Şubemiz 37. Dönem Y.K. Başkanı Erhan Karaçay`ın açış konuşmasının ardından Divan seçimine geçildi. Divan başkanlığına Emin Karaşin seçildi. Divanın oluşturulmasının ardından İstiklal Marşı eşliğinde saygı duruşu yapılarak genel kurul başlatıldı.
Şube Yönetim Kurulu başkanının konuşması gündeminde Şubemiz 37. Dönem Y.K. Başkanı Erhan Karaçay, öncelikle Şubemiz çalışmalarına emeği geçen ve geçen çalışma döneminde yitirdiğimiz Prof. Dr. Mustafa Bayram, Prof. Dr. Nusret Yükseler, Güney Gönenç, Şahin Özgül ve Bener Arın üyelerimizin isimlerini anarak, odamıza büyük emeği geçen bu üyelerimizin anıları önünde saygıyla eğildiklerini belirtti. Dünyanın içinde bulunduğu durum, Ortadoğu`daki gelişmeler, ülkemizin ekonomik ve politik koşullarına değinen Karaçay, AKP iktidarının bütün demokrasi güçlerine ve meslek odalarına yönelik baskılarına boyun eğmeyeceklerini belirtti.
Meslek odalarının siyaset yaptığı yönünde suçlamalar olduğuna değinen Karaçay, meslek alanlarındaki politikaların ülke siyasetiyle iç içe olduğunu, mesleki alanda çalışmaları sürdürürken ülkemizi ve halkımızı yakından ilgilendiren konularda görüş belirtmenin ve olumsuz koşullara karşı mücadele etmenin hem mühendis olarak hem de insan olarak kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Kürt sorunu konusunun herkesi ilgilendiren ağır sonuçların olduğuna değinen Karaçay, bu konuda barış politikalarını benimsediklerini ve adil bir bölüşüm politikasının, bütün insanların refah seviyesinin daha da artırılmasının bu sorunun çözümü konusunda önemli olduğunun altını çizdi. Odalarımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da demokrasi mücadelesi içinde olacaklarını ve bu çerçevede kaygı duyan herkesle yan yana durmaya özen göstermenin önemine değindi.
Karaçay`ın konuşmasının ardından konukların konuşmaları gündemine geçildi. Bu gündem içinde Divan ilk konuşma sırasını Şubemizin en yaşlı üyesi olan Kemal Selçuker`e verdi. İkinci konuşmacı ise yine en eski üyelerimizden olan Prof. Dr. İlhan Çetin oldu.
Daha sonra kürsüye gelen EMO YK Başkanı Cengiz Göltaş, "Ülkemizde yaşadığımız ortak sıkıntılar ve sorunlar bizim gibi meslek örgütlerine çok daha fazla görev yüklemekte, sorumluluklarımızın artmasına neden olmaktadır" diye başladığı konuşmasında; "İstanbul Şube Genel Kurulunu dünyada ve ülkemizde ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda ok yoğun bir altüst oluş sürecinin yaşandığı dönemde gerçekleştiriyoruz. Bir yanda, yakın coğrafyamızda demokrasi ve özgürlük alanlarının genişlemesi adı altında "Arap Baharı" olarak sunulan ve Bölgenin emperyalist bir kuşatma ile yeniden dizayn edilmesine yol açan gelişmeler ile karşı karşıyayız. Diğer yanda ise ülkemizde barış içerisinde birlikte, kardeşçe yaşam isteyenlerin seslerinin boğulduğu, en sıradan hak taleplerinin baskı, yasak ve gözaltılarla acımasızca bastırıldığı, emek örgütlerinin, siyasi partilerin, bilim insanlarının, gazetecilerin, öğrencilerin, belediye başkanlarının düzmece iddialar ile yıllardır keyfi olarak cezaevlerinde tutulduğu, neredeyse ülkenin her yanının yarı açık bir cezaevine çevrildiği bir dönemden geçiyoruz." dedi.
Diyarbakır`da yapılan kazılarda çıkan insan kemiklerine işaret eden Göltaş, "Hiçbir kazanımın, yapılan icadın, kazanılan faydanın, insan kemiklerine karşı toplumun gösterdiği bu insanı dehşete düşüren duyarsızlık karşısında değeri yoktur. Bugün aramızda olmayan, kaybedilen, üzeri örtülen ve inkar politikaları ile yaşamları ellerinden alınan insanlara karşı bir vicdan ve ahlak borcumuz var. Şimdi soru açıktır: Kim kazanacak? Bu zulüm ile beslenen 21. Yüzyılın barbarları mı? Yoksa büyük insanlık mı? Gerisi laf-ü güzafdır arkadaşlar."
Ülkemizde uygulanan enerji politikalarına, mikro HES projelerine, nükleer santral kurma girişimlerine, özelleştirme uygulamalarının sonuçlarına, enerji verimliliğine, elektrik fiyatlarına, iletişim ve bilişim alanında yaşanan ticarileşme ve yasaklamalara değinen Göltaş, sözlerine şöyle devam etti: "Biz bunları söylüyoruz diye bazı çevrelerce, meslek odası olarak kendi işlerimizin dışına çıkmakla, "politika yapmakla" suçlanmışızdır sürekli. Biz bu çevrelerin niyet ve çıkarlarını ve son 20 yıl içerisinde iktidarların ismi değişse de neye hizmet ettiklerini, bizlerin emek, demokrasi ve barıştan yana duruşumuz karşısında nasıl bir meslek odası istediklerini biliyoruz elbette" dedi.
"Şimdi bize düşen şey 57. Kuruluş yıldönümümüzde söylediğimiz gibi mühendislik mesleğinin gelişimi ve bilimin kamu yararına kullanılmasında öncülük yapan EMO`nun, önümüzdeki yıllarda da TMMOB ve bağlı odaları ile birlikte toplumsal muhalefetin odağında yer alarak, onurlu yürüyüşüne ve dik duruşuna devam etmesi olacaktır diye devam eden Göltaş, konuşmasını Bertol Brecht`in "Karanlık zamanlarda şarkı da söylenecek mi? / Elbette, şarkı da söylenecek, / Karanlık zamanları anlatan" dizelerine atfen "Selam olsun karanlık dönemlerde onurlu ve dik duruşunu sürdüren tüm demokrasi güçlerine" bitirdi.
Cengiz Göltaş‘ın konuşmasının tümü için bakınız
Daha sonra sırasıyla kürsüye gelen; TMMOB YK Üyesi Hüseyin Yeşil, EMO Adana Şubesi YK Başkanı Mehmek Mak, Makina M.O. İstanbul Şubesi Y.K. Başkanı Zeki Arslan, EMEP GYK Üyesi Ercüment Akdeniz, HAS Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Mehmet Akif Seylan, DİSK İstanbul Temsilcisi Önder Atay, Enerji Sen Başkanı Kamil Kartal ve Yapı Yol Sen İstanbul Şubesi Başkanı Nizamettin Orhan, EMO İstanbul Şubesi`nin 38. Genel Kurulunun içinden geçtiğimiz koşullarda taşıdığı önemi vurgulayan ve genel kurula destek ve dayanışma duygularını belirten konuşmalar yaptılar.
Konuk konuşmacılar gündeminin tamamlanmasının ardından, Yönetim Kurulu çalışma raporu özet olarak 37. Dönem Yazmanı Nevzat Çeltek tarafından, mali rapor ise Sayman Beyza Metin tarafından sunuldu.
Ertesi gün Karagözyan Yetimhanesi İlköğretim Okulu‘nda yapılan seçimlere 3015 üyemiz katıldı. Demokrat Mühendisler mavi liste ile, Meslekte Birlik grubu ise beyaz liste ile seçime katıldı. Akşam 17:00‘ye kadar süren seçimler sonrasında açılan sandıklardan çıkan sonuçlara göre, oyların 1943‘ünü alan Demokrat Mühendisler seçimi kazandı. Meslekte Birlik listesi ise 1040 oy aldı.