"TTB Başkanı Prof. Dr Gencay Gürsoyun gözaltına alınması meslek örgütümüze, toplumsal muhalefete ve demokrasiye yönelik bir saldırıdır!" başlığıyla yapılan basın açıklamasında:
"Ne TTB Başkanımız Prof. Dr. Gençay Gürsoyun gerçek dışı hukuki gerekçelerle gözaltına alınması, ne de tabip odası ve TTB seçimlerinde baskılar ve ortaya sürülen iktidar güdümlü gruplarla TTBnin bu onurlu mücadelesini durdurmak mümkün değildir.
"TTB Başkanımız Prof. Dr. Gençay Gürsoyun gözaltına alınmasına kadar varan, hiçbir demokratik ülkede karşılaşılmayacak türden demokrasi dışı baskılar bizleri yıldıramayacaktır."
Şubemiz YK Başkanı Erhan Karaçay ve üyelerimizin yer aldığı basın açıklaması
sonrasında İstanbul Valiliğinin önüne konmak istenen siyah çelek "güvenlik" gerekçesiyle engellendi.
Gençay Gürsoy neden gözaltına alınmıştı?
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy "Basın kanuna muhalefet ettiği" iddiası ile, 3 Mayıs sabahı saat 05:00te Ankara"da kaldığı otelde polisler tarafından gözaltına alındı.
Polis yetkilileri, Gürsoyun, İstanbul Tabip Odasının yayın organı olan Hekim Forumunda 2004te yayınlanan bir yazısı nedeniyle gözaltına alındığını söylediler.
Gençay Gürsoy, öğlen saatlerinde serbest bırakıldı. Gürsoy, Ankara Tabip Odası Genel Kurulunda konuşma yapmak üzere Ankaraya gitmişti.
TTB Başkanı Gençay Gürsoyun gözaltına alınmasının bilinçli bir AKP operasyonu olduğu düşüncesi ağırlık kazanıyor.
Gürsoyun gözaltına alınmasına neden olan "mahkeme kararı"nın, Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından çıkarıldığı bildirildi. TTB avukatlarının verdiği bilgiye göre, mahkemenin yakalama kararı 13 Mart 2008 tarihini taşıyordu. Kararın herhangi bir şekilde TTB veya İstanbul Tabip Odasına tebliğ edilmediği de alınan bilgiler arasında. İstanbulda verilmiş bir kararın İstanbul Emniyeti tarafından değil de, Ankaraya birkaç günlüğüne geldiği bir sırada Ankara Emniyeti tarafından yürürlüğe konmuş olması da ayrıca dikkat çekiyor.
Gözaltına tepkiler
Gürsoyun eski bir dava nedeni ile sabaha karşı polis tarafından gözaltına alınmasına demokratik kurumlardan tepkiler büyüyor. Çok sayıda kurum yazılı açıklama yaparak yaşanan olayı kınadı.
TTB konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaparak bu demokrasi utancını yaşatanlardan hesap soracaklarını dile getirdi.
KESK adına İ. Hakkı Tombul tarafından yapılan açıklamada olay AKPnin demokratik muhalefete bir gözdağı olarak nitelendi. Olayı 1 Mayısta meydana gelen anti demokratik uygulamaların bir devamı olarak gördüklerini ifade etti.
TMMOB yaptığı yazılı açıklamada Gençay Gürsoyun gözaltına alınış biçimini darbe günlerini hatırlatan bir uygulama olarak değerlendirdi. Olayın 1 Mayısın hemen sonrasında gelişmesine dikkat çekerek AKPnin emek ve meslek örgütlerine göz dağı niyeti taşıdığını ifade etti.
DİSK yaptığı yazılı açıklamada hukuksuzluk olarak nitelediği olayın 1 Mayısın akabinde gerçekleşmesine dikkat çekti. Gece yarısı operasyonlarının son zamanlarda yaygınlaştığı belirtilen açıklamada bu hukuksuzluğa dur denilmesi gerektiği ifade edildi.
Limter-İş ise yaptığı yazılı açıklamada bu durumu devletin faşistçe uygulamalarından biri olarak değerlendirdi ve baskıların ayak takımını yıldıramayacağını dile getirdi.
Halkevleri yaptığı yazılı açıklamada 1 Mayısta saldırgan yüzü ortaya çıkan AKP Hükümetinin muhalefete gözdağı verme niyetiyle hareket ettiğine işaret etti. AKPnin geri dönülmez biçimde meşruluğunu yitirdiğini belirtti.
ÖDP yaptığı yazılı açıklamada Gürsoyun gözaltına alınmasını emek ve demokrasi güçlerine gözdağı verme niyeti olarak niteledi.