EMO Samsun Şube Basın Açıklaması – 05 Ekim 2011
EMO Samsun Şube Başkanı Mehmet Özdağ bugün (5 Ekim 2011) yaptığı basın açıklaması ile elektrik zamlarını değerlendirdi. Okul, hastane, sosyal ve kültürel alanlar için uygulanan tarifeye konutlara yapılan zammın neredeyse 2 katı zam yapıldığının belirtildiği açıklamada, yeni elektrik tarifesiyle kamu yararına uygulanan tüm sübvansiyonlara son verildiği kaydedildi. "Buna karşın özelleştirilen dağıtım şirketlerine yeni kaynaklar yaratılırken, henüz devredilmemiş dağıtım kuruluşlarının ihalesine girip ihale bedelini ödemekte zorlanan şirketlere vatandaşlardan tahsil edilecek tarife garantisiyle kredi bulma olanağı sağlanmaya çalışılıyor" denildi.
Elektrik tarifesinde kamu yarına uygulanan sübvansiyonlara son: Vatandaşa Değil Dağıtım Şirketlerine Aktarım
Dağıtım şirketlerinin teklifi üzerine, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) onayı ile 1 Ekim 2011 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren yeni elektrik tarifesiyle kamu yararına uygulanan tüm sübvansiyonlara son verildi.
Hastanelere, Okullara, Kırsala Katmerli Zam!
Kamu Yarına Uygulanan Sübvansiyonlara Son!
Elektrik Mühendisleri Odasının açıklanan tarife üzerinden yaptığı inceleme sonucunda;
· Elektrik tarifesinde Diğer 1 grubunda yer alan Resmi okullar, resmi yurtlar, resmi kurslar, resmi üniversite, resmi yüksekokul, resmi sağlık kuruluşları, spor tesisleri, müzeler, vakıflar, dernekler, hayır kurumları, kültür balıkçılığı ve kümes hayvanları çiftlikleri için uygulanan tarifeye yüzde 18.92 oranındaki zam ile
· Kalkınmada öncelikli illerde meskenler için uygulanan tarifeye yüzde 18.21 zam ile
· Diğer 2 grubunda yer alan İçme ve kullanma suyu ile tarımsal amaçlı soğuk hava depoları tarifeye yapılan yüzde 18.71 zam ile kamu yararına sübvansiyonlar tümden ortadan kaldırılarak konutlara yapılan yüzde 9.58‘lik zammın neredeyse 2 katı zam yapıldı.
Bu durum özellikle içme ve kullanma suyu için belediyelerin elektrik faturasının yükselmesine ve vatandaşın ödediği su bedelinin de doğrudan zamlanmasına yol açacak. Ayrıca Çiftçilerin yaz ayları boyunca küçük yerel gazetelere yansıyabilen elektrik faturası ödeme güçlükleri ise yeni tarife ile daha da katmerlenecek.
Yeni tarifenin diğer görünmeyen yüzünü ise sokak aydınlatmasına yapılan zamlar oluşturuyor. Vatandaşa Değil Dağıtım Şirketlerine Aktarım
Vatandaşların, elektrik faturası aracılığıyla ödediği yüzde 5‘lik Belediye Tüketim Vergisi‘ne rağmen, dağıtım özelleştirmeleri için aydınlatma bedelinin yükü Hazine‘ye yıkılmıştı. Hazine‘nin aydınlatma bedellerini üstlenmesiyle birlikte Hazine‘den şirketlere yapılan aktarımlar da giderek arttı. Bu artışın da yeterli görülmediği son tarifeye yapılan zamdan anlaşılıyor. AKP Hükümetleri döneminde elektriğe yapılan zamlar incelendiğinde meskenlerle ya eşit ya da meskenlerin altında tutulmuş olan aydınlatma zam oranları oldukça yüksek tutuldu. Konutlara yüzde 9.58 zam yapılırken, aydınlatma yüzde 13.84 zam gördü.
Türkiye ürettiği elektriğin %55`ini dışa bağımlı enerji kaynaklarından üretiyor.
Dışa Bağımlı Enerji Politikalarının Bedelini Halk Ödüyor.
Elektrik Mühendisleri Odası, elektrik alanında yapılacak özelleştirmelerin "kaliteli, ucuz ve güvenli elektrik sağlayacağı" iddialarının "ideolojik" olduğunu ve kamu yararı gereği temel bir hizmet olan elektrik üretim, iletim ve dağıtımının kamu eliyle sunulması gerektiğini bugüne kadar defalarca dile getirmiş ve uyarılarda bulunmuştur. Ne yazık ki özelleştirme ihalelerinde "paralar geliyor" diye kimilerinin yüzlerini güldüren rakamlar, bugün elektrik tarifelerine acı bir şekilde yansımaktadır. Üstelik bu zamlarda kamu santrallarının payı da bulunmamaktadır.
Türkiye`nin enerji üretiminde dışa bağımlı enerji kaynakları olan doğalgazın payı %45, ithal kömürün %5, ithal fuel-oil payı %5`tir. Buna karşılık kendi öz kaynağı olan akarsularımızdan enerji üretimi %25, yerli linyit kömüründen ise %20`dir.
Nitekim Elektrik Üretim A.Ş zam yapmadığını açıklamıştır. Tüketimin yarısını karşılayan TETAŞ fiyatlarına ise Ekim 2011‘den itibaren yüzde 19.40 zam yapılmıştır. Bu zamma da doğalgaz fiyat artışlarının neden olduğu iddia edilmektedir. Zammın tamamı doğalgaz fiyat artışlarından kaynaklanıyorsa bu durumda kamunun santralları üzerinden zammın düşük tutulduğu ortaya çıkmaktadır. Elektrikte üretim özelleştirilmelerinin de yapılmaya çalışıldığı düşünüldüğünde, kamunun elindeki santrallar da devredildiğinde zamları bir nebze olsun kontrol altında tutacak bir aracın da kalmayacağı anlaşılmaktadır.
Hükümet elektrik alanındaki piyasalaştırmanın yarattığı yatırım açmazı ve arz sıkıntısı nedeniyle sıkışmış durumda olup, Yurttaşlar için gereksiz görülen destek ve sübvansiyonlar, sermaye söz konusu olduğunda "Enerjiye ihtiyaç var, ancak bu yatırım için kamunun parası yok" söylemiyle, son kertede ise kamunun parası kullanılarak devreye alınmaktadır. Yıllardır özel sektörün yatırım yapmaktan kaçındığı bilinirken, kamunun payanda yapılacağı kamu-özel ortaklığı gibi sözde yöntemlerle sorunların çözülemeyeceği, kamu zararının daha da artacağı konusunda uyarıda bulunmayı EMO olarak görev sayıyoruz. Elektrik alanında krizlerle karşılaşmamak için kamunun acilen inisiyatifi yeniden ele alması gerekmektedir. Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
Samsun Şubesi