"İletişim Özgürlüğü" başlıklı sempozyumun açılış konuşmasını yapan Gürsel Tekin, AKP iktidarıyla birlikte sade yurttaşın dahi jammer (dinleme önleyici cihaz) kullanmaya başladığını belirterek, kendisinin de bu cihazlardan taşıdığını söyleyerek cihazı izleyicilere gösterdi. Tekin, telefonunun dinlenmesine karşı önlem almak için kullandığı aparatı panel dinleyicilerine gösterdi.
Sempozyumun ilk konuşmacısı Ankara Milletvekili - Bilim ve Kültür Platformu Başkanı Nesrin Baytok ise AKP iktidarının tüm Türkiyeyi kaygı ve kuşkuya yönelttiğini söyledi. Türkiyede iletişim özgürlüğü olmadığını ifade eden Baytok, "Özgürlüklerimiz giderek kısıtlanıyor. Türkiyede neredeyse herkesin dinleniyorum paranoyasına kapıldığını belirten Baytok, "İktidar korku cumhuriyeti yaratmaya çalışıyor" ifadesini kullandı.
Baytokun ardından konuşan Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Telekominikasyon İletişim Başkanlığının sistemi nedeniyle şu an Türkiyede dinlenemeyecek hiçbir telefonun olmadığını belirtti. Aynı zamanda Bilişim Uzmanı da olan Tacidar Seyhan, konuşmasını yanında getirdiği cihazları göstererek sürdürdü.
Avukat Vedat Gürer ise bilişim suçlarının delillerinin tespit etmenin çok zor olduğunu ifade etti. İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın da Türkiyede iletişim özgürlüğü alanında yaşananlara dikkat çekti.
Şubemiz Yönetim Kurulu üyesi Özkan Karataş ise sunumunda; "Telefon ve ortam dinlemenin teknik, hukuki, sosyal ve ekonomik olmak üzere birkaç boyutu bulunmaktadır. Teknolojinin gelişimiyle birlikte iletişim ve bilgiye erişim hızlanıp kolaylaşırken maliyetleri de azalmaktadır. Bu gelişmeler, toplumun her kesimi için eşit bir şekilde iletişim ve bilgiye erişim olanağı sağlamadığı gibi birli kirliliğinden iletişim özgürlüğünün yok edilişine uzanan bir yığın tartışma içerisinde yeni teknolojilerinin sorgulanmasını beraberinde getirmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının talebi üzerine Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Nisan 2007 tarih ve 2007/2084 karar sayısı ile Türkiyedeki tüm telefon, cep telefonu, internet vb. haberleşme araçlarının izlenmesi için yetki verdiğinin ortaya çıkması kamuoyunda büyük tepkiye neden olmuş ve "Toplumsal Paronoya"yı tetiklemiştir" dedi.