANKARA ŞUBESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI EBRU AKGÜN YALÇIN, DİCLE HABER AJANSI’NA SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRDİ

EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akgün Yalçın, 23 Şubat 2012 Perşembe günü Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabirleriyle gerçekleştirdiği röportajda, EMO Ankara Şubesi 21. Dönem Genel Kurulu ve seçimleri değerlendirdi.

"EMO Ankara Şubesi`nin ilk kadın başkanısınız. Adaylık süreci hakkında bilgi verir misiniz? Neden aday oldunuz?" sorusunu yanıtlayan Ebru Akgün Yalçın, "Bilindiği gibi 21. Dönem Yönetim Kurulu`nda kadın başkan olarak göreve başladım. 20. Dönem Yönetim Kurulu`nda Sayman Üye olarak çalışıyordum. Demokrat Mühendisler grubu olarak son 3 dönemdir kadınların, gençlerin Oda içinde temsili olsun diye söylemimiz vardı. Bu söylemi hayata geçirmek istedik. Başkan olmam konusunda çevremin olumlu telkinleri beni başkanlığa yönlendirdi. Toplumda kadınların ellerinin değdiği yeri güzelleştirmek gibi bir algı vardır. Erkek örgütü olan Odalarımıza kadın eli değmesi gerektiği önümüzde ihtiyaç olarak duruyordu. Bu göreve talip oldum üyelerimizin güveni ile bu göreve devam edeceğiz."dedi.

Kadınlara yönelik ayrımcı politikaların demokratik kitle örgütlerinde çok sık yaşandığını vurgulayan Ebru Akgün Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü; " Toplantı saatlerinin düzensizliğinden tutun da kadınların üzerindeki bazı misyonlar var. Toplumsal cinsiyet rollerinin verdiği bir takım işler var. Ev işleri, çocuk bakımı vb. kaynaklı nedenlerden dolayı kadınlar demokratik kitle örgütlerinde, Odalarda çok fazla yer alamıyordu. Karşılıklı bir etkileşimdi bu. Bir çok Odamızda kadın temsiliyeti konusunda ciddi sorunlar var. Sendikalarda, demokratik kitle örgütlerinde, siyasette kadınlar hep ikinci plânda olmuşlardı. Salt ayrımcı politikalar olarak değerlendirmek de yanlış olur.

Mühendislik eğitiminin ‘erkek bir mühendislik eğitimi` olmasından kaynaklı sıkıntılar yaşanıyor. Mühendislik okullarında okuyan kadın mühendis öğrencilerinin oranı yüzde 1-2`yi geçmez. Burada toplumun algısı ön plâna çıkıyor. Bu algı nedir? Mühendis erkek mesleğidir, mühendis şantiyeye gider, arazide çalışması gerekiyordur. Sanki kadın mesleği değilmiş gibi algı vardır. Kadınlara biçilen meslekler öğretmenlik, hemşirelik vb. olarak algılanmakta. Bu meslekler ‘kadın mesleğidir; belli saatleri vardır` düşüncesi toplumda yaygındır. Mühendis kadınlar fazlasıyla var. Bizim örgütümüzde yüzde 11 oranında kadın üyemiz var. Şube olarak 12 bin üyemiz var bunların 1400`ü kadın. Bu eğitim sisteminden devam eden bir süreç.TMMOB düzleminde son 2 döneminde hayata geçirilen Kadın Komisyonu çalışmaları var. Kadın Mühendisler Kurultayı`nı düzenledik, kota tartışması, etkinlik saatlerinin düzenlenmesi, meslek alanlarındaki ayrımcılık politikalarının giderilmesine yönelik komisyon çalışmalarımız yapıldı. Bunların artık ete kemiğe bürünmesi gerekiyor. Buralarda daha fazla kadının olması yönünde çalışmalarımız olacak.Bu kapsamda attığımız bazı adımlar oldu. EMO Ankara Şubesi Genel Kurulu sürecinde üyelerimizin 0-14 yaş çocuklarına bakım hizmeti verdik. Ebeveynler dışarıda demokrasi şöleni yaşarken çocuklar içerde hem mühendislik mesleğini öğrendiler hem de kendi aralarında bir paylaşım yaşadılar."

Son dönemlerde sendikalara ve özellikle KESK`te örgütlü kadınlara yönelik tutuklamalarla ilgili görüşlerini de anlatan Ebru Akgün Yalçın şunları söyledi ; "İktidar kendisine dikensiz gül bahçesi yaratma misyonuna büründü. Neredeyse her gün bir operasyon ile uyanıyoruz. En son KESK`te kadın mücadelesinin öncüleri arkadaşlarımız sudan sebeplerle gözaltına alınıp tutuklandılar. Özellikle 8 Mart`ın yaklaştığı bir dönemde bu tutuklamalar tesadüfi değil. KESK`in mücadele programının açıklamasını hemen ertesinde kadın öncülere yönelik düzenlenen operasyonla sesleri kısılmak istenmekte. Kadın örgütlerimiz Odalar, sendikalar bunlara karşı güçlü yanıt verdiler. Kadın mücadelesini yükseltmek için onların yanlarında olduğumuzu belirtmek için çalışmalarımıza hız vereceğiz. 8 Mart`ta hepimiz alanlarda olacağız."