78 gün süren Ankara direnişi sonrası sendikalarının kendileri "sattığını", açlığa, işsizliğe mahkum ettiğini anlatan direnişteki işçiler, şimdi de kendi paralarıyla oluşmuş sendika binalarına, yöneticilerinin engellemeleri nedeniyle giremediklerini söylüyorlardı. Polis tarafından "korunan" sendika binasının karşısında çadırlarda kalan işçiler; öncelikle sendikadan polis çıkıncaya ve kendileri de sendika binasına, engellenmeden rahatlıkla girmeleri sağlanana kadar, yaz-kış demeden direnişi sürdüreceklerini belirttiler.
Şubemiz yöneticilerinin destek ve başarı dileklerini ilettiği ziyaret, destek ve dayanışmanın sürdürülmesi kararlılığının vurgulanması ile tamamlandı.Tekel İşçileri direnişe başlama nedenlerini aşağıdaki bildiride şu şekilde açıklıyorlar:
"Neden Tek Gıda İş Sendikamızın Önünde Çadır Kurduk?
Sendika yöneticilerimiz, mücadelemizde, hükümetle anlaşarak bizi yarı yolda bıraktı. Sendikamızın mücadeleden havlu atmış olmasına öfkeliyiz. Bizi yarı yolda bırakmasına kızgınız. (...)
Yıllarca aidatlarımızı ödediğimiz sendikamıza görüşmek için geldik. Sendika yönetimi bizi, panzerlerle ve polis barikatıyla karşıladı. Holdingi andıran sendika binasında, bizim aidatlarımızla yaşayan sendikacılar, sıcak odalarında yaşarken; bize, sendikanın kaldırımında, yağmurun altında, soğukta çadırlarda yaşamak düştü.
İşçiler sendikalarına giremiyor. Sendika binası çevik kuvvet otobüsleri, zırhlı araçlar, tazyikli su panzerleriyle korunuyor. Kimden korunuyor? Bizden, işçilerden. Ankarada, polis yine karşımızdaydı; ama sendika yanımızdaydı. Şimdi sendika da karşımıza geçti. Bu işte bir terslik yok mu?
4-C ye karşı yürüttüğümüz 78 günlük Ankara Direnişimiz, işçi iradesi yok sayılarak 2 Martta sona erdirilmişti. Sendika yönetimi, eylem takvimi açıklamıştı ama hiçbir sözünü tutmayarak, bizi açlığın ve işsizliğin kucağına itti.
TEKEL İşçisi Ne İstiyor?
İş ve İş güvencesi istiyoruz. İnsanca yaşayacak ücret istiyoruz.
2 Mart ın üzerinden 6 aydan fazla zaman geçti. Hükümet 4-C dayatmasından vazgeçmedi. Hala işimiz yok. Sağlık ve sigorta haklarımızdan yararlanamıyoruz. Sosyal güvencemiz yok.
4-C; iş garantisi olmayan, 650 TLlik maaş aldığınız, çalışma mesaisinin belli olmadığı kıdem ve ihbar tazminatının olmadığı bir düzendir. Yani tam bir kölelik düzenidir. Bu statüyü getiren 4-Cnin iptal edilmesini ve özlük haklarımızla çalışmak istiyoruz.
İşte bunun için; başka şehirlerden, kimimiz eşini, kimimiz çocuklarını bırakarak geldik. Gece gündüz, yağmura,soğuğa rağmen kurduğumuz çadırlarda kalarak kadın erkek hakkımızı arıyoruz.
Çok şey mi istiyoruz? Bizim yerimizde olsaydınız siz ne yapardınız?
(...)
TEKEL İŞÇİLERİ"