Tüm Haberlere Dön
NÜKLEER SANTRALLARIN TEHLİKELERİNİ HALKIMIZDAN SAKLAMAYIN
Haberler İstanbul

NÜKLEER SANTRALLARIN TEHLİKELERİNİ HALKIMIZDAN SAKLAMAYIN

Japon halkı yaşanan felaketten kaynaklanan yaralarını sarmakla meşgulken, bir de nükleer santralların yarattığı tehlikelerle de başetmek zorunda. Nükleer tehdit ve tehlike, uluslararası sınırları aşan bir felaketi de tetiklemektedir. Nükleer santralların tehlikelerini halkımızdan saklamaktadır. Bu gerçekleri kamuoyuna duyurmak amacıyla İstanbul NKP (Nükleer Karşıtı Platform) 13 Mart 2011 Pazar günü basın açıklaması düzenledi. Açıklama öncesinde Japonya`da felakette hayatını kaybedenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Taksim Tramvay durağında yaklaşık 100 kişinin katılımıyla yapılan basın açıklamasını Şubemiz Y.K. Başkanı Erhan Karaçay okudu. Basın açıklaması metnini haberimizin devamında okuyabilirsiniz.

BASIN AÇIKLAMASI

Öncelikle Türkiye`de nükleer santral kurulmasını engellemek için yüzden fazla kurum/kuruluş ve organizasyonun dahil olduğu Nükleer Karşıtı Platform (NKP) olarak Japonya`daki deprem ve tsunami felaketlerinde yakınlarını kaybedenlere başsağlığı dileyor, nükleer tehditle karşı karşıya kalan Japon halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz.

11 Mart tarihinde saat 14.45`te Japonya`da meydana gelen 8.9 büyüklüğündeki deprem ve tsunami sonrasında Japonya`da büyük bir felaket yaşandı. Deprem ve tsunaminin etkileriyle boğuşan Japon halkı tüm bunların yanısıra nükleer tehlikeyle de yüzyüze kaldı. Fukuşima, Tokai ve Onagawa nükleer santrallarınde faaliyet gösteren yedi reaktör anında kapatıldı. Tsunami, Fukuşima reaktörleri soğutma sistemlerinin durmasına sebep oldu ve 1. reaktörde patlama gerçekleşti. Nükleer santral için en yıkıcı felaket olarak kabul edilen çekirdek erime tehlikesi oluştu. Diğer reaktörlerde soğutma çalışmalarında sıkıntı devam ediyor. Var olan radyasyon sızıntısı ve bu sızıntının daha geniş bölgelere yayılmasından endişe edilerek bölgedeki tahliye çapı 20 km`ye çıkarıldı.

Bu felaket üzerine Sinop`a nükleer santral yaptırmak için Japonya ile görüşmeler yapan Enerji Bakanı Sayın Taner Yıldız "...biz depremin ve nükleer santrallardaki durumun artı ve eksi yönlerini, sıcağı sıcağına ve bire bir takip ediyoruz. Bunun bizim yapacağımız nükleer güç santrallarıyla alakalı ilişkilerini tek tek gözlemliyoruz. Bizim açımızdan tabii ki önemli. Ama böyle bir sınamadan geçmiş, bu kadar yüksek bir deprem şiddetinden geçmiş olmasını Japonya adına talihsizlik, ama buradan çıkarılacak sonuçların olduğunu vurgulamak isterim. Soğutma probleminin özellikle bugün önemli ölçüde giderilmiş olması demek, ciddi bir sıkıntının ortadan kalkması demektir" diyerek talihsiz bir açıklamada bulunmuştur. Japon halkının duygularını rencide eden bu 11 Mart tarihli bu açıklama 12 Mart günü meydana gelen patlama ve sızıntıyla acı bir şekilde tekzip edilmiştir.

Japonya`da yaşanan trajik felaket ve nükleer enerjinin içerdiği riskler göz önüne alındığında, Türkiye`de yapılması planlanan nükleer santralların nasıl bir tehlike taşıdığı yeniden gözler önüne seriliyor. Nükleer santrallardan yıllardır enerji elde eden Japonya`da bile doğal felaket durumunda nükleer güvenliğin ne kadar kırılgan olduğu görülmüşken, Akkuyu gibi özellikle fay hattı yakınında nükleer santral kurulması ısrarını anlamak mümkün değildir.

Santralin yapılmasının öngörüldüğü Akkuyu`ya yer lisansı 1976 yılında deprem riski içermediği sebebiyle verilmişti. Akkuyu`nun çok yakınlarından geçen Ecemiş Fay Hattı ise 1990`ların sonunda keşfediliyor. Bu durumda lisansın iptal edilmesi gerekirken, TAEK bu veriyi görmezden gelerek ilk nükleer santral yapılacak bölgeyi yine Akkuyu olarak belirliyor. Bu  sorumsuz kararla nükleer tehlikenin yolaçacağı gerçekler görmezden geliniyor. Nukleer lobinin çıkarları uğruna yaşamımız ve geleceğimiz tehlike altına atılıyor.

Nükleer santrallar konusunda yaşanan en büyük felaket, gerçeklerin halktan gizlenmesidir. Çernobil faciası göstermiştir ki nükleer kazalar hiçbir kılıfa sığmaz. Bundan dolayı, öncelikle nükleer santral kullanan ya da kurmak hevesinde olan tüm hükümetlerden şeffaflık ve dürüstlük bekliyoruz. Japonya`da yaşanan bu kazanın seyrinin ve bilançosunun Çernobil`de gizlendiği gibi yine tüm dünya vatandaşlarından gizlenmesini istemiyoruz.

Bugün, dünyanın nefesini tutarak izlediği Japonya`daki nükleer kazadan ders alarak yapılması gereken en akılcı yaklaşım, nükleer dosyasını geç olmadan kapatmaktır.  Akkuyu`da, Türkiye`de ve bütün dünyada nükleer santral macerasına son verilmelidir.
13 Mart 2011

NÜKLEER  KARŞITI  PLATFORM  İSTANBUL  BİLEŞENLERİ