KARANLIKTAN (1TEMMUZ 2006) ZAMLARA (1 TEMMUZ 2008)
22 Temmuz Genel seçimleri öncesi, AB-D ile yaptığı gizli anlaşma gereği, zam yapmama propagandası yaparak topladığı oylarla iktidara gelen AKP hükümeti, Ocak 2008de elektriğe yaptığı %20lik zammın ardından, altı ay geçmeden, ikinci % 22lik zammı gündeme getirerek toplamda yaklaşık %42lik ZAMla %47lik oy potansiyelini nasıl kandırdığını göstermiştir. Hükümetin yanlış enerji politikalarının bedelini halktan ve sanayiciden çıkarmaya çalışmasını kabul etmek mümkün değildir.
Üzerinden altı ay geçmeden ikinci kez zammın yapılmasını gerektiren süreç nasıl işledi?
Odamızın defalarca üzerinde durduğu gibi ulusal enerji politikalarının ve iradesinin olmaması, güdümlü enerji politikaları enerji sorununun temel nedenidir.
2001 yılında çıkarılan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Yasasının devreye girmesi ile, kamunun enerji yatırımlarından çekilmesi ve de özel sektörün doymazlığı elektrik enerjisinde sıkıntı yaratmıştır.
Ardından 3 Kasım 2004 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği ile 8 Kasım 2004 tarihinden itibaren elektrik alanında "sanal piyasa" adı verilen bir uygulama başlatıldı.
Gereken yatırımların yapılmaması, üstü örtülü yürüyen elektrik enerjisi krizinin, Özel sektörün de özel gayretleri ile 1 Temmuz 2006 krizin açığa çıkmasının başlıca nedenidir.
Bu çöküntünün ardından bir dönem elektrik alanında çok eleştirilen sözleşmelerdeki fahiş fiyat ve alım garantilerini aratmayan bir piyasa sistemi açıldı. DUY olarak adlandırılan bu elektrik borsası, tam bir karaborsaya dönüştü. Karaborsanın yükünü kamu çekerken, DUYda yalnızca sisteme verilen elektrik için değil, verilmeyen elektrik için de ödeme yapılması sisteminin devreye sokulmasından 1.5 yıl sonra karaborsa fiyatları faturalarımıza yansıdı. Otomatik fiyatlandırmaya geçiş ile yansımaya da devam edecektir.
Bu zammın ve otomatik fiyatlandırmaya geçişin asıl nedeni kamunun bu yükü kaldıramaz hale gelmesi değil Dağıtım özelleştirmelerinin yapılacak olmasıdır. Dağıtım Şirketlerini alacak şirketlere sorunlu değil , kar garantili bir yapılanma teslim edilmek istenmektedir. Dağıtım şirketleri yalnızca 2007 yılında DUY sistemi nedeni ile 1 Milyar 924 milyon YTL borç ödemek zorunda kalmıştır.
Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezinin raporlarından bakıldığında 2007 yılında uzlaştırmaya esas olarak sisteme 169 milyar kilovatsaatlik elektrik satışı yapıldığı, bu satışın %9.62lik
bölümünü oluşturan 16 milyar 268 milyon kilowatsaatlik bölümünün 0 ve 1 kodlu talimatlarla yapılan yük almalar aracılığıyla karaborsada gerçekleştiği hesaplandı.
Geçen yıl alınan 16 milyar 268 milyon kilovatsaatlik elektrik için 3 milyar 111.5 milyon
YTL ödeme yapıldı. Yani 1 kilovatsaatlik elektrik için karaborsada oluşan fiyat 19.127 Ykrye kadar çıktı. DUY öncesindeki kamunun 7 Ykr olan birim maliyeti ya da 2007 yılı TETAŞın 8 Ykr olan satış fiyatlarıyla karşılaştırıldığında, DUY denilen karaborsadan toplam elektrik ihtiyacının yalnızca yüzde 9.6lık bir bölümü için fazladan yapılan ödeme 1.3 milyar YTLyi aşıyor.
Görüldüğü üzere bu tabloda 1 Ağustos 2006 yılında devreye giren DUY ile elektrik piyasasında karaborsa oluşturulmuş, TEDAŞ zarar ettirilmiş, TETAŞa bu zarar kamu borcu olarak gösterilip kamusal adalet çiğnenmiştir.
Şimdi hükümet, yapılacak elektrik zamları ile oluşan bu kamu borçlarını kapatmaya ve özel sektörün karaborsada serbest fiyat belirlemesine devam etmek istemesine çanak tutmaktadır. Üstelik de bunu otomatiğe bağlayarak sürdürecektir.
Yapılan bu zamlar, Ulusal Sanayimizin maliyet girdilerinin yükselmesine, dolayısıyla birçok üründe peşi sıra zam yapılmasına, rekabet gücünün azalmasına ve işsizliğe, bir süre sonra dayanacak gücü kalmayan Ulusal Sanayicimizin özveri ile gösterdiği direncin kırılmasına ve Ulusal Sanayimizin de KİTler gibi EMPERYALİST güçlerin eline geçmesine neden olacaktır.
Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak hükümetin ve Enerji Bakanının
1 Ağustos 2006 yılından bu yana TEDAŞın nasıl zarar ettiğini ve oluşan karaborsada fiyatların nasıl belirlendiğini açıklamalarını istiyoruz. Kamu zararlarını IMF programı ile zam diye yurttaşlara sunmanın neresinde adalet ve kalkınma olduğunu soruyoruz.
Son olarak; Halkımızı Yoksullaştıran zamların derhal geri alınmasını istiyor, Bizim Enerjimizin Bize Yeteceğini söylüyor, AB-D ve Yerli İşbirlikçilerin halkımızın geleceği Üzerindeki Kirli Ellerini Çekmelerini İstiyoruz.
30.06.2008
Saat:12.30
TMMOB
EMO Bursa Şubesi
11.Dönem Yönetim Kurulu