Balıkçı davasının bugün Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde duruşması yapıldı. Yine sanıkların tam olarak mahkeme huzuruna çıkarılmaması nedeniyle dava, 28 Kasım 2008 tarihine ertelendi. Öğle saatlerinde başlayan davada, olayda silah temin ettiği gerekçesiyle tutuklu bulunan sanık Halim Şimşekin mahkemede hazır bulundurulmasına yönelik olarak Malatya Cezaevine talimat gönderilmiş olduğu dava dosyasında görünmesine rağmen sanığın gelmediği ve yanıt da verilmediği görüldü. Cinayetin azmettiricisi olarak zanlı bulunan Zeki Akkoyun, tetikçi olarak zanlı bulunan Yılmaz Çakmak, aracı kullanan olarak tutuklu bulunan zanlı Şeyhmus Taşanın katılımıyla duruşma açıldı. Mahkeme hakimi, duruşmada bir kişinin Malatya Cezaevinden niye getirilemediği konusunda bilgi aldı. Görevli, Malatya Cezaevi ile yaptığı görüşmeyi aktarırken, Malatya Cezaevinde tutuklu olan zanlı Halim Şimşekin mahkemeye getirilmesiyle ilgili hiçbir talimatın bulunmadığının kendisine ifade edildiğini açıkladı. Bunun ardından mahkeme başkanı sanıklara söz verdi. Tetikçi olarak zanlı bulunan Yılmaz Çakmak, yazılı olarak sözlerini ifade edeceğini belirterek, 3 sayfalık metni mahkemeye sundu. Çakmak, eski iddiaalrını yeniledi. Aracı kullanan ve cinayete yardım etmek suçundan tutuklu bulunan sanık Şeyhmus Taşan ise tetikçi zanlısının bu iddialarının yalan olduğunu ifade ederek, 6 sene önce cinayetle ilgili olarak yaşananları anlattı. Sanık Zeki Akkoyun ise kendisinin söyleyeceklerini daha önce söylediğini ifade etti.
Balıkçı ailesinin Avukatı Mustafa Cinkılıç ise, davanın çok uzadığını, yarın itibarıyla Balıkçının katledilmesinin 6. yılını doldurduğuna dikkat çekerek, bu davada beklentilerinin giderek kaybolmaya başladığını söyledi. Cinkılıç, hukukun, insanların adalet beklentilerini karşılama konusunda yaşanan sıkıntıları aşması gerektiğini ifade etti. Avukat Cinkılıç, zaten bu davanın bittiğini, kararın Yargıtaya gönderilmesi sırasında bir sayfaya atılması gereken imzanın sehven unutulmasıyla şeklen bozulduğunu, imzanın tamamlanması sonrasında eksikliğin giderildiğini, ama Ceza Muhakemesi Yasası gereği bu işlemden sonra sanıkların yüzüne karşı kararın tekrar okunması gerektiğinden dolayı hüküm verilemediğini anımsattı. Avukat Mustafa Cinkılıç, dava dosyasında Malatya Cezaevine sanığın mahkemeye getirilmesi için yazı gönderilmiş olduğuna ilişkin bilgi olmasına rağmen, Malatya Cezaevinin sanığı göndermemesi hakkında mahkemece suç duyurusu kararının alınmasını talep etti.
Duruşmada savcının mütalaasını gelecek duruşmada vereceğini söylemesi üzerine, Avukat Cinkılıç, bu duruşmada savcının mütalaasını vermesi halinde sürecin biraz daha kısalabileceğini, gelecek duruşmaya mütalaanın bırakılması halinde, bu kez sanık avukatlarının savcının mütalaası üzerine hazırlık talepleriyle duruşmanın uzayabileceğini ifade etti. Avukat Cinkılıçın bunun yerine savcı bu duruşmada mütalaasını verebilirse, en azından bir duruşma zaman kazanılabileceğini söylemesi üzerine; Savcı eski mütalaaya aynen katıldığını söyleyerek mütalaasını vermiş oldu. Buna karşın yine de Zeki Akkoyunun Avukatı gelecek duruşmada mütalaa hakkında görüşlerini aktaracağını söyledi. Diğer sanık avukatları ise davanın aslında sübuta erdiğini, kendilerinin söyleyeceği her şeyi söylediğini, bu anlamda ilave söyleyeceklerinin olmadığını söylediler. Sanık Zeki Akkoyunun avukatının müvekkilinin tahliyesi talebi de yine reddedilirken, duruşmanın 28 Kasım 2008 Cuma gününe ertelenmesine karar verildi. Mahkemece, sanığın mahkeme huzuruna getirilmesi konusunda ilgililer hakkında işlem yapılmak üzere Savcılığa müzekkere yazılması kararlaştırıldı.