Tüm Haberlere Dön
26 NİSAN ÇERNOBİL FACİASI YILDÖNÜMÜ KONULU BASIN AÇIKLAMASI.
Haberler Denizli

26 NİSAN ÇERNOBİL FACİASI YILDÖNÜMÜ KONULU BASIN AÇIKLAMASI.

Şubemizde 26 Nisan Çernobil faciasının yıldönümünü konulu basın toplantısı düzenlendi. Metnin tamamı yazımızın devamındadır.

BASIN AÇIKLAMASI

ÖLÜMÜN ADI ÇERNOBİL

Değerli Basın Mensupları,

Bundan 25 yıl önce 25 Nisan 1986 günü gece 1:23 de Dünya büyük bir nükleer felaketle karşılaştı. Eski Sovyetler Birliğinde yer alan Kiev‘e 140 km mesafede bulunan Çernobil Nükleer Santralinde büyük bir kaza meydana geldi.

Her biri 1.000 MW gücünde olan dört reaktörün hatalı tasarımının yanı sıra, reaktörlerden birinde deney yapmak için güvenlik sisteminin devre dışı bırakılması sonucu oluşan peşpeşe hataların etkisi ile üç saniye içinde reaktörün gücü %7‘den %50‘ye fırladı. Yakıt parçacıklarının soğutma suyuyla karşılaşması, suyun bir anda buhara dönüşmesine yol açtı. Oluşan aşırı buhar basıncı sonucu reaktörün ve santral binasının damı gökyüzüne fırladı ve ardından tüm gücüyle santralin üstüne düştü.

Bu patlamanın ardından felaketler zinciri başladı ve Dünya korkunç bir facia ile karşı karşıya kaldı.

İlk patlama sırasında 31 kişi hayatını kaybetti ve radyoaktif bulut bölgenin üzerine yayıldı. Açığa çıkan radyasyon Dünya Sağlık Örgütü‘nün açıklamalarına göre Hiroşima ve Nagazaki‘ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat fazlaydı.

Kazadan 36 saat sonra, insanlar Çernobil‘den uzaklaştırılmaya başlandı. Bir ay içinde 30 km‘lik çember içinde yaşayan 116.000 kişi boşaltıldı. Ancak, birçoğu radyasyona maruz kaldı ve çoğu gönüllü 600.000 işçi büyük acılar çekerek öldü. Patlamanın ilk saatlerinde göreve çağırılan itfaiye erlerinin vücutlarında radyasyon yanıkları baş gösterdi. Ağızlarında, dillerinde küçük yaralar açıldı ve yaralar tüm vücutlarına yayıldı. Birçoğu iki hafta içinde öldü, çinko kaplı tabutların içine konarak kalın beton mezarlara gömüldüler.

Uzmanlar, 5 milyonu aşkın insanın yüksek düzeyde radyasyona maruz kaldığını söylüyorlar. Radyasyonun %40‘lık bölümü Ukrayna, Sovyetler Birliği ülkeleri ve Batı Avrupa‘yı etkisi altına aldı. Beyaz Rusya‘da ülkenin dörtte birlik bölümünde tarım yapılamaz durumda, 485 köy ise tamamen boşaltıldı.

Ukrayna Sağlık Bakanlığı, üçte birini çocukların oluşturduğu 3,5 milyon kişinin ciddi rahatsızlıklarla pençeleştiğini açıkladı. Çernobil‘in çevre yerleşimlerindeki kanser hastalarının oranı, ulusal ortalamanın on kat üzerinde. Dünya Sağlık Örgütü bilim adamları, Beyaz Rusya‘da, kaza günü dört yaşın altında olan çocukların %36,4‘ünün tiroit kanserine yakalandığını açıkladılar. Beyaz Rusya‘da yaşayan kadınların yaşam süreleri 74 yıldan 58‘e inmiş durumda. Sakat doğan çocuk sayısı %20‘lere ulaştı. Beyaz Rusya Sağlık Bakanlığı‘nın verdiği bilgilere göre, ülkedeki çocukların %29‘u kronik hasta.

Çernobil kazasının Avrupa üzerindeki etkilerini gösteren harita ve çizelgeler, radyoaktif serpintinin çok geniş bir alanda yayıldığı ve Avrupa‘daki pek çok ülkeyi doğrudan etkilediğini göstermektedir. Ülkemizde radyasyon seviyesini gösteren sayısal değerlerin açıklanmamış olması, Türkiye üzerindeki etkilerle ilgili yeterli veriye ulaşılmasını imkansızlaştırmıştır.

Türk Tabipler Birliği‘nin "Çernobil Nükleer Kazası Sonrası Türkiye‘de Kanser" başlıklı raporunda, Çernobil kazası ile Karadeniz bölgesindeki Kanser vakaları arasındaki ilişki kamuoyuna sunulmuştur. Raporda Çernobil‘deki patlama sonrasında oluşan radyoaktif bulutların 3 Mayıs 1986 günü Marmara‘ya, 4-5 Mayıs günleri Batı Karadeniz‘e, 6 Mayıs günü Çankırı üzerinden Sivas‘a, 7-9 Mayıs tarihlerinde Trabzon-Hopa‘ya ulaştığı, 10 gün sonra da tüm Türkiye‘ye radyoaktif parçacıkların yayıldığı belirtilmektedir.

Değerli Basın Mensupları, Çernobil‘den sonra ülkemizde yetkililerin neler yaptıklarını hatırlayalım;

Dönemin cumhurbaşkanı "Biraz radyasyon kemiklere yaralıdır" dedi. Dönemin Başbakanı Özal "Radyasyonlu çay daha lezzetlidir" diyerek basına poz verdi. Dönemin bakanı televizyonlarda çay içti, Fiskobirlik elinde kalan fındıkları ilkokullarda bedava dağıttı ve ülkemizde nasıl 2 kilo fındığın 5 kilo çayın binlerce insan hayatından daha değersiz olduğunu gösterdi. Dönemin Ticaret ve Sanayi Bakanı Cahit ARAL "Dininize, imanınıza inandığınız gibi inanınki Türkiye de böyle bir tehlike yoktur" dedi. Ancak yıllar sonra kanserden ölmeden önce bir röportajda Çernobil in etkileri konusundaki gerçekleri sakladıklarını itiraf etti.

Bildiğiniz gibi Mart ayında bir nükleer felakette Japonya‘da gerçekleşti. Fukuşima da 6 haftadır kuzey yarım küreye yayılan radyasyonun 120bin kanser vakasını tetikleyebileceği düşünülüyor.

Bir de Fukuşima‘dan sonra ülkemizdeki yetkililerin neler dediklerini hatırlayalım?

Enerji Bakanı "Bekarlık nükleerden daha risklidir" diyerek bekarlarda ölüm oranının daha fazla olduğunu belirterek istatistiklere ne kadar hakim olduğunu gösterdi. Başbakan ise "Şimdi riski var patlayabilir diye biz tüpgaz kullanmayacak mıyız" diyerek konunun ne denli uzmanı olduğunu ispatladı.

Değerli Basın Mensupları,

Elektrik Mühendisleri Odası olarak bu tür bilimden ve akıldan uzak düşüncelere katılmamız mümkün değildir. Ne yazık ki ülkemizde nükleer santral yapma konusunda tam bir inatlaşma ve ısrar mantığı vardır. Çözümün su, rüzgar, güneş, jeotermal gibi kaynaklar olduğunu ısrarla savunuyor ve bu düşüncemize katılan herkesle gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için ortak mücadele yürütüyoruz. Yaşanan tüm nükleer felaketlerin etkileri böylesine açıkken buradan bir kez daha yetkilileri nükleer macerasından vazgeçmeye çağırıyoruz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

DENİZLİ ŞUBESİ

26.04.2011