13.02.2012
Basına ve Kamuyuna ;
Son dönemlerde Akkuyu`da yapılması planlanan Nükleer Santraller le ilgili basında çıkan haberler ve kamuoyunun yanlış bilgilenmesine neden olacak olan açıklamalarla ilgili,kamu yararının gözeten bir meslek örgütü olarak bir basın açıklaması yapma ihtiyacı hissettik.
Belediye Başkanları, köy muhtarları, sanayiciler üzerinden yürütülen faaliyetler,bilgilendirme toplantıları ile halkımıza yanlış bilgiler verilmektedir.
Bölgeye sanki doğal hayatı yok edecek bir nükleer santral değil de bir fabrika veya turizm yatırımı yapılıyormuşçasına yöre halkına istihdam vaadinde bulunanlara sesleniyoruz! köylülerin işsizlikten dolayı içinde bulundukları ruh halini sömürmekten derhal vazgeçin ve gerçek anlamda hem bölgeye, hem yöre halkına hem de insanlığa katkı sunacak projelerle gelin.
Hiçbir yerde test edilmemiş olan bu santral teknolojisi ‘aktif ve pasif koruma önlemleri` ile çevreye zararsız ve güvenli olacağı yalanına halkımız inandırılmaya çalışılmaktadır. Türkiye Nükleer şirketlerin deney alanı olarak kullanacakları bir bölge değildir.
Nükleer Santralin Türkiye`nin Enerjisi de dışa bağımlılığını azaltacağını söyleyenler ;
Enerji üretimimizin yarısını doğalgazdan üretildiğini,ve doğalgazda %60 oranında Rusya`ya bağımlı olduğumuzu fakat planlanan Nükleer Santralin enerji üretimimizin sadece %5`i ni karşılayacağını da biliyorlar mı? Nükleer santrallerle enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmamız imkansızdır.
Özellikle Japonya`da yaşanan Nükleer kazadan sonra bütün dünya Nükleer Santrallerden vazgeçerken ‘gelişmiş ülkelerin Nükleer Santrallerden enerji ürettiği yalanı ısrarla devem ettirilmektedir. Almanya, İsviçre,Belçika gibi ülkeler hızla Nükleer Enerji den uzaklaşmaktadır.Bu hafta sonu Japonya`da Nükleer Santrallerle ilgili yapılan protesto gösterisi Japon halkının da duruma tepkisinin doğal olarak arttığını da gösteriyor.
Öte yandan Nükleer Santral projesinin ilk gündeme geldiği yıllardan bugüne, karanlıkta kalacağımız ve bunun tek çaresinin Nükleer Enerji olacağı söylenmektedir. Enerji üretiminin sadece %5`ni karşılayacak olan bu projeyle ülkeyi karanlıktan kurtarmak mümkün müdür?
48 bin megawatlık (MW) rüzgar potansiyelimizin %2 si kullanılmakta,3 milyar kilowat saat (kWh) jeotermal potansiyelimiz ise kullanılmayı beklemektedir.Kapatılan Enerji işleri Etüt İdaresi (EİE) tarafından yıllık 380 milyar kWh olarak açıklanan güneş enerjisi potansiyelimize ise neredeyse el sürülmemiştir.
Bölgede ki yerel yönetimler, deniz dalgasından enerji üreten yenilenebilir bir enerji kaynağı için çalışma yapan akademisyenlerin çalışmalarını bile mahkemeye taşımış, fakat, ne hikmetse Nükleer Santral konusunda ‘bu iş bizi aşar`, ‘artık bölge halkının fikri çok da önemli değil` gibi açıklamalar yapmaktan çekinmemişlerdir.
Halkın oylarıyla koltukları işgal edenler ‘Bölge halkının fikri önemli değil` , Bu iş artık bizi aşar gibi açıklamalar yapma hakkına sahip değillerdir.
Nükleer lobi faaliyetleri yürüterek, enerji üretim konusunda dünyanın vazgeçtiği bu teknoloji aklanamaz.
Mevcut haliyle cennet olan Akkuyu, Nükleer atıkların depolandığı, Rusya`nın özerk bölgesi olarak bir cazibe merkezi haline getirilemez.
Yerel yöneticiler Bölgede ki bütün doğal yaşamı alt üst edecek, bütün ülkeyi tehdit edecek olan bu projeye destek vermekten vazgeçmeli, insan hayatını hiçe sayan bu enerji modeli hakkında konuşurken iki defa düşünmelidir.
Belediye Başkanlarımız ‘önce karşıydık, ama şimdi ikna olduk demektedirler.` Sayın başkanlarımız nasıl ikna olduklarını açıklamalıdır. Başkanlarımızı,muhtarlarımızı bu konuda ikna edenleri, bu ülkenin Mühendislerini de kamuoyu önünde bilimsel olarak ikna etmeye davet ediyoruz.
‘Hiçbir enerji insan sağlığından önemli değil` sloganıyla hareket eden Elektrik Mühendisleri Odası nükleer lobi faaliyetlerini yakından takip ederek halkımızın yalanlarla ikna edilmeye çalışılmalarına önümüzdeki günlerde daha fazla müdahil olacaktır.
Elektrik Mühendisleri Odası
Mersin Şube 7. Dönem Yön. Kur.