Süre uzatımıyla sürüncemede bırakılan nükleer santral ihalesi,
TMMOBnin açtığı dava üzerine dayanaklarını kaybetti...
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı tarafından yapılan açıklamada, TMMOBun siyasal iktidarı nükleer santral ihalesi konusunda defalarca uyardığı anımsatılarak, "Bu kez yargının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği karar ile nükleer santral ihalesi hukuken sona ermiştir" denildi.
Açıklamada, Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun Kapsamında Yapılacak Yarışma ve Sözleşmeye İlişkin Usul ve Esaslar ile Teşvikler Hakkında Yönetmelikin iptali istemiyle açılan davada Danıştay 13. Dairesinin 7. madde ile ilgili kısmi yürütmeyi durdurma kararı verdiği belirtildi. TMMOBnin itirazını Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kısmen kabul ederek, 5 ve 10. madde için de yürütmeyi durdurma kararı verdiğini kaydeden Soğancı, "Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararıyla birlikte yürütmesi durdurulan maddeler, nükleer santral ihalesini geçersiz konuma koymuştur. Yer tahsisi başlıklı maddenin ve teklifte sunulan birim satış fiyatına ilişkin esasları belirleyen maddenin yürütmesinin durdurulması ile ihalenin temeli ortadan kalkmıştır" dedi.
Yer tahsisi sözleşmeye bırakılamaz
Soğancı, açıklamasında karara ilişkin şu bilgileri verdi:
"Yargı, yönetmelik çerçevesinde TETAŞ ile sözleşme imzalayan şirkete yer tahsisi yapılması, santralin kurulacağı yerin bakanlık tarafından belirlenip, şartnamede belirtilmesi ve yer tahsis şartlarını kapsayan ayrı bir sözleşmenin ilgili kurum veya kuruluş ile şirket arasında yapılmasına ilişkin maddenin yürütmesinin durdurulmasının gerekçesini, 5710 sayılı Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanuna dayandırdı.
Anayasaya göre Belirli temel konuların ve bunun sınırlarının Yasada belirlenmesinden sonra bu alana ilişkin ayrıntılı düzenlemenin ilgili bakanlık tarafından hazırlanıp, Bakanlar Kurulu onayı ile yürürlüğe girecek yönetmeliğe bırakılmasını yetki devri olarak nitelendirmeyen İdari Dava Daireleri Kurulu, şu saptamayı yapmıştır:
Ancak, bu amaçla çıkartılacak yönetmelikte, 5710 sayılı Kanunun 3. maddesinin 3. fıkrasında sayılan konularda, ayrıntılı düzenlemelere yer verileceği de tartışmasızdır.
Böylece yer tahsis şartlarının kurumla şirket arasında yapılacak sözleşme ile belirlenmesine itiraz eden Kurul, yönetmelikte gerekli düzenlemelerin yapılmadığına hükmederek ilgili maddenin yürütmesini durdururken, gerekçesini de şöyle ortaya koymuştur:
....anılan maddenin 3. fıkrasında, yer tahsis şartlarını kapsayan ayrı bir sözleşmenin ilgili kurum veya kuruluş ile şirket arasında yapılacağı öngörülmek suretiyle, yer tahsisine ilişkin koşulların yönetmelikle belirlenmek yerine ilgili kurum veya kuruluş ile şirket arasında yapılacak sözleşmeye bırakıldığı, diğer bir anlatımla bakanlık tarafından belirlenen santralın kurulacağı yerin şirkete hangi koşullarda tahsis edileceğine ilişkin kurallara yönetmelikte yer verilmediği anlaşıldığından, anılan yönetmelik hükmünde ve bu madde yönünden Dairece verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Siyasal iktidarın fiyat oyunu belgelendi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, ihalede katılımcıların sunacağı tekliflerin usul ve esaslarını belirleyen, yönetmeliğin 10. maddesinin yürütmesinin durdurulmasını da, birim satış fiyatlarına Ulusal Radyoaktif Atık Hesabı (URAH) ve İşletmeden çıkarma Hesapları (İÇH) katkı paylarının da dahil edilmesinin 5710 sayılı nükleer santral kurulumuna ilişkin yasaya aykırı olduğuna dayandırmıştır.
Kurul, bu maddenin iptal gerekçesini de şöyle ortaya koymuştur:
...Yasanın 5. maddesinin 4. fıkrası uyarınca URAH ve İÇH için ödenecek 0.15 sent/kilovat saat katkı payının şirketin yükümlülüğünde olduğu da tartışmasızdır. Oysa Yönetmeliğin 10. maddesinde, bu yasal düzenlemeye aykırı olarak, URAH ve İÇH katkı paylarının da, yatırım bedeli, sabit işletme bedeli, değişken işletme bedeli ve yakıt bedeli ile birlikte birim satış fiyatı içerisine dahil edildiği, böylece şirkete ait olan bu yükümlülüğün, elektrik enerjisini satın alacak kuruluşa (TETAŞ) yüklendiği anlaşıldığından, Yönetmeliğin 10. maddesinde 5710 sayılı Kanuna uyarlık görülmemiştir.
Kurul, 5710 sayılı Yasadaki Ayrıca santralın faaliyeti süresince oluşacak atıkların taşınması, depolanması ve/veya bertaraf edilmesi ile ilgili her türlü finansal maliyetlerin ve santralın işletme süresinin sonunda işletmeden çıkarma masraflarının karşılanması için oluşturulacak hesapların her birine 0.15 cent/kWh (ABD Doları cinsinden) katkı payı ödemekle yükümlüdür düzenlemesine de atıfta bulmuştur.
Kurul, AKP Hükümetinin yönetmelik aracılığıyla dolaylı yoldan kamuya yük bindiren düzenlemesini iptal etmiştir.
Kurul, Danıştay 13. Dairesinin yönetmeliğin yarışmaya katılacaklarda aranacak şartlar başlıklı 7. maddesindeki yarışmaya teklif verenlerin nükleer santral işletmeciliği deneyimi olan şirketlerle anlaşma yapılacağına dair niyet mektuplarının bulunması, süpervizörlük anlaşması yapılmasına yönelik olarak da veya anlaşma yapılacağına dair niyet mektuplarının bulunması yönündeki ibarelerin yürütmesini durdurmasını da yerinde bulmuştur."
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, açıklamasını şu saptama ve uyarıyla sona erdirdi:
"Tek katılımcı olmasına rağmen devam ettirilen, teklif fiyatı yüksek olmasına rağmen aynı şirketten hukuken geçersiz tekliflerle sonuçlandırılmaya çalışılan, yaratılan hukuki karmaşa içerisinde süre uzatımına gidilen nükleer santral ihalesi, yargının verdiği yönetmeliğe ilişkin yürütmeyi durdurma kararıyla hukuken sona ermiştir.
Siyasal iktidarı uyardık, bir kez daha uyarıyoruz:
Ülkemizin nükleer santrallerden elektrik üretme macerasına atılmasına gerek yoktur."